eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 6 °C

BİR TÜRKÜ BİR HİKAYE

Mustafa Namdar

 Belediye Mehmet Yücetürk Sanat merkezinde 17 Aralık Cumartesi etkinliğinde Türk Halk Müziği korosu vardı. Uzun bir aradan sonra şef Yılmaz Özcan idaresinde 26 korist, 12 saz Grubu Bolu türküsüyle başladılar söylemeye Beyaz giyme.

Türkülerimiz, Anadolu insanımızın yaşam kesitinin resmini verir. Acısı tatlısıyla, gözyaşıyla, gülüşüyle, deyişiyle, ağıtıyla, dudaktan dökülen nameleri sazın telinden günümüze taşır ozanlarımız. Geçmişi yaşatırlar hece, hece dizilerinde. Bazen bahar olur seyredersiniz alemi, bazen yaz olur kavurur yüreğinizi sıcaklığı, bazen kışa döner yazınız titretir bedeninizi. Bazen sonbahar yaprakları gibi hüzünlenir dökülür dallarından.

Kara sevdayı, kavuşamayan sevdalıların yaşamlarını sazın telinde seslendirmiştir ozanlarımız. Her ne kadar davul; dengi dengine diye ses verse de, şirini için dağları delmeye kalkmıştır Ferhat.
Kırklar dağının düzü. Karanlık bastı bizi diye seslendirilen Suzan Suzi türküsünün hikayesi anlatılıyordu.

Diyarbakır Dicle nehri kenarında kırklar dağı var. Bu dağın arkasında çocuğu olmayanların ziyaret ettiği, dilek tuttukları bir ziyaret mahalli bulunuyor. Zengin bir Süryani ailesinin çocukları olmuyor. Kadın kırkları ziyaret eder, çocuk dileğinde bulunur adak adar. Daha sonra Suzan suzi adını koydukları bir kızları olur. Her yıl doğum gününde kızını süsler adağı olan kurbanı kesmek üzere kırklara giderlermiş.

Gel zaman git zaman bin bir naz ve ihtimamla büyüyen suzi Müslüman komşularının oğlu adille sevdalanmışlar. Aşık olmuşlar.

Ne var ki ayrı inançtaki aileler evlenmelerine razı olmazlar. Gene doğum günü gelmiş suziyi uşaklarıyla birlikte kurban kesmek üzere kırklar dağına gönderirler. Tabi Adil de arkalarından gidiyor. Uşakların kurban telaşından yararlanan Suzan suzi, adille beraber kaçar. Kaçar da kırklar bu birlikteliği bağışlamaz.

Suzan suzi Dicle nehrine düşerek boğulup ölür. Suzi'nin ölümünden sonra Adil de aklını yitirir.
Anonim olarak geçen parçanın çok hazin bir öyküsünü dinlediğini söyleyen solist, söyle anlatıyordu hikayeyi. Olay Trabzon yöresinde geçiyordu. İki genç vardı bizim orada yeğenim dedi başladı anlatmaya. Bu iki genç birbirini çok severlerdi.

Erkek kaduna öyle aşıktı ki söyleyemezdu yanıklüğünü goduna. Bizim orda evli bir gaduna o türlü sevdayınan yaklaşamazsın.

Namusdur fururlar adami. Oğlan içundaki sevdayı döktü satırlara. Ömrü boyunca evlenmedi bir kere göreyim oni dedi. Gidi gördü ve öldü.
Defterine yazdıkları kaldı kalanlara.

Ben seni sevdiğumu dünyalara bildirdum.
Endurdun kaşlarını babani mu öldürdüm.

En dereye dereye de al dereden taşları.
Geçdi benden sevdaluk al cebimden saçları
Yaz geldi bahar geldi oy açtı yeşil yapraklar
Ben sana doyamadım doysun kara doysun kara topraklar

Türküler türkülerimiz, Anadolu insanımızın seyir defteri gibi. Orada hayatın gerçekleri var. Orada ders var alınması gereken. Belediye Sanat Merkezinde Cumartesi etkinlikleri her geçen hafta daha da güzelleşiyor. Emeği geçenlere teşekkürler.

23.12.2011

Bu yazı toplam 1278 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim