ankara escort ankara escort bodrum escort ankara escort ankara escort ankara escort porno izle kayseri escort

  • BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 0 °C

Bizi biz yapan değerler ve çatırdayan toplum

Mustafa Öz

Türk milleti uzun tarihi yolculuğunda karşılaştığı olaylara karşı verdiği mücadelelerden tarihin karanlık sayfalarına gömülmeden çıkmasını bilmiştir. Milletimizin bu çetin yolculukta ayakta kalmasını sağlayan dinamikler, güçler nelerdi. Tesadüfen mi ayakta kaldık. Yoksa bizi farklı kılan bir şeyler var mıydı? Bu sorulara cevap bulduğumuzda her şey aydınlanmış olacaktır. İnsanlar yaşadıkları coğrafyaya, aileye, topluma ve inandıkları değerlere göre bir KÜLTÜR BİRİKİMİ oluşturuyor. Bu birikimin her damlasında yerine göre KAN, GÖZYAŞI, SEVİNÇ, HÜZÜN, KADER var. Engin tecrübe var. Türk milletinin oluşturduğu en önemli değerler nedir?

-Aman diyene karşı bağışlayıcılık
- Darda kalana yardım etmek
- Hürriyetine, bağımsızlığına canı pasına sahip çıkmak
- Yardımsever olmak
- Yolda kalana, aç olana, kapısına gelene karşı misafirperverlik göstermek
- Hak gaspına karşı olmak; yetim hakkı ve millet malı yememek
- İftira etmemek
- Eline, beline, diline sahip olmak
- Büyüğe saygı küçüğe sevgi göstermek, kadına karşı tecavüzkâr davranmamak.
- İnandıklarını yaşamıyla birleştirmek

İşte bizi biz yapan farklı kılan bazı değerler.

TV kanalının birisinde dünyanın jandarmalığına soyunmuş KÜRESEL HAYDUT ABD'lerinin Ankara büyük elçisi ile röportaj yapılıyor. TV spikeri büyük elçiye soruyor. Türkleri ve Türkiye'yi nasıl buldunuz.

Türkler çok misafirperver, cana yakın dost canlı ve yardımsever diye cevap verdi. İşte bu cevap beni toplumumuzun şuan içinde bulunduğu çöküntüyü ve geçmişteki durumunu değerlendirmeye yöneltti.

POPULİST KÜLTÜRÜN ETKİLERİ

Bu millet aydınlansın ülkesine milletine önder olsun diye Tanzimat’ta Avrupa'ya gönderdiği evlatlarının çoğu: aydınlanma yerine aşağılık kompleksine kapılıp geri döndüler. Batının kültürel değerlerini (yaşamını) ithal ederek bilimde irfanda yükseleceğimizi sandılar. Batıcılığı (batı hayranlığı) batılaşmak olarak savundular. Bu yanlışlık onları özlerinden uzaklaştırıp kabuk olarak kalmalarını sağladı. Milletten kabuk bir yaşam maddeli oluşturdular. O nedenle millet de onlara pirim vermedi. Oysa müspet ilimlerdeki gelişmeyi ülkemize taşıyabilseydik bu gün tartıştığımız pek çok sorun olmayacaktı.

Bizim AYDINLARIMIZIN ÖZLERİ AZ, ANCAK TALAŞLARI çok fazladır.

İçerde sesleri çok çıkar. Dışarıda hem ciddiye alınmazlar, hem de çabuk teslim olurlar. Çoğu midelerine düşkündür. Milli kültür, milli şuurları yoktur. Dünya vatandaşlığı, köksüzlük bilinçleri gelişmiştir. Yazılı ve görsel medyamızın çok uluslu şirketlerimizin köşe başlarını hep bu tipler kapmıştır. Son dönemde köklerine ve değerlerine sahip çıkan aydınlar çıksa da: diğerleri ülkenin omurgasına yerleştiği ve yüklerini tuttukları için onların karşısında tutunamamaktadırlar.

Toplumsal yozlaşma 1980 yılından sonra popülist kültürün baskın etkisiyle iyice artmıştır. Gençlerimizde saygı, sevgi azalmış.

Kaynağı önemli olmadan servet edinme. Para harcama markalı giyim, sorumsuz davranışlar çoğalmıştır. Kötü alışkanlık olarak görünen: sigara kullanma, içki, uyuşturucu, yanlış inanç ve ideal peşinde koşma artmış küçük yaşlara kadar inmiştir. Babaların ve annelerin unvanları değişmiş. Bizim ihtiyar veya bizim moruk olmuştur.

Bayramlar tatil fırsatı olarak görülmekte. Parası olan için ulaşılamayan, ulaşılamayacak hiçbir istek yoktur. Para vefasızlığı artırmış parası olanları pervasız ve saygısız sevgisiz hale getirmiştir. Aç olanı düşünen kalmamış kazanma hırsı modern köleliği (kapitalist sömürüyü) yaşamın gerçeği haline getirmiştir.

Hamileye, yaşlıya öncelik ortadan kalkmıştır. Suç işleme metotları, suç çeşitleri artmış, kapkaç hayatın bir parçası haline gelmiştir. Eğitim sistemi kokuşmuş okullarda cinsel istismar uyuşturucu ve kötü alışkanlıklar artmış. Eğitim ve öğretim kalmamıştır. Çocuklarımızı sokaklar teslim almaya başlamış ailelerin etkisi kalmamıştır. Devlet ise bu olup bitenlere iyi bir eğitim modeli ortaya koyamadığı için seyirci kalmamıştır. Ateşin kimi yakacağı belli değildir.

Sorumluluk taşıyan siyasetçi, bürokrat, işadamı ve her vatandaşa görev düşmektedir. Ateş bacayı sarmıştır. Tüm binayı (yurdu) sarmadan o güzel değerlerimize ve toplumumuza sahip çıkmalıyız. Sen çıkmazsan birileri çıkmaktır!

30.03.2007

Bu yazı toplam 762 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim