• BIST 83.059
  • Altın 146,576
  • Dolar 3,7547
  • Euro 4,0354
  • Bolu -2 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -9 °C

Bir törenin düşündürdükleri -1-

Mustafa Namdar

Bilgilendirmeden amaç; insanın kendine olan güvenini sağlayıp, ayakları üzerinde durmasını öğretmektir. Yaşamın zorluklarına direnç gösterebilmenin alternatiflerini bulmaktır. İşe yaradığını kanıtlamak, üretime katkı sağlamak, girişimcilik ruhunu geliştirmektir.

Bu özelliklere sahip olmak için, bireyin varolan aklına başta ailesi olmak üzere, eğitim-öğretim kurumları, sivil toplum kuruluşları takviye güç olarak katkıda bulunurlar.

Toplumca benimsenen, yeri geldikçe söylenen bir söz var: "Yuvayı dişi kuş yapar." İşte bu düşünceyi doğrulayan Ticaret Sanayi Odası'na bağlı olarak kurulan Kadın Girişimciler Kurulu. 2007 yılında faaliyete geçen kurulun, toplum adına yaptığı bir dizi etkinliğin son örneği, "Amatör Yerel Turist Rehberliği Turizm Tanıtma ve Danışma Elemanı" yetiştirme çalışması.

Kimileri alın teriyle becerisini yoğurur, üreterek ekonomiye katkı sağlar. Kimileri de insan zekasını şekillendirir, beceri kazanmasına yardımcı olur. Ticaret Sanayi Odamızın Meclisi ve Yönetimin başında olan deneyimli iş adamlarımız Sn. Emin Semercioğlu ve Sn. Ahmet Kahraman yönetim üyelerinden aldıkları güçle, üyelerinin iş alanlarındaki gelişimlerini sağlamak, bir araya gelip güçlenmek, dayanışma içinde sermayeyi güçlendirmelerini sağlamak, iş alanındaki donanımlarını sağlamak için bakış açılarını genişletmek amaçlı çalışmalar yapıyorlar.

Rehberlik Sertifika töreninde bakın neler dediler. Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Sn. Emine Davarcıoğlu, Bolu'daki tarih bilgilerinin en az doğa değerlerini yansıtan fotoğraflar kadar güzel olduğunu biz biliyoruz ama, yetmiyor. Bu güzellikleri bizim dışımızdakilere göstermemiz gerektiğine inandık ve rehberlik kursunu başlattık. Turizm alanında performans yükseltenleri araştırdık. En yakınımızda Beypazarı mutfağında yemeğin nasıl pişirildiğini gösteren baş aşçıyı konuk ederek, bir markanın nasıl oluştuğunu göstermeye çalıştık...

AİBÜ Bolu Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof.Dr. Sn. Mustafa Kara, bu kursun mimarı olarak, Bolu'da eksik olan bir çalışmaya katkı sağladık. Turizm için herşeyin olduğu bir ilde, noksan olan tanıtım ve pazarlama ayağını harekete geçirdik. Kurulacak işletmelerin sahiplerinin eğitimli olmalarını düşündük. Sürdürülebilir kalkınmanın mayasında eğitimin var olduğunu göstermeye çalıştık...

Bağışçılar Vakfı Başkanı Sn. Şerafettin Erbayram, Eğitim ve Proje desteklemeyi amaç edinen bir vakıfız. Daha güzel yaşanabilir bir Bolu'da insanların yaşam seviyesini yükseltmek amacımızdır. Ticaret Sanayi Odası Başkanı Sn. Emin Semercioğlu. Turizm sektörü bir bütün olarak ele alınmalı. Kongre termal, kış, yaz, spor ve doğa değerlerimiz tanıtılıp pazarlanmalı. Bolu'da turizm kent merkezinden başlamalı. Girişimci, tanıtımcı ve donanımlı insanlara ihtiyacımız var. Çevremizle bağlantı kurup, turlarda ortak hareket etmeliyiz. En önemlisi bir araya gelmesini bilmeliyiz... Belediye Başkan Yardımcısı Sn. İsmail Yamantürk, bize gelen turistlerin tutmasını sağlayan bir proje, Atatürk Orman Parkı'nda yöresel ürünlerle ilgili, bu bağlamda çalışmalarımız var.

Vali Yardımcısı Sn. Cemal Yıldızer. Kadına iş hayatında verilmesi gereken değeri Atatürk'ün sözleriyle anlatmaya çalıştı. İndire Gandi'den bir örnekle konuşmasını anlamlandırdı. "Bir işi yapanlar vardır. Yapılan bir işten pay alanlar vardır." Sizler işi yapanlarsınız, kutluyorum dedi. Önemli bir mesajla Arslan, Ceylan örneğini hatırlatarak, her sabah erken kalkıp Arslan Ceylan gibi koşmasını bilelim hatırlatmasını yaptı.

Sıra Beypazarı'nı marka haline getiren geçen dönemin başkanı konuk Sn. Mansur Yavaş'a gelmişti. O da şöyle anlattı yaptıklarını: Önce varolan değerlerimizi tanıtan broşürle eskilerin yerine neleri koyacağımı anlattım.

O broşürde verdiğim sözler vardı. Birçoğu halkla birlikte yapılması gerekiyordu. Bir ucundan ben, bir ucundan halkın tutmasını sağladım. 3500 eski ev vardı. Köyden şehre göç edenler, bu evleri sıçrama tahtası olarak kullanıyorlardı. O evlerin dışını Belediye olarak biz içini oturanlara restore ettirdik. Sonra düşündük. İş için Belediye kapısına gelenleri nasıl önleriz. Hiç birine yeni bir meslek öğretmedik. Onların en iyi bildikleri işi yapmalarını hatırlatıp organize ettik. Halkın tümünü bildikleri işlerle üretimin içine soktuk. Biz sadece semt pazarlarını kuruverdik. Bütün bu etkinlikler için, 1,5 trilyonluk yatırım harcamamız oldu. Sonuçta bir yılda elde edilen gelir 20 trilyon oldu. Evlerin değeri arttı. Gümüşçülerimiz vardı takı üzerine, şimdi 70-80 atölyemiz oldu. Bolu'ya baktığımda, sizin avantajınız bizden fazla. Sizin doğa güzelliğiniz var. Üniversiteniz, vakıflarınız var. Termaliniz, kayak pistleriniz, yaylalarınız var. Varolan şeylere çok iyi bakmak, değerlendirmek gerek.

Hangi yaylaya, yöreye insanlar niçin gelmeleri gerektiğinin cevabını bulmak gerek. Otantik pazarlara ihtiyaç var. Birlikte paslaşabiliriz diyerek, konuşmasını bitirdi. Deneyimin paylaşılması için ne kadar yararlanırız, gelecek zaman diliminde göreceğiz.

11.01.2010

Bu yazı toplam 592 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim