• BIST 107.206
  • Altın 143,417
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Bolu 25 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 29 °C

Biz neden böyleyiz?

Mustafa Namdar

Kendimizi direk olarak ilgilendirmediği sürece toplumsal dayanışmaya pek ilgi göstermiyoruz. Genel yapımız; nasıl olsa bizi de içine alan olaylarla ilgilenen birileri oluyor, bir de benim kafa yormama gerek yok deyip kenara çekilivermek.

    Genelde işin laf üretme boyutunda kimseye hak tanımadan hep kendimiz konuşalım anlayışında hep gündemde kalmak başlıca uğraşımız oluyor. Oysa iki elin sesinin gür olacağından bahseden bizler, birlik olmanın gücünden, dayanışmanın verdiği cesaretten, ortak aklın, güzelliklerin yansıtılmasındaki rolünden bahseden hep bizleriz. Bu konularda amansız söylemlerle bireyleri coşturan da bizleriz. Ama iş uygulamaya geldiğinde uzatılan eller hep boşta kalıyor. Düşüncelerdeki sıcaklığı bir türlü buluşturup karar alma, uygulama noktasında nedense bir araya gelemiyoruz.

    Sosyal aktivitenin inceliklerini anlatan, bilgi çağındaki yarışı yakından takip ederek insanları bilgilendiren, öğretmek adına büyük sorumluluklarının olduğunu bilen, sevginin, dayanışmanın, güvenin oluşmasında, vatan millet bayrak olgusunun gelişmesinde çok önemli rol üstlendiğine inandığım meslek dalı sahiplerine ait bir derneğin genel kurulundan sonra belleğimde oluşan, “biz neden böyleyiz” sorusuna halen yanıt bulamadım üzülüyorum.

    Olağan genel kurul toplantısı derneğimizin lokalinde yapılıyor. Üyeler sefere çıkan konvoy görüntüsünde tam techizat hazır. Yürüyüş koluna mola verilmiş gibi bir fotoğraf. Masaların etrafı üyelerle, masaların üstü oyun araçlarıyla dolu. Kongrenin başlayacağı ilan ediliyor. Herkesin dikkati sesin geldiği yerde odaklanıyor, ortalık sessizleniyor. Toplantıda mutad gündem gereği yönetim kurulu raporu, denetleme kurulu, taslak bütçe okunuyor, raporlar hakkında görüş belirtmek isteyen olup olmadığı divan başkanlığınca birkaç kez sorulmasına karşın bir kişi çıkıp hiç değilse yapmacık da olsa, çalışmalara teşekkür etmiyor. Sanki, bir an önce bitse de, masalarda bırakılan düzen için herkes işlevine devam etsin merakı var gibi.

    Yönetim kurulu seçimleri gizli oyla yapılır, oylar teslim edildikten sonra hemen herkes eski düzenini alıyor. Divan masasının önünde bulunan sandalyeler de tek tek boşalıyor ve herkes kongre öncesindeki eski vazifesini alıyor.

    Oysa daha gündem bitmedi. Daha denetim kurulu oluşacak. Daha dilek ve temenniler görüşülecek. Dilek ve temennilerde çok önemli konular var görüşülmesi gereken. Daha yaklaşık iki ay öncesinden lokalin kapatılması gündeme gelmiş, hep birlikte tepkiler koyarak belli kurumlara dileğimizi arzetmiştik. Yapılan isteklerin içinde bizim de yapacaklarımız vardı. Bütün bu çalışmaların içinde neler nasıl yapılmalıydı? Yeni yönetime destek nasıl verilecekti? Belli giderler için kaynak nereden sağlanacaktı? Bu ve benzeri konular bizim kimliğimiz için çok önemliydi. Çünkü geçmiş yönetim bu konudaki bazı kararlar konusunda ortak görüş belirtmişti. Bu fotoğrafın karesinde hepimiz varız. Bu durumu bir öz eleştiri olarak kabul edilmesini istiyor bu fotoğrafın neresinde olduğumuzun vicdanlarımızda muhasebesinin yapılmasını arzuluyorum.

    “İşim bitti canın cehenneme” mantığıyla dayanışmanın sağlanması çok zor. Çözümlerin altında hepimizin imzası olursa gücümüz dikkate alınır diye düşünüyorum.

08.03.2006


 

Bu yazı toplam 270 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim