eryaman escort , ankara escort, ankara escort, bursa escort
  • BIST 104.918
  • Altın 146,889
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1825
  • Bolu 24 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 29 °C

Bolu’nun eski mekanları

A. Şerafettin Şenyüz

Temmuz-Ağustos aylarında hasat mevsimi geldiğinde, rençberlerce harman yerleri ıslanarak dövülür, çayırlarda, tarlalarda sayvanlar kurulur, tırpanlarla biçilen ekinler, harman yerlerine sap arabaları ile nakledilerek, batı tarafları açık kalacak şekilde U şeklinde yığılır, her sabahları yuvarlak şekilde serilen saplar, atlı ve büyükbaş hayvanlarla çekilen altları çakmak taşlı düğenlerle akşam üzerine kadar tur atılarak, ara sıra da üçlü yabalarla alt üst edilerek döğülür, rüzgar esmeye başlayınca, kızağı ile harman yerinin doğu kesimine toplanır. Yayvan yabalarla tınaz savrularak, tahıl taneleri yere düşer, samanlar da arka tarafa uçarlardı. Bilahare tanelerin içine tek tük düşen saman taneleri de kalbur denilen eleklerle tekrar çomak üzerinde sallanarak elden geçirilir, elde edilen zahireler kilelerle çuvallara aktarılarak, bilahare kilerlenen samanlar da çitlerle samanlıklara depolanırdı. İhtiyaç fazlaları da pazar bulunup satılırdı. Köy veya şehir evlerinin girişlerinin bazılarında avlu denilen yerler olurdu.

Eskiden kol saatleri icat edilmemişken, er kişilerin giydikleri yelek ceplerinde köstekli ve kurmalı cep saatleri kullanılırdı.

Devlet hizmetlerinden emekli olanlara tekaüt denilirdi.

Eski sigara tiryakileri tabaka denilen madeni kutular kullanarak asker birinci, ikinci, kalantorlar da Bafra, yenice, Serkedaryan, Bahar sigaralarını içerlerdi.

Sarma ayınga tütün sigara da kullananlar da olurdu.

Eskiden şehre gelenler, Yukarıçarşı'da, Şehit Kani Caddesi'ni de (halen yerlerinde duran) mevcut ve Hacıdehrinin Hanı, çukurhanlarda, Süreyya Oteli, Nalbantoğlu Oteli, Kerim Keske'nin Karadeniz Oteli, Belediye (sonradan itimat oteli olan) oteli, Çolak Tahir'in Ferah Oteli, Yumakçı Ahmet Özdemir'in Abant Oteli, Haydarağa'nın damadı Mehmet Çizmeci'nin İpek Oteli, küpelinin Hakkı Çatak'ın yeni otellerinde kalırlardı.

Çarşıda eski lokantacılar, meşhur Aşçı Şükrü (Arcak), Aşçı Fahri (Arcak), Aşçı İbrahim Kocagöz, daha sonraları Köfteci Cavit İnanç, Köfteci Ekrem ve çok meşhur Haşim (Kalaycı) Lokantaları vardı. En meşhur havuzlu (Ahmet Yazıcı ve Kıraathanesi) Paşa Efendi'nin kahvehanesiydi.

Vali ve zevat otoları 30 küsur, 40 küsur modelli idi.

Eski otobüsçüler Canipağa, Deli Kadirağa, Hilmi Ağa, Emniyetçiler, Pemak Yusuf Usta, (Mustafa) Sönmez ve Düzce Ankara çalışan Saraç (Yerli kasalı) otobüsleriyle seyahat edilirdi. Bir zamanlar İstanbul'a gitmek için otobüsle Adapazarı'na kadar gidilip, trenle Haydarpaşa'ya kadar devam edilerek gidilirdi.

Eskiden Turalı Nikel Madeni 5-10-20-40 paralar, manda gözü denilen 25 kuruşlar geçerli idi. Döviz kurları dolar 9 lira, mark 225 kuruştan geçerli olup, 1950 senelerinden 1970 senelerine kadar fiyat farkı olmamıştı. Resmi yerlerden alınmadan kullanılan dövizlerin elden ele geçmesi de yasaktı.

Devamı var.

04.07.2009

Bu yazı toplam 1550 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim