• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 18 °C

BOLU DAĞINDA MUHAMMED İKBAL ÇEŞMESİ

Suat Tosun

En son ne zaman suyundan içtim, bir türlü hatırlayamadım…

Muhammed İkbal  Çeşmesi;, Bolu Dağı‘nın  sonradan  tesis edilen  Otoban’ın Bolu  tarafında, ona çok yakın, kayın ve çam  ormanları nın kuytu bir köşesinde,orman yolunun kanarında ,galiba  1985-1988 yılları arasında  yaptırılan ,sanki  saklanmış,gizli tutulmuş bir çeşme.

Çeşmeye 100 m. uzaktaki yamaçta, 1984 yılında diktiğimiz Kayın orijin denemesi fidanlarında yıllık ölçme, sayım ve gözlemlerimiz oluyordu. Sonraları çeşme yapıldıktan sonra, çalışma ekibimizle defalarca sularından içip, öğleyin kumanyamızı kenarında oturarak yeyip, şükranlarımızı sunduğumuzu anımsıyorum.

Doğrusunu söylemek gerekirse, İkbal ın şahsiyetiyle ilgili kültürüm; yaklaşık 30 yıl kadar öncesinde sadece- hayatım boyunca bana Türki Devletler kadar yakın ve kardeş hissettiğim bir ülke olan Pakistan’ın büyük şairi olduğuyla sınırlıydı.

Bundan iki ay kadar öncesinde Değerli Ilahiyatçı Prof. Dr.Yaşar Nuri Öztürk Hocamızın Muhammed İkbal’in Atatürk hayranlığı üzerine bir TV sohbetini dinleyip  ve gazete köşe yazısını okuyunca, hemen Bolu Dağındaki  İKBAL  ÇEŞMESİ hatırıma geldi.1996-1997 li yıllarda tünel servis yolları genişletilirken bizim araştırma alanımızın üçte biri kaybolmuş, fakat  çeşmeye bir şey olmamıştı. Suları da akıyordu. Şimdiler de çeşmenin suyu hala akıyormu acaba? diye meraklandım.

15-16 yıl kadar önceleri Bolu Orman İşletme Müdürlüğü yapmış meslektaşım Kamber Öztoprak’ı telefonla arayarak çeşmenin durumunu sordum. Kamber Bey,-“2000 ‘li yıllarda çeşmenin onarıldığını ve sularının aktığını söyledi. Sonrasında Elmalık Orman işletme Şefini arayarak çeşmeyle ilgilenmesini rica etti. Sanırım tarihi ve manevi kültürel değerlerin önemini bilen meslektaşlarım bu İkbal Pınarının her daim akmasını bir emanet gibi algılayarak sürdüreceklerdir.   

Bu hafta başında Sayın Başbakanımız Pakistan’ın Pencap Eyaletine gitti.Pakistan milli şair ve filozofu Muhammed İkbal’in mezarını ziyaret etti.Bu haber ise bana yine suyundan defalarca içtiğim çeşmeyi anımsattı.

 

MUHAMMED İKBAL  (1877-1938)

-Pakistan’ın Pencap Eyaletine bağlı Siyalkot’ta dünyaya geldi.

-Ataları Brahman olan İkbal’in çok saygın bir ailesi vardı.Bu saygının önemi ise çok büyük kastta olan Brahmanlardan olmalarıydı.

 -Annesi  İmam Bibi idi.İkbal’e ilkokul çağına gelmeden  evde kuran dersleri vermişti

-.Muhammed liseyi İngilizce eğitim veren Scotch Mission College (İskoç Misyon Lisesi)’de okudu.1893 yılında bu okuldan  mezun oldu.2 yıl daha yüksek bölümünü okuyup,bu okulda hem batı ve hem doğu tarzında eğitim aldı.

-Lahorda üniversite eğitimini tamamladı.

-1905 yılında İngiltere’ye gitti.3yıl eğitim den sonra Almanya da Münih Üniversitesinde felsefe doktorasını yaptı. Ayrıca hukuk tahsilide yapıp avukatlığa başladı.

-27 Temmuz 1908 de Lahor’a dönüp akademisyenlik ve avukatlığa devam etti.

-1937 de kansere yakalandı ve 21Nisan 1938 de vefat etti.

 

MUHAMMED İKBALİN ŞAHSİYETİ VE TÜRKLERE OLAN DOSTLUĞU

Türkiye ile yakından ilgilenen İkbal bir Türkiye sevdalısıydı.

İkbal Çanakkale Savaşları sırasında rüyasında, Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V) e erişmiştir. Elinde içi kan dolu bir bardak vardır. Peygamberimiz ona sorar:   

-Ya İkbal bana ne hediye getirdin?

-Müslüman Türk Askerleri senin için Çanakkale’de savaşıyor, kanını döküyor. Sana onların kanını getirdim, Ya Resulallah

-Hz. Peygamber (S.A.V) bu bardağı alır, içindeki kanı eline, yüzüne sürer. Sonra da onlar için dua eder. Muhammed İkbal rüyadan uyanır. Büyük Lahor Meydanına gelir. Ve Pakistan Halkına bir konuşma yapar, gördüğü rüyayı anlatır. Ve Pakistan Halkı, bizim için kardeşin bile yapamayacağı bir fedakârlıkta bulunarak yardım toplar.

Türk Kurtuluş Savaşının en ümitsiz anlarının yaşandığı 1921 yılında Gazi Mustafa Kemal’in İslam âlemini ayağa kaldıran birkaç beyanname kaleme aldığı bilinmektedir. İkbal bu beyannameleri, yaklaşık 250 bin kişinin Kurban Bayramı Namazı için toplandığı Lahor’daki tarihi Bedşahi Camiinde, uzun bir konuşmayla okumuş ve şöyle demiştir:

-“Dua edelim kardeşlerim, o bayrak o burçlardan kıyamete kadar düşmesin, İslamın güneşi kararmasın. Allah, Müslümanları Hıristiyanlara karşı savunan Büyük Lider Mustafa Kemal’e yardım etsin. İslam’ın son askerlerini muzaffer kılsın”. İkbalin bu çok ünlü konuşmasından sonradır ki Hint Yarımadası Müslümanları, Türk Kardeşlerine büyük maddi destek sağlamışlardır (Nedim Asrar,1997).

Sayın Prof.Dr. Yaşar Nuri Öztürk’e göre (2013): son 700 yılın en büyük İslam düşünürü olarak kabul edilen Muhammed İkbal, kafasındaki düşünceleri hayata geçirme güç ve dehasına sahip bir tek Müslüman Önder tanıyordu. Gazi Mustafa Kemak Atatürk. Bunu gördüğü, buna inandığı için Atatürk’ü hep övgüyle anmış, ona hep dualar etmiş, onu tüm müslümanların umudu ve ufku olarak görmüştür.

Kendisine  “ Asrın Mevlanası “ (Rum-i Asr) denilen Allame Dr. Muhammed gerçekten de Mevlana’nın engin aşk felsefesinin, hayat ve dünya görüşünün çağımızda en büyük yorumcusu olan olan bir filozof şairdir( A.Karahan,2001).

İkbal 1911 yılındanberi bir Mevlevidir. Mimar olan kardeşi, İkbal için çizdiği ev planında, odasının yanında bir de salon koyunca cevabı “ne gerek var, bir oda bana yeter” olmuştur.

Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy ile de zaman zaman mektuplaşmış olan İkbal,

Aralarında düşünce de yakınlıklar ve benzerlikler olduğunu anlamıştır. İki şairde hürriyet ve istiklal âşıklarıydılar. İkisi de coşkun ruhlu ve, imanlı ve korkusuzdular.

-İkbalin sanal âlemde en çok dile getirilen bir kaç anlamlı sözünü aktarmadan yapamayacağım:

Hiç bir şey istememektir asıl büyüklük,

Her şeye sahiptir hiçbir şeyi olmayan,

Titrer yüreği bir hükümdarın,

Hiç bir isteği olmayan yoksuldan.

 

Hacdan dönen hacılara  “ Hicaz’dan hurmalar getirdiniz, peki Hz.Ebubekir’in bağlılığını, Hz.Ömer’in adaletini, Hz. Ali’nin şecaatini (yürekliliğini) getirdiniz mi? diye sorabilen büyük düşünürdür.

27 Aralık 1936 tarihinde ahirete intikal etmiş Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’a, Türk ve İslam büyüklerimize, şehitlerimize Ulu Tanrıdan rahmetler dilerim.

2014 yılının hepimize sağlık ve esenlikler, barış getirmesi temennisiyle hoşça kalınız.

30.12.2013

Bu yazı toplam 2724 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim