• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 10 °C

Bolu’da çevre sorunları

Bülent Dinçtürk

Son yıllarda dünyada, çevre konusunda büyük atılımlar ve gelişmeler yaşanmaktadır. Bilhassa insan sağlığının ön planda ele alındığı çok olumlu ve bilimsel veriler ortaya konmaktadır. Ülkemizde de çevresel potansiyelin kaybolmaması için yeni Çevre Kanunu çıkarılmış ve evvelki gün cezai maddeleri yürürlüğe girmiştir.

Peki, dünyada ve ülkemizde bütün bu gelişmeler yaşanırken, Bolumuz’da neler yapılmaktadır. Gerçekten bu hususu iyi gözlemlemek gerekir. Bolu’nun geleneksel yapısı burada ön plana çıkmakta ve maalesef ilgililer seyirciler görevlerini kusursuz olarak yerine getirmektedirler.

Çocukluğumuzda Bolu’nun tek yüzme ve balık avlama yeri olan Büyüksu, bugün yürekler acısı bir durumdadır. Simsiyah akmakta ve yetkililer de bakmaktadır.

Peki sizler bunu görmüyor musunuz? Bu dereye arıtma yapmadan kullanma suyunu veren kuruluşları niçin kontrol etmiyorsunuz? Yoksa ülkede, çıkan Çevre Kanunlarından haberdar değil misiniz? Bu sudan sulama yapan köylerimiz var. İnsanların zehirlenmesine nasıl ne niçin göz yumuyorsunuz? Kuruluşların arıtma tesisi olduğu halde bunu çalıştırmayanlara yasalardaki maddeleri niçin uygulamıyorsunuz? Görevli bulunduğunuz makamlar YAN gelip YATMA yeri mi?

Dere boyunda bir sürü tesis kullanma suyunu buraya veriyor. Yoksa siz bunların varlığından haberdar değil misiniz?

Büyüksu deresinin çevresinde açılan kuyulardan su numunesi alın ve kolili çıkacağını göreceksiniz. Gidin de derenin simsiyah aktığını görün de belki utanırsınız. Sizlere iyi uykular.

Gelelim ikinci konuya: Senelerdir Bolu halkı, kış mevsiminde zehir soluyor. Bu konuda da Bolu’da fazla bir ilerleme olmamıştır. Sözde torba ile ithal kömür satılmaktadır.

Ancak bütün herkesin bildiği başka acı bir gerçek daha var. Yaz aylarında Türkiye’nin çeşitli yerlerinden düşük kalorili ve kükürt oranı yüksek, ancak ucuz fiyatlı linyit kömürleri Gebze’-deki büyük kömürcüler tarafından toplanıyor. Gebze’deki depolarında ithal kömürle karıştırılarak (karıştırma oranı kömürcünün insafına kalmış) torbalanıp satılıyor.

Peki torba ile satılan kömürlerden ilgililer içini açıp hiç tahlil yaptırıyorlar mı? Hayır. Bütün kömürcülerin çeşitli renkteki torbalarını açıp kömür numuneleri alınarak tahlil yapılması şarttır. Veriler ve göstergeler, bu sene de Bolu halkının zehir soluyacağına işaret ediyor. Kış mevsimi kapıya dayandı. Şimdiye kadar bu konuda ne yaptınız? Kalorifercilerin ehliyetleri olup olmadığını kontrol et-tiniz mi? Açıkta satılan kömürlerden hiç numune aldınız mı? Tahlil yaptınız mı? Senelerdir zehir soluyan Bolu’ya, bu sene de zehir mi solutacaksınız? Havaların soğuması ile yanan kaloriferler, Cumartesi günü Bahçelievler’de insanları nefes alamaz hale soktu.

Gelelim üçüncü konuya: Yine son yıllarda Bolu’nun her tarafı kümeslerle doldu. Tarım arazilerine fütursuzca kümes ruhsatları verildi. Peki bu ruhsatlar verilirken hiç bunların çıkaracakları katı atıklar nereye dökülecek diye düşünüldü mü? Ha-yır. Çünkü ne gerek var. Vatandaş nereye dökerse döksün. İsterse caddeye, kaldırıma, bahçeye, tarlaya, dereye her yer serbest. Peki nerede insan sağlığı? Nerede bizim çevreciler. Bolu artık kokudan geçilmez bir il oldu. Acaba yetkililer nezle mi? Bu kokuları duymuyorlar mı?

Bir ev, bir apartman yapınca bunun kanalizasyonunu bağlamadan veya fosseptik çukurunu yapmadan iskan ruhsatı verilmiyor. Yapılan kümeslerin atıklarının ne yapılacağı sorulmadan, bunlara nasıl ruhsat veriliyor? Bolu yol geçen hanı mı? Bu kadar sorumsuzca davranış olur mu?

Kümeslerden çıkan atıklar oldukça zararlıdır. Asit, azot ve fosfor içermektedir. Bunların döküldüğü alanların çevresindeki yeraltı suları menfi şekilde etkilenir. Bu atıklar ekonomiye dört-beş farklı şekilde değerlenerek geri dönebilir. Bazıları yazık olmasın ziraate gübre olarak geri çevirelim diyor. İsterseniz parfüm yapın. Yeter ki bu zararlı ve kötü kokulu atıklardan Bolu’yu kurtarın. Bolu’ya ve halkına verilen rahatsızlığa artık bir dur diyen çıksın.

Yine insanın aklına Bolu’nun meşhur tekerlemesi geliyor. Burası Bolu, öyle de olu, böyle de olu, olsa da olu, olmasa da olu. Tabii bu tekerlemeye Bolu’da görev yapanlar da ister, istemez ayak uyduruyor.

Dikkatle izliyor ve bekliyoruz. Bakalım yetkililer ne zaman kıpırdayacaklar.

KADİR GECESİ VE RAMAZAN BAYRAMI

Yarın Müslümanlığın en kutsal günlerinden biri olan Kadir Günü. İbadetle ve Yüce Allah’a karşı yalvarmakla geçecek bu günün bütün Müslümanlara hayırlar getirmesini dilerim.

Bir Ramazan ayı daha bitmek üzere. Yapılan ibadetlerin, zekatların ve hayırların kabul olmasını dilerim. Gerçekten Ramazan ayı bereket dolu bir ay. Bu Ramazan da huzur ve ibadetle dolu geçti.

Bolumuz’un, ülkemizin ve bütün müslümanların mübarek Ramazan Bayramlarını kutlar, Bolumuz ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını Cenab’ı Hakk’tan niyaz ederim.

18.10.2006

Bu yazı toplam 549 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim