• BIST 92.709
  • Altın 211,735
  • Dolar 5,4835
  • Euro 6,1905
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 3 °C

Bolu emanetine sahip çıktı

Bolu emanetine sahip çıktı
Bolu'da bulunan 70 sivil toplum kuruluşu, İzzet Baysal Vakfı Başkanı Ahmet Baysal'ın çağrısı üzerine vakfına sahip çıktı. Hastanelerin dönüşüm sorununa dair basın açıklamasına imza atan Bolu Sivil İnisiyatif Platformu, sorunun çözümüne dair rapor sundular

Fotoğraflar için tıklayınız...

Haber: Adem GÜLER

Bolu kamuoyunu yaklaşık 2 haftadır meşgul eden hastanelerin dönüşüm süreci ve bu süreçte 350 sağlık çalışanının görev yerinin değiştirilmesiyle başlayan tartışmalar, İzzet Baysal Vakfı Başkanı Ahmet Baysal’ın Kamu Hastaneleri Birliği’ne yönelik yaptığı sitem dolu açıklamayla devam etti.Kamu Hastaneleri Genel Sekreterliği’nin, Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi Merkez Ünite’nin tadilat çalışmalarının başladığı ve yakında tam teşekküllü çalışmaya başlayacağını duyurmasına rağmen, diğer sorunlarla ilgili herhangi bir açıklama yapılmadı.

70’E YAKIN STK KATILDI

Bolu Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği önünde yapılan açıklamaya  Bolu Sivil İnisiyatif Platformuna bağlı 70’e yakın sivil toplum kuruluşunun temsilcileri ve yöneticileri katıldı.Platform adına açıklama yapan Hüseyin Aykan, hayırsever İzzet Baysal’ın sözlerini hatırlatarak “Devlet Üstün Hizmet Madalyası sahibi, hayırların efendisi ve Bolu’nun babası cennet mekan İzzet Baysal’ın kurduğu ve ‘Bolulular bu vakıf sizindir’ dediği için, Bolu halkı olarak son 15 gündür ilimizdeki hastanelerde uygulanmaya çalışılan işleyiş ve dönüşüm sürecine müdahil olma gereksinimi doğmuştur” dedi.

TOPLUMUN HER KESİMİNDE MAĞDURİYETLER OLUŞTU

Bu süreçte mağduriyetler oluştuğuna dikkat çeken Aykan, “Hem halk hem sağlık çalışanları hem de İzzet Baysal Vakfı nezdinde büyük tepkilere yol açan uygulamalar, oldubittiler ve bir türlü yerine getirilmeyen sözler, toplumun her kesiminde mağduriyetler doğurmuştur.Hastanelerin yılan hikayesine dönen Afiliasyon (birleşme) süreci ve iki yıldır kademeli olarak içi boşaltılan, devre dışı bırakılan, adeta çürümeye terk edilen İzzet Baysal Devlet Hastanesi ile İzzet Baba’nın ‘en büyük eserimdir’ dediği AİBÜ’nin Tıp Fakültesi hastanesi 3. Basamak hastaneye çevrilme çabası ortadaki sorunu çözmeyeceği gibi daha büyük olumsuz sonuçlar doğuracağı aşikardır” diye konuştu.

AHMET BAYSAL BOLU HALKINI GÖREVE ÇAĞIRMIŞTI

Aykan, İzzet Baysal Vakfı Başkanı Ahmet Baysal’a teşekkür ederek“Vakfın gerçek sahibi Bolu halkını göreve çağıran Vakıf Başkanı Ahmet Baysal’a, bize İzzet Baba’nın verdiği görevi hatırlattığı için teşekkür ediyoruz. İzzet Baysal Vakfının gerçek sahibi olan Bolulular olarak tek isteğimiz, Merkez Ünite’nin 2.-3. basamak ayrımından ziyade etkin, verimli, Bolu halkının yararına olacak şekilde geçmişte olduğu gibi aktif kullanımını istemekteyiz” dedi.

Bolu Tabipler Odası Başkanlığı, Bolu Aile Hekimleri Derneği, Bolu Diş Hekimleri Odası, Türk Sağlık-Sen Bolu Şubesi ve Sağlık Emekçileri Sendikası tarafından hazırlanan konuya ilişkin kapsamlı raporu da kamuoyuyla paylaşılan Aykan, “İnanıyoruz ki; İzzet Baysal Devlet Hastanesi ikinci basamak sağlık hizmeti veren aktif çalışan bir sağlık kurumuna dönüştürülmesi her geçen gün daha da yetersiz hale gelen Köroğlu Ünitesinin yükünü hafifleteceği gibi Bolu Halkının daha ferah ve kaliteli sağlık hizmeti almasını sağlayacaktır.

GENİŞ KAPSAMLI RAPOR SUNULDU

Bu açıklamamızın ekinde kamuoyuna sunduğumuz çözüm önerileri ve halkın isteklerinin ilk ağızdan yetkililere aktarılması için sağlık camiasında hizmet veren STK’ların karar süreçlerine ve yapılan çalışmalara dahil edilmesini yetkililerden talep ediyoruz. Son olarak Bolu halkının Vakfına sahip çıktığını, vakfın ve eserlerinin Bolu’nun olduğunun bilinciyle sahip çıkmaya devam edeceğinin bilinmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.Raporda mevcut hastane paylaşımının getireceği sorunlar hem halk açısından hem de sağlık çalışanları açısında geniş olarak değerlendirilerek kamuoyuna sunuldu.

İŞTE O RAPOR;

MEVCUT HASTANE PAYLAŞIMININ GETİRECEĞİ SORUNLAR

HALK AYAĞI

1.        Halkın daha kaliteli sağlık hizmeti alabilmesi için, hizmet sunumunun genele yayılması daha iyi olacaktır. Mevcut durumda Köroğlu Ünitesi ve Kadın Doğum-Çocuk Ünitesindeki yığılma sağlık personeli başına bakılan hasta sayısını artırıp ayrılan sürenin azalmasına, dolayısı ile nitelikli sağlık hizmetinin düşmesine neden olacaktır. 

2.      Gerek Köroğlu Ünitesi- gerekse de Kadın Doğum ve Çocuk Ünitesinin mevcut fizik şartları yetersiz olup, bakılması öngörülen hastaların %80’ini nitelikli şekilde hizmet vermek için kaldıramayacağı düşünülmektedir.

3.      Mevcut personel dağılımında çalışanların isteğinin, hizmet puanının, sertifika mevcudiyetinin sorgulanmaması çalışma barışını negatif etkileyecek olup, bunun da her ne kadar çalışanlar hastalarını mağdur etmek istemese de negatif yansımaları olacaktır.

ÇALIŞAN AYAĞI

1.      Mevcut personel dağılımında 2. ve 3. Basamak çalışanların personel dağılım planlamasında Sağlık Bakanlığı’nın yönetmelik, mevzuatına aykırı hareket edilmiştir. Şöyle ki, çalışanların tayinleri çıkartılırken istek, hizmet puanı, sertifika mevcudiyeti gibi hiçbir kriterin sorgulanmaması kanuna aykırıdır. Bu konuda mevcut mahkeme kararlarının uygulanmayışı, devlete daha fazla hizmeti olanları cezalandırılmış gibi algı yaratılması çalışanları huzursuz etmiştir. Yaklaşık 700 sağlık çalışanının bu konuda mağduriyeti, aileleri ile birlikte 2000 kişiyi kapsayacaktır. Bu durum çalışma barışını negatif etkileyecek olup, bunun da her ne kadar sağlık çalışanları hastalarını mağdur etmek istemese de sizler de hak verirsiniz ki, huzurlu olmayan bir insan nitelikli hizmet veremeyeceğinden, hastalara negatif yansımaları olacaktır.

2.      Ortak kullanım protokolü imzalanırken öncelikli amacının eğitim kalitesinin artırılması ve iş gücü-alet edevat kullanımının devlet açısından en efektif olması ifade edilmiş idi. Geçtiğimiz 15 aylık süreçte gerek asistan hekimlerin, gerekse de stajer öğrenci-internlerin daha fazla hasta gördüğü, daha nitelikli yetiştiği görülmüştür. Bundan sonraki süreçte ise Eğitim hastanesinin hastasının azalacak olması, yetişmekte olan hekimlerin daha az hasta görmesi ve kalitesinde düşme olmasına neden olacaktır. Örneğin acil servis rotasyonunda 24 saatlik bir nöbette ortalama 500-800 arası hasta gören hekim ve hekim adayları, mevcut sistemde 50-60 hasta görecektir. Bu da geleceğimizi sağlık alanında emanet edeceğimiz hekimlerimizin ne derece nitelikli yetişeceği konusunda kaygı oluşturmaktadır.

3.      2. ve 3. Basamak ayrımında yeni kurulan Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi’nin borcunun 0 TL olarak başlayacağı, mevcut Abant İzzet Baysal Üniversitesi İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin ise mevcut borcu yükleneceği, bunun çok ciddi boyutta rakamlar olduğu ifade edilmektedir. Mevcut sistem yürürken alınan alet edevat, tetkik malzemeleri, hizmet alımı ile ilgili borçlar paylaşılması gerekir iken 3. Basmakta bulunan personelin üzerine yıkılacaktır. Bu da dağıtım yapılırken gözetilmeyen adaletsizliği daha artıracak, 3. Basamak personeline ciddi bir ekonomik yük getirecektir.

4.      Eğitim ve Araştırma Hastanesi kurulurken, Üniversite yerleşkesinin telefon santrali, satın alma, fatura, özlük birimi dağıtılmış, acil servisi pasifize edilip hemen hemen kapanma noktasına getirilmiştir. Belirli bir seviyeye ulaşmış olan hasta potansiyeli, acil servisin kapanma noktasına gelmiş olması nedeniyle azalmıştır.  Bu durumda fatura birimi, özlük birimi, satın alma biriminin, hastane santralinin normal çalışma performansına ulaşması ayları alacaktır. Ayrıca acil servisin de eski hastane potansiyeline ulaşması da belki 1 yılı alacaktır. Bu durum sağlık çalışanlarının özlük haklarının gerilemesine, hastaların da nitelikli hizmet almasına engel teşkil edecektir.

5.      Üniversite ve Sağlık Bakanlığı personeli bir araya getirlip, çalışma barışının sağlanması gerekirken maalesef yöneticiler tarafında hep rakip olarak sunulmuştur. Örneğin öğretim üyelerinin çalışmadığı, ameliyatların azaldığı, uzman hekimlerin çalışıp hocaların para aldığı gibi propoganda, bel altı vurmalar çalışanları ayrıştırmıştır. Rektörlükten alınan bilgiye göre, Afiliasyon öncesi Kamu Hastaneler Birliğine Bağlı Hastanelerin yaptığı A grubu ameliyatlar yılda 90 civarında iken, afiliasyon sonrası yılda 750 civarında olmuştur. Bu durum diğer hizmetlerde de aşağı yukarı aynı şekilde gelişerek ve artarak devam etmiştir. Burada istenen öğretim üyelerinin sabah 8-akşam 17:00 poliklinik-ameliyat hizmeti verilmesidir. Öğretim üyelerinin eğitim, bilimsel araştırma hizmetini ikinci plana atması istenmiştir. Öğretim üyeleri asistan nezaretinde hemen hemen tüm hastalar konusunda bilgilenmekte, klinik viziti yapmakta, riskli hastaları ise bizzat görerek tedavisini planlamaktadır. 

VAKIF, KAMUOYU ve ÇALIŞANLARIN TEMSİLCİSİ SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI AYAĞI

1.      Afiliasyon süreci devam ederken, Merkez Ünite olarak tanımlanan bölümün hizmet planlaması adeta yılan hikayesine dönmüştür. İlk başta dönemin Genel sekreteri Dr. Murat ÖZMEN tarafından Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi yapılacağı ifade edilmiştir. Bununla ilgili bir çalışma planı yapılmış, Sağlık Bakanlığı’ndan bütçe bile çıkartılmıştır. Daha sonra Genel Sekreter değişikliği ile Merkez Ünitenin Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi olma fikrinden vazgeçilmiştir. İlerleyen süreçte yine Kamuoyu, Çalışanlar, Sivil Toplum Kuruluşları ve İzzet Baysal Vakfı’nın haberi olmaksızın AMATEM olarak düzenlenmesi konusunda çalışma yapılmıştır.  Bu konuda gelen tepkiler üzerine bu fikirden de vazgeçilmiştir. İlerleyen süreçte Temmuz 2015’de Merkez Ünitenin Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi ile birlikte 2. Basamak hastane yapılacağı dedikodusu çıkartılmıştır. Sağlık Bakanlığı’nın 09.07.2015 tarih, 867 sayılı yazısı ile bunun onaylandığı da anlaşılmıştır.

Garip bir şekilde onaylanmış olan bu yazı, çalışanların, taraflardan olan Rektörlük Makamı’nın, ilgili sendikal kuruluşların, İzzet Baysal Vakfı’nın ve kamuoyunun haberi olmaksızın, adeta yangından mal kaçırırcasına gizli-kapaklı 14.10.2015 tarih 1292 sayılı yazı ile bir kez daha değiştirilmiştir. Nihayetinde mevcut huzursuzluğu sebebini teşkil eden Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi ile Köroğlu Ünitesi 2. Basamak olmuş, 3. Basamak ise Merkez Ünite ile Üniveriste yerleşkesi olmuştur. Rektörlük Makamı tarafından böyle bir ayrışmadan haberi olmadığı kamuoyu ve ilgili kuruluşlara deklare edilmiştir. Bu uygulama fiili olarak afiliasyonu bitirecek bir uygulama olup, protokoltek taraflı olarak bozulmuştur. İzzet Baysal Vakfı’nı, Rektörlük Makamı’nı, çalışanların temsilcisi olan STK’ları ve kamuoyunu bilgilendirmeden yapılan böyle bir uygulama kanun, hak-hukuk tanımamazlık ve adaletsizlik içermektedir.

2.      İzzet Baysal Vakfı’nın yaptığı kamuoyu açıklamasında Merkez Ünite’nin bu şekilde atıl tutulmasının kabul edilemeyeceği, Bolu İli Kamu Hastaneler Kurumu Genel Sekreterlik Makamına yazdığı yazıya cevap verilmediği, adeta görmezlikten gelindiği ifade edilmiştir. Aynı tutum ve davranış maalesef diğer STK’lar, rektörlük makamına karşı da sergilenmiştir. İzzet Baysal Vakfı’mız merkez ünitenin 2.-3. Basmak ayrımından ziyade etkin, verimli, Bolu Halkı’nın yararına olacak şekilde kullanımını istemektedir. 1997 yılında rahmetli büyüğümüz İZZET BAYSAL, bu hastaneye check-up yaptırmak için geldiğinde, aldığı hizmet ve halkın orada cıvıl cıvıl bir sağlık hizmeti alışını gördüğünde gözlerinin dolmuş, Yiğeni AHMET BAYSAL’a yaptıkları en iyi hizmetlerden biriolduğunu ifade etmiştir. İsteği ise hastanenin Bolu Halkı’na dolu dolu sağlık hizmeti veren bir kurum olarak değerlendirilmesidir.

3.      Bilindiği gibi Sakarya, Kütahya, Karabük, Samsun, Erzincan ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi Rize’de 2. ve 3. Basamak ayrımı mevcut değildir. Bolu ilinde niçin böyle bir ayrım yapıldığı anlaşılamamıştır. Mevcut durumda 2. ve 3. Basamak ayrımının kaldırılarak, istek, liyakat, hizmet puanı, sertifika mevcudiyeti, kanun ve yönetmeliklere bağlı bir personel dağılımının sağlanmasının Bolu İlindeki nitelikli sağlık hizmeti için en uygun uygulama olacağını düşünüyoruz.

4.      Merkez Ünite’nin bir heyet oluşturularak, Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi, Yoğun Bakım ve Palyatif Bakım Merkezi, Onkoloji merkezi veya şu anda aklımıza gelmeyen nitelikli sağlık hizmeti veren efektif bir merkez haline getirilmesi en uygun yaklaşım olacaktır. 

SONUÇ OLARAK BOLU SİVİL İNSİYATİF GRUBU OLARAK, SAĞLIK KURULUŞLARININ, BOLU HALKININ DAHA NİTELİKLİ VE GÜLERYÜZLÜ HİZMET ALDIĞI, TÜM ÇALIŞAN SAĞLIK PERSONELİNİN LİYAKAT, İSTEK, ÖZLÜK, KIDEM, KANUN VE YÖNETMELİKLERE GÖRE DAĞILIMININ YAPILDIĞI, GÜLERYÜZLÜ, HUZURLU HİZMETİN VERİLDİĞİ BİR KURUM HALİNE DÖNÜŞMESİ EN BÜYÜK TEMENNİMİZDİR.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
  • Bolu’nun adı nereden geliyor?16 Kasım 2017 Perşembe 13:35
  • 1 yılda 26 orman yangını çıktı02 Ekim 2017 Pazartesi 00:16
  • Beyaz et sektöründe flaş gelişme11 Ağustos 2017 Cuma 21:25
  • Bu açıklama birilerini kızdırır08 Ağustos 2017 Salı 11:42
  • “Cemaatin değil devletin rektörü olsun istiyoruz”30 Temmuz 2017 Pazar 16:22
  • FETÖ’nün prensi hemşerimizmiş14 Haziran 2017 Çarşamba 13:22
  • Şehidimizin türküsü ağlattı08 Haziran 2017 Perşembe 14:55
  • Erpiliç, Türkiye’nin en güçlü 93. markası oldu08 Haziran 2017 Perşembe 09:11
  • 25 yıl önce 25 yıl sonra ŞENOL GÜNEŞ04 Haziran 2017 Pazar 15:29
  • Bedeli düşük gösterene çifte ceza31 Mayıs 2017 Çarşamba 13:29
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim