• BIST 93.229
  • Altın 210,870
  • Dolar 5,3980
  • Euro 6,1008
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 8 °C

BİR YILBAŞI YAZISI

İlhami Candemir

                       

          Sayın okuyucular,yılbaşı gecesi saat 23.59 da eski yılı uğurladım, 24.00 de yeni yıla hoş geldim diyerek yatmıştım.Ancak sabah haberlerini izlemek üzere -mutadım olduğu veçhile(Alışkanlığım olduğundan) saat 7 de kalktım, TV.leri açtığımda bu kahredici haberi öğrendim.

          Bu vahşeti takip eden saat ve günlerde(Pazar-pazartesi) “yılbaşı kutlamaları” gündeme bomba gibi oturdu.

         Esasen Cuma hutbesinde camilerde Diyanet İşleri Başkanlığının imamlara dikite ettiği hutbenin içeriği o gün için tartışma konusu yapılmamıştı. Ne zaman ki bu katliam oldu,işte o zaman hutbe tartışılır noktaya geldi.Nasıl mı?

         1)Birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyulduğu bir siyasi atmosferde böyle bir hutbenin “birleştirici değil bilakis ayrıştırıcı” olduğu konuşulmaya başlandı.

         2)Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı kışkırtıcı nitelikte olduğu  dillendirilmeye  başlandı.

         3)Gerek bu hutbeden esinlenen ve gerekse  TC.devletinin( Tabii ki iktidarın) 14 yıllık uygulamalarından cesaret alan bazı kişiler yılbaşı kutlamaları yapanlara ver sansın ettiler.

         Akşam çoğu TV kanallarında bu konu açık oturum şeklinde tartışıldı.

        Bu tartışmalarda “kendilerini allame sanan” bazı konuşmacılar şunu söylüyorlardı; Efendim NOEL başka imiş yılbaşı başka imiş,Diyanet İşleri Başkanlığı  konu edilen bu hutbeyi NOEL de gündeme getirse olurmuş da yılbaşında getirmesi yanlış olmuş.

        Sayın okuyucular,ben lafımı evirip çevirmeden,eğip bükmeden öncelikle şunu belirtmek isterim;Ben NOEL’i de kutlarım,yılbaşını da kutlarım,sevgili peygamberimiz Hz.Muhammedin’de(S.A.S.) doğumunu kutlarım.

      1)Kime ne.

      2)Öncelikle sayın Diyanet İşleri başkanımıza şu soruyu sorarım; HZ.İsa peygamber mi değil mi?(haşa). Bir başka yazımda(Regaip Kandilinin Düşündürdükleri) Ebu Zehul Giibariye göre tanrı 124 bin peygamber göndermiştir.İşte onlardan birisi de HZ.İsa’dır.Hatta kitabı ile gelen peygamberdir.

        Şimdi geldik işin püf noktasına;Sayın okuyucular biliriz ki hepimiz gerek cenazelerde,gerek mevlitlerde ve gerekse dini vaaz ve bu içerikteki cemiyetlerde imam efendiler dua ederken ne derler;Adem Aleyhisselamdan, sen olmasaydın bu dünyayı yaratmazdım dediği sevgili peygamberimiz HZ.Muhammed’e (S.A.S.) kadar bütün peygamberleri  okunan Kurandan,yapılan dualardan  nasibdar eyle” demezler mi? O zaman benim Diyanet İşleri başkanından  ricam,tüm cami imamlarına genelge göndersin,yukarıdaki dua okunurken “Hz.İsa hariç” desinler.Yahut Noel’i ve yılbaşını kutlayanlara veryansın eden dinci amigolar da dua ederlerden-içlerinden-Hz.İsa hariç desinler.Ben keşke HZ.Adem Aleyhisselam’ın da doğum gününü bilsem de acizane kutlasam.

     Ben Noel den söz ettim.Şimdi gelelim,yılbaşına.Yılbaşı benim yaşamımda önemli  kilometre taşlarından birisidir. bilmem sizlerin için de öyle mi? İnsanoğlunun yaşamında önemli kilometre taşları vardır,örneğin nişanlanma,evlenme, Müslüman erkekler için sünnet, okuldan mezun olma,askere gitme, teskere alma vs.vs.vs.gibi.Peki tüm bu kilometre taşlarını bizler eğlence ile kutlamıyor muyuz?O halde bu yılbaşı nefreti(bazıları için söylüyorum) neyin nesi.

    Elin gavuru(affedersiniz öfkemden dolayı bu tabiri kullanıyorum)bizlerin dini bayramlarımızı, ramazanımızı kutluyorlar, bizlerle iftar sofralarında bulunuyorlar. Peki biz onların bayramlarını neden  kutlamayalım,en azından din kardeşi olmasak da dünya kardeşleri değil miyiz.

   Yukarıda ben Noel’i de kutlarım,yılbaşını da kutlarım dedim ama o sözün gelişi.Bu yılbaşını kutlayamadım.Nedeni ise 2016 yılına güle güle diyemedim,defol dedim.Zira 2016  yılı benim 60 yılık eşimi kaybettiğim yıldır. Bilindiği gibi büyük şair Abdülhak Hamit Tarhan eşi Fatma Hanım’ın vefatı üzerine  MAKBER’i yazmıştı,hala dillere destandır.

    İşte ben de 2016 yılında eşimi kaybettim deyince yeri ve aklıma  gelmiş iken.eşimin vefatı üzerine  yüreğimin tercümanı olarak yazdığım şiirimi sizlerle -affınıza ve sabrınıza sığınarak-tekraren paylaşmak istiyorum.Benim şiirim MAKBER gibi dillere destan değildir ama  içimden gelen YASTANDIR.

         Eminem,

        Aşk olsun sana

       Neden küstün bana

       Ben ne yaptım da sana

       Gülümseyerek gittin Allah’ına

       Biliyordun ben yalnız kalamam

        Sensiz olamam

        Geceler karanlıktı, şimdi gündüzler de karanlık

         N olur el salla bana

         Buseler gönderiyim sana

         Bekle beni

         Yalnız bırakmayacağım seni

         Yalvarıyorum Allah’ıma

        “ Gönder beni” diyorum Emine’ min yanına

        Ağlarsa anam ağlar,gerisi yalan ağlar demişler

       Halt etmişler

       Dört gündür ağılıyorum

       Çocuklarından saklıyorum

       Gözlerimde yaş kalmadı

       Kan ağlıyorum

       Allah’ım ben çok üzdüm sen üzme onu

       Böyle imiş dünyanın sonu

       Kucağımdan sessizce aldın onu

       Anladım ki benden çok sevmişsin onu

       Eminem nur içinde yat

       Demek ki böyle imiş hayat

       Her şey boşmuş

       Şimdi anladım ama heyhat.

                                                               

Bu yazı toplam 1015 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim