• BIST 97.726
  • Altın 145,645
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0008
  • Bolu 15 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 20 °C

BOLU ve TURİZM SAFSATASI

Şenda Aksungur

Şimdi diyeceksiniz neden safsata dedim
Un var şeker var yağ var ancak helva yok ortada niye acaba.Yılarca Bolu Turizmlemi kalkınsın yoksa sanayileşsinmi kavgası sürdü sanki Boluda gerçekleştirilmek istenilen ağır sanayi hamlesi varmış gibi.Sonra unutuldu ve Turizm yine dillere düştü.Tamam hadi yapılsın ancak gerçekleşen ele gelen ne var .

Bu olayın stratejisi yok çünkü Tüm resmi kurumlar belediyeler özel idare orman teşkilatı hepsi ayrıbir telden çalıyor ahenk bir türlü oluşmuyor gibi.Hani Karacasuya büyük bir Termal otel yapılacaktı yani sağlık turizmi bir yerde öne çıkacaktı arkası gelmedi.Özel teşebbüs vasıtasıyla modern bir otel yapıldı ancak belirli bir kesim ve sayıdaki insanlar bundan yararlanabileceklerdir.Ben bütün kesimlerin yrararlanabileceği ve yaygın olacak birturizm hareketinden bahsediyorum.

Seben yoluna kocaman su sporlarını çok rahatlıkla kapsamına alabilecek Taşlıyayla göleti yapıldı neden turizm bölgesi olmadı çevresi .Bırakın herhangibir tesis yapılmasını kamping alanı bile yapılmadı.Hata burası İstanbul için düşünülen Olimpiyat oyunlarına bile yardımcı olabilecek bir kısmını taşıyabilecek bir şehir haline kolaylıkla gelebilir.Yukarıda Aladağda modern değil ama hala hizmet veren tesislerden başka ki onlarda turizm amaçlı değil sporcular ve izciler için yapılan yerler dir hiçbir şey yok.Gölcüğün durumunu geçen hafta yazdım içler acısı .

Türkiye'nin incisi Abant geçen sene az daha elden gidiyordu neyse direkten döndü her ne kadar doğal yaşam zarar gördüysede kendini topladığını temenni ediyoruz.Yedigölleri hiç yazamıyorum yıllarca yolunu yaparsak şöyle olur yapmazsak böyle olur diye var gel yapmaktan başka ne yapıldı bilmiyorum Halbuki Yedigöllerin sadece göl olan mevkisi değil yol güzergahıda eşsiz manzarası ve bitki örtüsü olan bir bölgedir.Yol boyunca çayırlarda hele çok yakınındaki yaylada açan çiçeklerin güzelliğini dünyanın hiçbir yerinde bulamazsınız.İsimleri bile insanı cezbeden Büyük göl Küçük göl İnce göl Nazlı göl Sazlı göl ve diğer leri ve az ilersindeki küçük şelalesiyle bambaşka bir dünyanın kapılarını açar ziyaretçilerine.Yedigöllerin efsanesini hiç duydunuzmu bir zamanlar bir Bey oğlunun okuyla vurulan ve aslında gençbir kız olan güvercinin gözyaşlarından oluştuğunu anlatan hikayeyi hiç okudunuzmu veya duydunuzmu.Bolunun birde tarihi yönü var dır vede aslında maalesef göz ardı edilmekte olmasına rağmen tarihi binlece yıl öncesine dayanmaktadır.

Gelmiş geçmiş medeniyetlerden biri olan ve Roma devrinin eserleri hemen hergün karşımıza gelmektedir.Şimdi soruyorum dünyada kaç şehrin içersinde Roma medeniyetinden kalan ve günümüze kadar erişen 'stadion' var ve neden atıl olarak durmaktadır Madem önemi yoktu neden orada evleri olan insanlara yeniden yapı yaptırılmıyor ve adeta sokağa atılmış eskibir eşya gibi atıl ve bakımsızlık içinde kalmasına göz yumuluyor.Yine Osmanlıdan kalan ve eşsiz bir tarihi eser olan Taşhan neden adeta atıla yakın bir haldedir neden parlak bir ticaret ve turizm öğesi haline gelmemektedir.Yedigöllerin efsanesi gibi eskiden Bolu Cladyapolisken yaşamış yalnız bir gladyatörün hikayesini ,kaplıcalarda iyileşmek isterken maalesef hayatını kaybeden Romalı artistin hikayesini okudunuzmu.Ki bunları Romalılar sutunlara yazmışlar.Ya peki halk kahramanı ve şair Köroğluna ne oldu niye Tavuk festivali yapılıyorda Köroğlu adına veşair Dertli adına kültür ve sanat içerikli festivaller yapılmıyor.Eserleri dile getirilmiyor günümüzün şair ve yazarları çağrılmıyor Güzellik yarişması aklınıza geliyorda kültür ve sanat içerkli yarışmalar paneller neden aklınıza gelmiyor acaba.

İşte bu tip hikayeler tarihi özelliklerve isimler yöresel adetler ve yemekler ve hatta yeme biçimleri bile turizmin asıl ögeleridir ancak tüm bunları belirleyip yörelerin haiz olduğu diğer zenginliklerle harmanlıyarak ortaya çıkarmak ve dünyaya açılmaksa ust düzey yönetimlerinin bir plan dahilinde ve ahenkle yapacağı çalışmalarla turızmi kalkınmayı pompalayacak bir endüstri haline getirmeleriyle olacaktır. Şimdi yine ümidimizi kesmeden birgün bunların gerçekleşeceğini bekliyoruz.

03.10.2011


Bu yazı toplam 1189 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim