• BIST 89.109
  • Altın 146,701
  • Dolar 3,6410
  • Euro 3,9269
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 10 °C

Bolu Beyazı Saanen süt keçisi

Mustafa Namdar

Keçi dendiğinde inatçılığı çağrıştıran, ormanların tahripçisi hayvan aklımıza gelir. İnatçılığı belki; kendi cinsi içinde daha akıllı oluşundan, belki, ekmeğini taştan çıkarırcasına hareketli, yırtıcı engel tanımayan bir yapıya sahip oluşundandır. Gerçek olan bir şey var ki, koyun gibi olmayışıdır.

İlimizde yaptığı girişimler sonucu, Bolu çiftçisinin önünü açan, örnek çalışmalarıyla model olan, son uygulamalarıyla çok fazla emek harcamadan ekonomisine katkı sağlayacağı çatı altı hayvan üretmeye (keçi yetiştiriciliğine) yönlendiren Sn. Şerafettin Erbayram'ın Saanen İsviçre süt keçisi adaptasyon ve üretim çiftliğine gidiyoruz.

İl genel meclisi üyelerimizi bilgilendirme amaçlı bu davete Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı toplantısında yönetim kurulu üyelerinin de katılmasını istedi.

Gezinin hareket noktası kanatlı sektör için üretim yapan Kalite Yem Fabrikası. Burası çağa uygun bilgi işlemle üretim yapan modern bir fabrika. Yıllık üretimi yüzbin ton olan fabrikaya, hammadde teslimatında ilk işlem, çok hassas bir incelemeden geçmek üzere laboratuvarda numuneler üzerinde incelemeler yapılıyor. Burada yem içinde olmaması gereken zararlıların tespiti yapılıyor sonra ürün ayrı ayrı silolara alınıyor. Silolar bilgi işlemli otomatik. Kalite yem için istenen oranlar kayıt altına alındıktan sonra, otomatik olarak nereden ne kadar hammadde olarak karışım yapılacaksa sistem yerine getiriyor. Yem üretimiyle ilgili teknolojik bilgilendirme Fransızlarla işbirliği içinde oluyor.

Kuş gribinin olumsuz etkilemesi sonucu zor günlerin yeni yeni aşılmaya çalıştığını anlatan Sn. Erbayram, üretilen yemi kendi üreticilerine verdiklerini yakında işçilik ve ambalajlamadan tasarruf amaçlı dökme yem üretmeye başlayacaklarını ifade ederken, canlı üretimde hijyenik kuralların çok önemli olduğuna işaret ederek, zararlı haşaratı yok etmek üzere yemi üretim aşamasında 125 derecelik buhar işlemine tuttuklarını hatırlatıyor.

Yem fabrikasında bu bilgilendirmeden sonra adını “ Bolu Beyazı” koyduklarını “Saanen Süt Keçisi Adaptasyon Merkezinin” bulunduğu Kındıra köyüne gidiyoruz.

Burasının hindi üretimine başladığı ilk yer olduğunu söylüyor Sn. Erbayram. Öyle ayrıcalığı olan bir üretim merkezi değil. Her köyde her çiftçi ailesinin benzer ağılının olduğu gibi bir yer. Keçilerin özelliklerine göre birbirinden ayrılmasına yönelik çok küçük ayrıntılar dışında farklı bir şey yok.

Sistem Hollanda'da uygulanan sistemin aynısı. Keçi yetiştiriciliği için uzun araştırmalardan sonra Bolu iklimine uygun Zoonen bölgesinde yetiştirilen süt verimi emsallerine göre yüksek olan bu cinsin tercih edildiğini söylüyor Sn. Erbayram. İthal hayvancılıkta en büyük sıkıntının iklim uyuşmazlığı sonunda yaşanan sıkıntıları ortadan kaldırmayı amaçladıktan sonra keçi yetiştirme işlemine sekiz dişi ile başladıklarını, 1996 yılında son ithal olan hayvanların Bartın'dan alındığını, başlangıçtan bu güne çok ciddi anlamda kimlik bilgilerinin tutulup takip edildiğini, kulaklarında etiketleri olan damızlıkların anahtarı, kız kardeşleri ve kendi yavrularının kayıt altına alındığını öğreniyoruz.

Evcil olmanın sıcaklığı yanında çok akıllı ve asil oldukları hemen gözleniyor. Allah nazardan saklasın.

18.07.2006

Bu yazı toplam 254 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim