• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 15 °C

BOLU GAZETECİLER CEMİYETİ’NİN YENİ CEZA YASASI VE CUMUK İLE İLG

Mustafa Öz

            25.03.2005

Seminer, 19 MART CUMARTESİ günü saat:10. 00’da başladı. Seminere Av. Sezai ÇAVDAR Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kriterleri yönünden, Av. Tanju Özcan ise; Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemeleri usul kanunlarında, basın yoluyla işlenen suçlar, basın mensupları tarafından işlenen suçlar, basın-yayında suç sayılan konular üzerinde ilgili maddelere ATIFTA bulunarak açıklamalarda bulundu. Av. Ekrem ASMA ise; Hukuk doktrinine göre, hukuki sorumluluklar, haklar üzerinde açıklama ve örneklerle bilgi verdi.

Kanaatimce faydalı bir toplantı oldu..! Bizim anlı şanlı MEDYAMIZ, özellikle de KARTELCİ MEDYAMIZ herşeye AT gözlüğü ile bakmaya alışkın olduğu için, AB kriterleri içerisinde DAYATILAN, ancak gerçekten bir ihtiyaç haline gelmiş olan CEZA KANUNU ve CUMUK için yeterince inceleme ve araştırma yapmamıştı. Çünkü bu kanun AB tarafından isteniyordu. AB istediğine göre ve kabul edildikten sonra hiç sesleri çıkmadığına göre herşey iyi olmalı idi..! Oysa hiç de öyle olmadığı 1 NİSAN YAKLAŞTIKÇA ciddi kişilerce ortaya konmaya başlandı. Yeni kanun basının elini kolunu adeta bağlıyordu. Dün güle oynaya değişikliği alkışlayanlar, şimdi mosmor olmuşlardı... Kamuoyunu oluşturmada ise geç kalmışlardı. Ne yapmalı, ne etmeli derken birileri çıktı. Yahu kanun yürürlüğünü bir yıl ertelettirelim, o zamana kadar da işi düzeltiriz hesabındalar..!

Yeni kanunda herşeyi para olarak gören boyalı basın, kartel medyasının işine gelmeyen ama; kişilik hakları, haberleşme, gizliliğin ihlali, konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, basın yoluyla hakaret, özel hayatın gizliliği, nitelikli suçlar, müstehcenlik, iftira, adli yargılamayı etkilemeye çalışma gibi düzenlemeler var. Bu düzenlemeler basın özgürlüğüne kısıtlama olarak görülüyor ve değerlendiriliyor.

Geçmişte basın özgürlüğünü hoyratça kullananlar, bu işten zarar gören tarafları hiç dikkate almadılar. Herşeye para gözüyle baktılar. Ama basın özgürlüğünün arkasına saklandılar. Evet yeni kanunda AÇIK OLMAYAN (MUĞLAK) maddeler var. Bunların daha açık tarifi yapılmalı. Bu haliyle çok canlar yanabilir.

ÇİFTE STANDART

Milletimize AYRILIK, AYKIRILIK eski tabiri ile TEFRİKA sokanlar, özellikle toplumsal menfaatler, milli konular, kamu vicdanı açısından ortak noktada buluşup sorunlarımızı çözmemizi de engelliyorlar. Neredeyse hiçbir konuda fikir birlikteliği oluşturamıyoruz. Adam milliyetçiyim diyor. Her milliyetçinin kafasında ayrı bir tarif var. İslamcıyım diyor. Herbirinin kafasında ayrı bir Müslümanlık, ayrı bir İslami anlayış var. Sosyalistim diyor. Ama NEOCON’ların uşaklığını yapıyor. Bu ülkede doğmuş, büyümüş, ülkenin ekmeğini yemiş, hem kendine, hem milletine yabancılaşmış ben AYDINIM diyenler aklına geldiği gibi konuşuyor. Hareket ediyor.

-AB konusundaki tehlikelere dikkat çekiyorsunuz, hiç ses çıkarmayanlar var..! Hiç incelemeye gerek duymayanlar var.

-LAİKLİĞİ dinsizlik olarak algılamayı sürdürenler var.

-LAİKLİĞİ dini inançlar üzerinde baskı aracı olarak kullanmak olarak algılayanlar var.

-Demokrasiyi hazmedemeyip başka rejim özentisinde olup; demokrasinin nimetlerini kullananlar var.

-Millet için esas tehlike; bölücülük, milli bütünlüğümüzün bozulması, dış politikada milli duruşun bozulması iken bunları görmeyenler var.

-Dün bu ülkede yapılanları beğenmeyip ben daha iyisini yapacağım diyerek yola çıkan ama TESLİMİYETTEN başka birşey yapamayanlar var.

-Hürriyet, demokrasi, kişisel özgürlük diyerek; radikalleri, bölücüleri, suçluları, suç örgütlerini azdıranlar onların ekmeğine yağ sürmeye devam edenler var.

-İnançlarımızı siyasallaştırıp; örselenmesine, itilip kakılmasına (DÜNYADA İSLAMIN TERÖRİST DİN OLARAK) bu şekilde algılanmasına sebep olanlar var.

-Dostunu bilmediği gibi düşmanını da bilmeyenler var. Sapla samanı karıştıranlar var.

-Ülkeyi soyup soğana çevirenleri saygın adam rolüne taşıyanlar var. Kendi hırsızımızı yüceltip, başkasının hırsızının peşine düşenler var.

-İdeolojilerinin dar kalıplarını ve mensup oldukları topluluk cemaat, parti görüşlerini aşamayıp herşeye AT gözlüğü ile bakanlar var..!

-Kendini akıllı, başkalarını hep APTAL görenler var.

-Sömürüyü ilahi bir kavram gibi sananlar var.

-Kendi adamını ilahlaştıran, kendi adamını en iyi gösteren, diğerlerini adam yerine koymayanlar var.

-Kendi değerlerimizle, kendi benliğimizle hareket etmemiz halinde çözülebilecek sorunlar için: Başkalarının himayesine, yardımına sığınanlarımız var.

Bu çifte standartlara her gün yenileri ilave oluyor. Hiçbiri azalmıyor. Çoğalıyor. Çoğaldıkça TEFRİKA artıyor. Arttıkça toplumsal mutabakat bozuluyor. Güven kalmıyor, inanç kalmıyor. Ülke ve insanımız KAOSA sürükleniyor. Ben kendimi kurtarayım. Ben ailemi kurtarayım demek sonuca götürmüyor. Trafik canavarı yolda, kapkaç caddede, inşaat hırsızı depremde, orman katliamcısı; kuraklık, çöl, susuzlukta, ahlaksız, tecavüzde, iyi hazırlanmamış kanun hak kaybıyla karşına dikilebilir. O takdirde kendini kurtarman yetmez. Bireyci düşünce VAHŞİ KAPİTALİZMİN temel felsefesidir..! Bireyden topluma gitmeyen; inançlarla doldurulmamış hiçbir fikrin, hareketin ÇİFTE STANDARTLARDAN kurtulması mümkün değildir..!

Toplumun ihtiyaçlarını, toplumsal mutabakatla tespit edip çözelim..! Aksi halde daha çok konuşuruz... Tartışırız.

Bu yazı toplam 366 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim