• BIST 97.454
  • Altın 222,845
  • Dolar 5,6365
  • Euro 6,4678
  • Bolu 19 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 23 °C

BİRİ BUNLARI DEDİ Mİ ?

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...



 

Biliyorsunuz geçtiğimiz 10 – 16 Mayıs haftası engelliler haftasıydı. Aslında benim hiç sevmediğim bir haftaydı. Şimdi “niye sevmiyorsun. Sen yazar değil misin? Bir sürü konu yakalamışsındır.” Diyeceksiniz. “Evet, hafta boyunca bir sürü konu yakaladım. Ancak aynı zamanda birçok şeye de sinirlendim. Çoğu zamanda gülümseyerek içimden, “ Aaa öyle mi? Anlattıklarınıza gelin birde benim gözümle bakın dedim.” ayrıca geçtiğimiz hafta boyunca bir şey daha fark ettim. Hep oluyordu ama bu sene daha çok oldu? İzin verirseniz sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle İnsanlar neyi, neden kutlarlar, Diye bir soru sorsam cevabınız ne olur? Mesela bayramları kutlarız. Çünkü güzel bir şeydir insanları bir araya getirir. Yeni yılı ve doğum günlerini kutlarız, yeni bir yıl vardır önümüzde ve o yıl için yapmak istediğimiz güzel şey onun için yeni yılı ve doğum günlerini kutlamak önemlidir.

Hatta çoğu zaman erkeklerin hatırlayamadıkları için hanımlardan fırça yediği “tanışma ay dönümü, Evlenme yıl dönümü gibi özel günler vardır. Bu özel günler ne kadar gereksiz görülse de hatırlanması insanlara iyi hissettirir, aslında böyle baktığımızda anlamı olan ve kendimizi iyi hissettiğimiz, güzel anılarımızın canlandığı bu özel günleri bir şekilde kutlamamız gerekir. Buda normal bir şeydir.

Peki,  engelliler haftasın kutlanır mı? Yani siz gidip te bir Engelliye: ”engelliler haftanızı tebrik ediyorum dermişiniz?” Derseniz bu ne kadar doğru olur bir düşünün bakalım? Aslında engelliler günüymüş, Engelliler haftasıymış bana sadece nasıl engellendiğimi hatırlatan ve ayrımcılığın tavan yaptığı günlerdir.

Bu günlerde konuyu bilen ya da bilmeyen herkes bir şey söyler. En önemlisi haftanın sonunda engellenen insanların unutulduğu yani hayatlarında hiçbir şeyin değişmediği görürüz. Siz böyle günlerde bizlere  “Tebrik ederim. Kutlarım” derseniz ve böyle mesajlar gönderirseniz bu olmaz. Böyle haftalar da tebrik etmek kutlamak yerine yapılması gereken, “yaşamdaki farklılıkların farkında olmak farklı insanları anlamaya çalışmaktır.“ ancak bunları yaparsak bu günlerin değeri ortaya çıkar.

Şimdi bana “niye böyle diyorsun” diyenler çıkabilir! Bakın engelliler haftası bitti. Peki, hiç dikkat ediyor musunuz? Sokağa çıktığınızda kaç engellenen insan görüyorsunuz? Alışveriş yaptığınız yerlere bakın acaba kaç engellenen çalışıyor? İnsan Hakları Evrensel bildirgesinin birinci maddesinin ilk cümlesi şöyle der; 'Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.'  İyide durum böyleyken eşitlik nerede?

Yasalar da bile bize engelli diyerek sırtımıza Engelli damgası yapıştırıyorsunuz. Sokakta rahat dolaşamıyoruz, iş imkânı derseniz ortada, Sen engellisin deyip yapılan ayırımcılık ortada, Evlerinden bile çıkamayan arkadaşlarımız ortada. Nerede kaldı Eşitlik, nerede kaldı Onurlu ve özgür yaşama hakkı? Yazdıklarım, sorduğum sorular sert oldu farkındayım ancak sizin engelli dediğiniz varlıklarda insandır. Söylesenize bana gecen hafta konuşan herhangi birinden bu sözleri duydunuz mu? Bunlar dile getirildi mi?

Biz alışmışız işin kolayına kaçıp bu tür haftalarda ve günlerde çıkıp “ biz engellilerle çok iyi anlaşıyoruz” demeye, bu konulara haline şükret felsefesi ile yaklaşmaya, İnsana, insan gibi davranmamaya, Sen engellisin deyip ayrıştırmaya, zaten başımıza ne geliyorsa bu alışkanlıklarımız yüzünden geliyor. İyide ne yapmamız gerek diyenler olabilir

Öncelikle Engelli kelimesini “İnsan” kelimesiyle değiştirmeliyiz yani Engelli diye insanları ayırmamalıyız. Sokaklarımızın alt yapı çalışmasını tam yapıp, “yapboz oynar gibi yapıp yapıp bozmamalıyız” ve tüm fiziksel şartları her insanın özgürce dolaşabileceği bir hale getirmeliyiz. İnsanlarımızı bilinçlendirmeliyiz. Tüm insanların bir arada çalışıp, bir arada eğitim almalarını sağlamalıyız. Eğer bunları yapabilirsek yani insana, insan deyip eşitliği sağlayabilirsek emin olun ortada engel falan kalmaz.

 

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolu Olay Gündem gazetesi…

 

Bu yazı toplam 956 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim