• BIST 89.270
  • Altın 146,800
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 7 °C

Bolu’da Milli Eğitim’in başarısızlık nedenleri

Bülent Dinçtürk

Adında MİLLİ kelimesi bulunan iki bakanlıktan biri olan Milli Eğitim, bugün Bolu’da başarı çıtasının çok altında bulunmaktadır. Halbuki daha önceki senelerde Bolu’da milli eğitim çok iyi başarıları yakalamıştı.

O senelerde bu kadar dersane de yoktu. Şimdi Bolu’daki başarısızlığı mercek altına alarak, tespitlerimizi, gözlemlerimizi sunalım: Bolu’da Milli Eğitim olarak üç seneden beri yatırım yapılmadı. Ne okul, ne de okul öncesi eğitim, (anaokulu) herhangi bir yapılanma olmadı. Geçen dönemden ihalesi yapılan Abant Lisesi dışında günümüze kadar yatırım yapılmadı. Yapılan yatırımların çoğu İzzet Baysal Vakfı’na aittir. Okullarda öğrenci dağılımı sağlıklı değildir. Sınıflarda 30 öğrenci de var, 40 öğrenci de var, 50 öğrenci olan sınıf da var. Giden müdür teşkilatını tanımadan çevresindekilerin dolduruşuyla hareket etti. Gerçekleri göremedi. Görse de zaman geçmişti. Gizli kalması gereken konular daha toplantılar bitmeden dışarı sızdı. Müdürün en yakınındaki adamlar, kendisine darbe vurdular. Özellikle malum kahvehade dedikodular üretildi ve oradan yayıldı.

Kapasitesi düşük ve alanında uzman olmayanlardan kurulmuş komisyonların beceriksizliği ve başarısızlığı çöküşün nedenleri arasındadır. Bu komisyonlar, öğrencilerden sınava hazırlama paraları topladı. Bu paralar kimlere verildi? Bunun araştırılması lazım. Milli Eğitim Müdürü gitti diye müdürlük içinde bayram yapanlar var.

Üç yıldaki başarısızlık durduk yerde olmadı. Kendi getirdiği kadrolara güven duymadı. Yine kendi getirdiği yöneticilerden biri, üzüntüden hasta oldu ve emekli olmak zorunda kaldı. Kendisine doğruları söyleyen, yağcılık yapmayan yöneticiler için soruşturma açıldı, cezalar verildi. Ceza verilmesini sağlayanlara teşekkür belgesi verildi. Aylıkla da ödüllendirildiler. Devekuşu misali kafalarını kuma sokup gerçekleri gizlediklerini sandılar. Halbuki Bolu küçük yer, GİZLİ ÖPÜŞEN, EŞKARE DOĞURUR atasözünü gözardı ettiler. Bu konularla ilgili daha çok detaylar var. Yeri ve zamanı geldiğinde açıklayacağız. Esasen bu gerçekleri Milli Eğitim’de herkes biliyor.

Eğitimde yeni dönem başlamadan yazdan plan ve programların yapılması gerekirken, yazın tatil yapmayı, gezip tozmayı tercih ettiler. Okullar açılırken plan ve program yapmaya çalıştılar. Halbuki bu çalışmaların yazın yapılması gerekirdi. Milli Eğitim’de üst kadroların birbirine güven duymaması, başarısızlığın temel sebeplerinden biridir. Her dönemde gemisini yürüten yağcı tayfası, bu dönemde de yine başrollerde. Eğitim çalışanları; öğretmenler, okul yöneticileri Milli Eğitim’deki bu duruma üzüntü ile bakmakta idiler. Okul müdürleri ve öğretmenler fikirlerini serbestçe söyleyemedikleri için başarısızlık beklenen sonuç haline geldi.

Konuşanın hakkında hemen işlem yapıldı. Güvenli bir çalışma ortamı olmadığı için, tabiri caizse Milli Eğitim’deki durum eski Sovyetler Birliği’ndeki idare sistemine dönüşmüştü. Kimin eli kimin cebinde belli olmaz hale gelmişti. Bütün bunlar siyaset çatışmasından kaynaklanmadı. Kişisel kaprisler, menfaatler ve kapasite yetersizliğinden kaynaklanmıştır.

Başarı isteniyorsa, öncelikle taşlar yerine oturmalıdır. Güven, sevgi, saygı, hoşgörü, nezaket ve DİRAYETLİ yönetim sağlanmalıdır. Eğer gelen Milli Eğitim Müdürü öncelikle tecrübeli bir yönetici ise yukarıda saydığımız unsurları da sağlayabilirse, 3 yıllık kayıp telafi edilebilir. Bu durum apaçık görünmektedir. Yeni gelecek müdürün çevresindekilerin dolduruşuna gelmeden önce teşkilatını tanıyıp, kararlarını kendi kanaatine göre vermesi gerekir, milletvekillerimiz 4 yılda Bolu’da sağladıkları BAŞARIYI!! Milli Eğitim’de de göstermişlerdir. Çok uğraşmasına rağmen DSP’nin yapamadıklarını başarı ile yerine getirmişlerdir. Turizm ve Otelcilik Meslek Lisesi, Türkiye’de sayılı okullardan iken, şu anda bulunduğu durum içler acısıdır. Merak edenler incelesin ve öğrensin. Halk Eğitim Müdürlüğü’nde başarı sağlamış olan müdür, hangi gerekçe ile köy okuluna gönderildi. Bunu da merak edenler araştırsın.

Ne ekersen onu biçersin. Zamanı gelince, yağmur ekenler, fırtına biçecektir. Geçmişten bugüne kadar bürokrasi ile uğraşanlar, gereksiz tayinlerle vakit geçirenlerin sonu hep hüsran olmuştur. Bunlar icraat değildir. Zamanı gelince herkes yapılanların sonucuna katlanacaktır. İyi günler dileğiyle.

Not: 20 Ağustos Pazar günü Miraç Kandili idi. Bütün Bolulular’ın ve ülkemizin kandilini geçmiş de olsa mübarek olmasını diliyorum.

23.08.2006 

Bu yazı toplam 426 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim