• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Bolu 0 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -2 °C

BİR MİMAR !

N. Gürkan Yetkin

 

            Mimarlar odası Bolu Temsilcilik yönetimi bir değişti pir değişti.Belli ölçülerde silkinip kendine geldi de diyebiliriz.Bu değişim ,olaylara ,Türkiye’ye ve Bolu’ya bir başka pencereden bakan 90 kuşağının etkisiydi.

            90 kuşağı:

            Hala gerek sosyal yaşamda gerekse siyasi yaşamda etkinliği devam eden 68 kuşağının sonrasında 12 eylül darbesine kadar geçen süreçte kaybolmuş bir 80 kuşağı ve hemen ardından  12 eylül’ün tonton beyaz saçlı amcasının  etkisinde anti-siyasallaşmış ,Özal misyonuyla kendine gelmiş çoğunluğu liberal çizgideki 90 kuşağı.

            Sessiz ve derinden 80lileri geri plana atıp ,çok daha rekabetçi ve çok daha hırslı farklı bir yapı.

            İşte kimseler farkına bile varmadan 90ların bu polis korkusuyla üniversitede sadece sev-genç mensubu olmalarına izin verilmiş ,siyasetten zinhar uzak tutulmuş bu çok farklı yetişmiş gençliğin ,ülke sorunlarına el atma gibi bir telaş yerine tek derdi kendi geleceklerini kurtarma olmuş,yaşamlarını yönlendirirlerken kendilerince çizdikleri  hedeflere kitlenmiş çoğunlukla da başarılı olmuşlardır.

            İşte mimarlar odasındaki değişimin temelinde tamamen bu yeni yaklaşım vardır.Şimdi bu tespiti yaparken temsilcilik başkanını bunun tamamen dışında tutmak gereklidir.Başkanın başkan olma sebebi ,yaş ve tecrübe farkı sebebiyle üstleneceği “ağabey” pozisyonudur!

            Duruş itibariyle ,her türlü konumu, kendi çıkarları için kullanmaktan çekinmeyen bir yapı bu yeni yapılanma içine de sızmayı başarmış kendi taleplerini geniş bir toplumun talebiymiş gibi algılatıp icra makamı olan Belediye ile iplerin gerilmesine sebep olmuşlardır.

            Bu sıkıntılı ortam içersinde arada kalan tek isim olan, sevgili dostum Mimar Aytaç Eskicioğlu  Yapı denetim Şirketi kuması sebebiyle ,geçmişte aynı pozisyonda olan başkanı eleştirdiği için örnek bir davranış sergileyerek yönetim kurulu üyeliğinden istifa etmiştir.

            Sonrasından gelen merak ve olayın başka mecralara kaydırılması sebebi son derece  basit bir istifayı nerelere taşımıştır.

            Tanıyanlar ve bilenler elbette ki yazacaklarımı aynen onaylayacaklardır.Yazmamdaki sebep, bilmeyenlerin de bilgi sahibi olması ve buna göre sonrasını da takip etmelerini ,anlamalarını istememdir.

            Aytaç Eskicioğlu ,sıradan bir işçi ailesinin üç çocuğundan biridir.Kendisinden büyük iki ablası ile mütevazi şartlarda ,elindeki imkanları sonuna kadar kullanarak ,ilkokul sonrasında parasız yatılı okul sınavlarından başarı göstererek, küçük yaşta İstanbul Kabataş Lisesi yolunu tutmuş, sonrasında  üniversite sınavlarını kazanarak Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde lisans eğitimini tamamlamıştır.Mudurnulu olması sebebiyle kendisi gibi hem Mudurnulu hem de mimar olan Sayın Naci Yörük beyin ofisinde öğrenciliğinden itibaren meslekle iç içe olmuş ,hem çevreyi hem de mesleğini geliştirmiştir.

            En önemli özelliği gerçekten insan üstü çalışma azmidir.Peş peşe birkaç gün uyumadan hem çalıştığı bürodaki işleri hem de üniversitedeki derslere ait projeleri tamamladığına şahit olan çok kişi vardır.Aytacı tanıyan herkes onu çok sever.Kimseyi kırmamış, kimse ile kavgalı olmamıştır.

            Lisans eğitimini tamamladığında hemşerisi sayın Naci Yörük Bey’in mimarlık şirketinde belli bir hisse ile ortak olarak çalışma hayatına şekil veren Eskicioğlu ,2008 yılında kendi adına, yeni bir aile şirketi kurarak piyasada yerini almıştır.

            Kimsenin adamı olmamış,kimseye eyvallah ’ı olmamış kendi halinde kendi yağıyla kavrulmuştur.

            2009 yerel seçimlerinde Ak parti listesinden seçilerek Belediye Meclis Üyesi olması ,mesleki bilgisi ile bir çok projede Belediye Başkanının gözünü doldurması elbette bu piyasada tabiatını hiçte sevmediğim bazılarını oldukça rahatsız etmiştir.

            Başkaları gibi babasına ,kayınpederine veyahut ortaklarına güvenerek hareket etmediği için ve bu şekilde bir destek olmamasına rağmen başarılı olduğu ve tanıyanlarınca sevildiği için, ciddi anlamda kıskanılmakta ve bu bazıları dediğim kişilerin  gözüne batmaktadır.

            Şimdi konunun en enteresan noktasına gelelim.

            Aytaç Eskicioğlu neden istifa etti?

            Yapı denetim şirketi kurduğu için!Hem yapı denetim şirketi ortağı hem de mimarlar odası yöneticiliği yapmayı doğru bulmadığını ,etik bulmadığını daha yapı denetim şirketi kurmadan önce deklare eden bir kişi olarak gereğini de yapmıştır.

            Sonrasında yaygara şu sebeple kopmuştur.

            Kendisi gibi yönetim kurulu üyesi olan başka meslektaşları da yapı denetim şirketi kurmuşlardır.Şu an izin çıkmasını beklemekteler.Ancak bu kişiler ,hem yapı denetim şirketi ortağı hem de Mimarlar Odası Yönetiminde yer almayı kendi çıkarları için uygun görmektedirler.Bu sebeple yönetimden ayrılmayı kesinlikle düşünmemektedirler.Sayın Eskicioğlu’nun bu istifasının bu gerekçesini saptırmak için basın kuruluşlarına yalan yanlış bilgi vermekten de çekinmemektedirler.

            Hem mimarlık yapacaksın!Hem yapı denetim kuruluşu ortağı olacaksın!Yetmedi müteahhitlik ve emlakçilik!  Baba ve Kayınbaba iş takipçisi!

            Bir arsa satın alacaksın!İmar koşullarını kendi menfaatin doğrultusunda  değiştirmek üzere Belediye Meclisine ve ilgili komisyona başvuracaksın!Komisyon üyelerinden biri akraban,diğeri resmi olmasa da iş ortağın olacak!Yetmedi devreye “ağır ağabey “pozisyonunda hatır ve itibar gören kayınpeder  girecek!Sonra senden  etik değerlerden bahsetmen ve bu yönde davranış sergilemen beklenecek!

            Çok uzak!Hem de çok!

            Şimdi yaptıklarını çok gizli yürüttüğünü zanneden bu zavallı zihniyet sazan gibi atlayıp “Ben bu şekilde bir şey yapmadım!”savunmasına geçmeye kalkışırlarsa Karamanlı Mahallesi ……..Ada,…..Parsel no’lu  arsasın kime ait olduğunu, bu arsa köşe başında olduğu için T.A.K.S ‘ın kaldırılması talebiyle Meclise başvuru yapılıp yapılmadığını ,hatta daha da ileri götürerek ,bu konu komisyonda görüşüldüğü esnada komisyon toplantısına kimin girip, konu hakkında ne dediğini  hatırlatırım.

            (Sevgili okurlarımı rahatlatmak için söyleyeyim bu talep, her türlü baskıya rağmen ,ahlaklı ve namuslu insanların varlığı sayesinde ,ne ilgili  komisyonda ne de mecliste uygun görülmediğinden reddedilmiştir. )

            Şimdi ilerleyen günlerde hep birlikte göreceğiz!Bazıları Sayın Eskicioğlu gibi ahlaklı ve etik bir davranış sergileyecekler mi sergileyemeyecekler mi?

            Peki bu sorgulanacak mı yoksa sorgulanmayacak mı?

            Tüm bu organize işler en sorumlu kişi tarafından araştırılıp gereği yapılacak mı yapılmayacak mı?

            Tüm bu bilgilere nasıl ulaştığım bazılarınca hala merak edilecek mi edilmeyecek mi?

            Yakın arkadaşlarım sıkıştırılacak mı sıkıştırılmayacak mı?

            Yanlışlıkla Meclise üyesi olmamdan korkulacak mı korkulmayacak mı?

            Sonuç?

            Doğru davranış içersinde olanların yanında olmalı ve desteklemeliyiz!

            Yanlış ve ihanet içersinde olan ,menfaatleri uğruna her türlü ahlaksızlık içine girenleri de eleştirmeli ve yalnızlaştırmalıyız!

            En önemlisi yanlışlık içersinde olanları ,olmayı sürdürenleri deşifre ederek  toplumu bu kişilere karşı uyarmalıyız!

            Benim elimden gelen bu kadar!

            Elinde yetki olanlar bu konuya ne derece sahip çıkarlar?Bilemem!

            Bu tür olaylara ,ahbap çavuş ilişkisi sebebiyle sessiz kalıp şahit olanlar, bu dünyada hesap vermek zorunda kalmasalar ,inançları gereği ahrette hesap vereceklerini bilmezler mi?

            Bu şahitlerin vicdanları rahat mı?

            Gece yastığa baş koyduklarında içleri huzurlu mu?Rahatlar mı?

            Değiller!

            Ancak cesur da değiller!

            Tek sorun da bu !

    Not:Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim.Bir okurumdan Sağlık Müdürlüğü’nde geçen bazı olaylarla alakalı isimsiz bir mektup aldım.Ancak mektup belli ki birkaç sayfadan oluşmakta.Zarfın içersinden sadece bir sayfa çıktı.Okurumdan ricam, bu önemli ve hassas konu da sağlıklı bir araştırma yapabilmem adına tüm sayfaları içeren ikinci bir mektup göndermesidir.Sadece elimdeki tek sayfa dahi çok önemli bilgiler içermekte ve basit bir sorgulamada bilgilerin çoğunun doğru olduğu tespit edilebilmektedir.Mektubu gönderen okuruma hassasiyetinden dolayı teşekkür eder diğer sayfaları da ivedilikle beklediğimi bildirmek isterim.Ayrıca her kim,hangi konuda olursa olsun, isimsiz dahi olsa bu şekilde mektup gönderdiği takdirde takipçisi olacağımı da bildirir, ilginize şimdiden teşekkür ederim.

21.05.2012

Bu yazı toplam 1861 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim