• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C

Bolu Öğretmen Evi öyküsü-2

Mustafa Namdar

Bolu öğretmeninin hayali gerçeğe dönüşüyordu. Ve ilk kazma vuruldu, kesilen kurbanın kanı üzerine. Kalem tutan eller, zaman zaman kürek sapı tutmaktan nasırlaşıyor. Çatlayan ellerin içini kis toprağın kırıntıları dolduruyordu. Arı gibi çalışıp, katkı sağlıyordu köydeki kentteki öğretmenim... Amelesi ustasıyla omuz omuza sallıyordu, bir kısmını şimdi rahmetle andığım öğretmenlerim, kazmayı. Kolay mıydı kis toprağın kara bağrında çukur açmak? Aşık Veysel’in sadık yâri değildi kara toprak, direndikçe direniyordu.

    Santim santim de olsa, azmin önündeki güce karşı koyamıyor; derinleşen çukurlarda kahrından sanki un ufak oluyordu temel toprağı. Kürek kürek atılarak yerini terk eden toprak, bir başka yeri işgal ediyor, dağ dağ yığınlar halinde sanki baş kaldırıyor gibi. Atı arabası mı var garibim öğretmenimin ki, taşısın başka mekânlara, yeniden hayat vermek için küçücük tohumlara. Tohumlar yol bulup ulaşsın karanlıktan güneşe de çiçekler açsın, meyvalar versin tıpkı öğretmenimin emekleriyle düşünceleri gelişip şekillenen bebeler gibi...

    Hani denir ya, doğru kulun yardımcısıdır Hazreti Allah. Yığın yığın biriken toprağı, atıveriyordu kamunun kamyonları, imdada yetişiyordu öğrenciler...

    Gün be gün yeni oluşumlarla hızla ilerliyordu inşaat. İğneden ipliğe, inceden inceye yapılıyor hesaplar. Kılı kırk yarıyordu günün yönetimleri. Az para ile çok iş yapabilmek için, bazen aklını kullanıyor bazen gücünü. Bir yevmiyenin hesabını yaparak, yükleniveriyor çimento torbasını, amele niyetiyle.

    Temelinden çatısına, alın teri olan öğretmenimin yükseldikçe eseri, gururlanıyor. Gururlandıkça, bir an önce bitirebilmenin hırsıyla tetikleniyor. Bazen teberrü diye, kesiverselerde 25 lirayı, hiç kimsenin suratı ekşimiyor. Hiç kimse de “bana ne öğretmen evinden” diye, tekere çomak sokmuyordu. Öğretmenin başarısı, öğretmenin namusu oluvermişti evimizin inşaatı. Üç kat görkemli bir eser göstermişti kendini. Altı dükkan, ortası lokâl, üstü kütüphane ve bayan öğretmenler için dinlenme mekânı. Kabası incesi derken, Güneykaya İşhanı ile, binamız arasında bir boşluk oluştu. Orası da alınarak tamamlandı inşaat.

    Bolu öğretmeni, büyük bir özveriyle bir ilke imza atmış, belki yurt dışında da örnek olabilecek bir eseri, kendi alınteri, kendi emek gücüyle yapmış, “yuvam” dediği bir mekâna sahip olmuştu. Öğretmen mutlu, öğretmen huzurlu. Sevincin, tasanın paylaşıldığı bir mekânımız vardı artık. Toplantı mı yapılacak, ne gam, bir salonumuz vardı? Oturup sohbet edecek, iki zar atıp şeş kapısını kapatabilmek için bir oyun alanımız, hatta yorgunluğu atacak, düşünceleri parlatacak, iki duble alacak, Sait Usta’nın lezzetli soğuk meze ve köfteleriyle damak tadını alacağımız doyunma yerimiz bile vardı.

    Sadece öğretmenlere mi hizmet veriliyordu? Şehir kulübü gibi, savcısı, hakimi ve saygın bürokratlarda şeref konuğumuz oluyordu.

    Sıkıntılı günler geride kalmış. Başkalarının ocağına sığınıp, bir bardak çayı içebilmek için, ezilip büzülmüyorduk. Başımız dik, yüreğimiz huzur dolu, görevde başarı için uğraş veriyorduk.

    Bazen hiç bir şey arzu edildiği gibi gitmiyor. Bazen özgürlükleri gereği gibi kullanamıyor, giyilen gömleğin, üstlenilen misyonun içinde kayboluveriyorsunuz. Yaşadığımız mutluluğu kaybedeceğimizi hiç düşünmeden demokratik özgürlükler için başlayan tartışmalar oturuverdi birden gündeme.

    Huzur çatlamış, su almaya başlamıştı tekne, ne olduysa bu tartışmaların gafletinde oldu.

    Çatı birden tepemize yıkılıverdi, altında kaldık kırıldı kolumuz kanadımız...

30.11.2005

Bu yazı toplam 346 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim