eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 6 °C

Bir özlemin fotoğrafı

Mustafa Namdar

            30.12.2004

Yaşanan korkunç trafik kazası nedeniyle ara verilen konferanslar başladı. Bir kez daha geçmiş olsun dileğimizi ilettiğimiz Müftümüz Sn. Ahmet Okutan’ın bu sefer ki konusu "Sanayileşme ve Şehirleşmenin Neden Olduğu Ruhi Problemler ve Çareleri" idi. Günümüzde toplumun büyük bir kesimini etkisi altına alan sosyolojik olayların getirdiği bunalımlar. Konu önemli, salon kalabalık, duygusal ağırlıklı bir buluşma.

Tekerlekli sandalye üzerinde oldukça neşeli vaziyette sahneye gelen müftümüz ve izleyenlerin alkışları.

"Merhaba benim güzel memleketimin, güzel insanları. Dualarınızdan güç alıyor, ayakta duruyorum. Sevinç ifadesi bakışlarınızdan mutlu oluyorum. Geçmiş olsun dileğinde bulunan tüm insanlara en derin saygılarımla bir defa daha teşekkür ediyorum. Değerli konuklar, çok hızlı değişen dünya koşullarında her değişikliğe karşı şekil almak, bugünün dünden, yarının bugünden farklı olmasının gereğidir" diyerek sözlerine başladı.

Günümüz dünyasında problemleri yok etmenin mümkün olmadığını, ancak sorunları azaltmanın mutluluk kaynağı olduğunu. Dinimizin düsturunun da sürekli yorulmak, bir işin bittiğinde diğerine başlamak olduğunu. İnsanın bir beden, bir de ruh yapısının olduğunu, bunlardan birisi için gereğini yerine getirmenin, diğeri için yeterli olmadığını. Doğru olanın her ikisini de tatmine çalışmak. Bunun için de Allah’ın yasaklarından uzak durmak mecburiyetinin olduğunu söyledi.

"İnsanları mutlu edebilmek için hem hem de maddi ihtiyaçlarını karşılamak gerektiğini. Dünya sorunlarının neden olduğu çıkmazlarda bulunan insanlar, maddi ihtiyaçları karşılanmış olsa da, stresten, alkolden, uyuşturucudan ve sonuçta intihardan uzak kalamamakta. Dünyevileşme sürecinde maddi imkanların yanında ruh yapısının da önemi bakımından çok değerlidir" dedi.

El işçiliğinin makinaya ve bilgi işleme geçişle birlikte hızlı üretim, nüfus artışı, köyden şehire göçün giderek artması, hızlı ve çarpık şehirleşmeyi oluşturmuş. Dünyanın bu gelişmesinden ülkemiz de nasibini almış. Ne var ki toplumdaki hızlı değişimlere ayak uyduramayanların, bunları özümseyerek kendi değerleri ile harmanlayamayan insanların bunalıma düşmeleri de kaçınılmaz olmaktadır.

Sosyal yaşamın, bu hızlı değişimi, din duygularını da belli noktalarda etkilemektedir. İslamın istediği iman, zihni derinliği, salih amel fiili canlılığı doğurmaktadır. Yüce Allah’ın "Bir toplum kendini değiştiremedikçe, Allah, onların durumunu değiştirmez" buyruğu, zamana karşı direnmenin tasvip edilmediğini göstermektedir.

Büyük kentlere yönelen göç, kırsal alanlarda toprak üzerindeki baskı, toprağın bölünmesi, tarımda makinalaşma, düşük gelir düzeyi, ülkedeki kentleşme sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Bunlardan trafik, hava kirliliği, elektrik, doğalgaz yetersizliği, güvenlik içeren yankesicilik, kapkaç ve araba hırsızlığı kaba kuvvet başlıcalarıdır. Bu başlıklardaki olumsuzlukların hızla çoğalması, insanların kendilerini yeniden tanımalarına, yeni kimlik arayışlarına itmektedir.

Bu olumsuzluklardan kurtulmak için ister kentte, ister köyde olunsun, gençlerimizi milletin ortak değerleriyle tanıştırmak gerekir.

Strese en az maruz kalanların inanç birliğinde olanlar olduğu batılı bilim adamlarınca da gündeme getirilmektedir.

İnanan insanın en önemli sığınağı da duadır. Dua, insanın problemlerini kelimelerle ifade etmesine imkan verir. Dua, kişinin problemini birisiyle paylaşıldığı duygusunu verir. Dua, çaresizlik içindeki kişinin birşey yapabilmesi için ilk adımı atmasına neden olur.

Sevgisiz kalmanın, ruhu besleyememenin, güvensizliğin, belirsizliğin, endişeye itilmenin bir nedeni de dua ilacını kullanmasını bilmektir.

Psikolog Doğan Cüceloğlu, kendini yenilemenin dört temel boyutundan bahseder.

Bedensel Boyut: Yeme, içme, dinlenme, stresle başa çıkma. Zihinsel Boyut: Okumak, düşünmek, yazmak, bilim ve sanatla uğraşmak. Manevi Yaşam Boyutu: Kişinin özüdür. Sosyal ve Duygusal Boyut: Kişinin iç dünyasını yansıtır. Ne ekerse onu biçer.

Sn. Müftümüz konferansın sonucunu Yusuf Has Hacib’in "Kutadgu Bilik" adlı eserinden alıntılarla bitirdi. Doğruluk, iyilik, tanrıya kulluk, çalışmak, alçakgönüllülük, iki yüzlü olmamak, dedikodudan uzak durmak, kıskanç olmamak gibi başlıklarla bağladı.

Bu yazı toplam 323 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim