• BIST 107.115
  • Altın 143,813
  • Dolar 3,5581
  • Euro 4,1457
  • Bolu 29 °C
  • İstanbul 32 °C
  • Ankara 27 °C

Bir karışık hava ki hayırlısı

Mustafa Namdar

Yeni yılda eskileri gibi klasik olarak takvim yapraklarını söküp almayacak gibi. Başlangıcı hareketli oldu, sonu hayırlı biter inşallah... Yılın ilk ayında Kurban Bayramı. Okullarda yarıyıl tatili. Yukarılarda esen sert rüzgarlardaki etkileşim sonucu yaşanan olumsuzluklar. İşte gene geldi bir kısım insanların özlemini çektiği Kurban Bayramı. Birilerine cüzdanlarını boşaltmak için yurt içi veya yurt dışında yapacakları tatil olanağı sağlayacak. Birileri Allah adına kestikleri kurbanlarıyla huzuru bulacaklar. Birileri de komşularından gelecek paylarla tencerelerinde kaynattıkları dert yerine iki parça et ile yeniden tanışacaklar. Çoluk çocuk damak tadıyla mutlu olacaklar, karınları doyacak hiç acıkmayacaklarmış gibi. Aslında iyi mi yapıyoruz kötü mü bilemiyorum? Sanki tadını lezzetini unuttukları nesneyi bayramın dört günlük sürecinde hatırlayıp daha sonra yeniden unutacaklarına göre hiç hatırlamasalardı daha mı iyi olurdu ne? Keşke yalnız bayramlarda hatırlanan konumdan çıkarabilsek evlerimize giremeyen eti. Keşke insanların işi olsa da etli aşlarını kaynatabilseler tencerelerinde... İşte okullarımızda başlayacak yarıyıl tatili. Bayram coşkusunun karıştığı dinlenme tatili. Eylül 15’den sonra Ekim, Kasım, Aralık ve Ocak ortası. Yorulmuş olmalılar yumurcaklar. Haftanın beş günü yumruk gibi boyunu sıkan kravat. Gömlekler pantolon dışına çıkmış olsa da, önü hiç iliklenmeyen ceketin cığırlığı altında ezildi çocuklar. Hem tatil hakları olmalı yumurcakların. Formalı elbiseler altında dumanı saklamak pek de kolay olmuyordu. Onlar çoktan haketmiş olmalılar özgürce davranışlarıyla dinlenmeyi(!) Başarı durumu nedir diye sormayın. Çalışanın, çalışmayanın birbirinden ayrılmadığı bir sistemde başarıdan bahsetmenin anlamı var mı? Nasıl olsa çıkar bir af eşitlenir çalışanla çalışmayan... İşte gene başlıyor dedimk i dediydiler, alıp vermeler. Kime yararı olur bu tür fısıltılarla kafaları bulandırmanın. Deniz ortasında dalgalarla boğuşan bir gemi düşünün. Kopan fırtınada kabaran dev dalgalar kimsenin umurunda değil. Tüm zorluklara karşın insanların bu korkunç hava koşullarında gemisini limana hasarsız bir biçimde sağ salim getiren kaptanın ustalığındadır. Her ne hikmetse eski alışkanlıklarımızdan bir türlü kurtulamıyoruz. Ne kaptanın deneyimli oluşu, ne de bu konudaki ustalığı umurunda değil birilerinin. Bazen suni estirilen rüzgarlarla oluşturuluyor dev dalgalar. Bazen güneşin önü kapatılmaya çalışılıyor kara bulutlarla. Gösterilmek istenmiyor olabilir güneşin sıcak ve aydınlık yüzü. Farkında olunmuyor zedelenen otoritenin,kaybolan ciddiyetin. Farkında olunmuyor çalışma iştahının kaybolması. Farkında olunmuyor iş ahlakının zaafa uğratıldığı. Küçük hesaplar içinde büyük iş başardığını sananlar dün vardı, bugün de var, yarın da mutlaka olacaklardır. Çünkü herkes kendini kaptan görüyor. Bir garip dünya...

    Şimdi deniz durgun. Yüzey çarşaf gibi. Görüntü huzur veriyor sonuç güven veriyor. Dileğimiz hep böyle huzurlu olalım. Kırıp dökmeden sevgiyi boğmadan kirpiklerde biriken yaşları sevgiyle kurutalım. Düşmanca kullanılan silahları meydanlardan toplayıp gelin hep birlikte yakalım. Şu yeni yılda.

05.01.2006


 

Bu yazı toplam 278 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim