• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 11 °C

Bolu'nun hayalleri ve gerçekleri

Bülent Dinçtürk

Seçimlerden önce herkes kendine göre bir takım gerçeklerden bahsediyor. Fakat gerçek olan Bolu hala yatırımda son sıralarda yer alıyor. Göynük gezisi esnasında eski Bolu Valisi Sn. M. Ali Türker beyin önemle dile getirdiği bir konu var. Bolu'nun ileri gelenlerini yatırım yapmaya ikna edemedim demişti. Buna ben de katılıyorum.

Gelelim hayallerimize; Masal bu ya, hep olumsuzlukları konuşmayalım.

Bolu'da tavuk gübresi atıklarını doğaya yararlı hale getiren fabrikalar kurulmuş, bütün Türkiye'ye satılıyor. Ormanlarda imara izin verilmiyor, hatta mevcutlar yıktırılarak ormanların korunması sağlanıyor. Yaylalarda betonlaşmaya izin verilmiyor, mevcutlar yıktırılıyor Sn. Vali ve Sn. Belediye Başkanı halkın sorunlarını dinlemek için haftanın iki günü tespit edilen bir yerde vatandaşla beraber oluyorlar. Milletvekillerimiz Bolu'da ikamet ediyorlar. Halkla buluşma ve yatırım ikna, danışma büroları açmışlar. Halkla vekillerimiz, Valimiz, Belediye Başkanımız sürekli beraberler. Halk onlardan çekinmiyor. Göllerimizde gerekli yatırımlar yapılmış, turizm canlanmış, buralarda yüzlerce insan iş sahibi olmuş. İl Turizm Müdürlüğü gelen turistleri 10 gün Bolu ve ilçelerinde tutabilmek için gerekli planlamaya sahip. Üniversite ve devlet hastaneleri geliştirilmiş, Ankara'dan ve civar illerden Bolu'ya tedaviye gelen hastalar var. Sanayi gelişmiş, rekabet var. Bolulu işadamları bankada para tutmayı hiç sevmiyorlar. Hemen yatırım yapıyorlar. Hızlı tren projesi Bolu'dan geçiyor. Havaalanı açılmış. Çiftçi buğday ve patatesi bırakmış, organik tarımla ürettiklerini çeşitlendirmiş. Üretilenin pazarlanması için halkın güvendiği kooperatifler kurulmuş, pazarlama sorunu hiç yok. İlçelerde üniversitenin meslek bölümleri açılmış. İlçeler ve Bolu göç vermek değil, göç almaya başlamış. Avrupa'daki gibi Sülüklü Göl'e yakın sülük ve arı ile ilgili şifa hastaneleri kurulmuş. Esentepe ve Kıbrıscık'a yeni kaynak merkezleri kurulmuş. Kaplıca yolunda faytonlarla geziliyor. Karaçayır'da bütün Bolu ovasını yukarıdan görmek için zeplin gezisi yapılıyor. Bolu kaplıca ve hastanesi ile dünya çapında bir şifa merkezi haline gelmiş. Kartalkaya'ya, diğer kaynak merkezlerine Bolu'dan teleferikle gidiliyor.

İşte sizlere rüya alemindeki Bolu'yu sunuyorum.

Ama ne Bolu değil mi?

Biraz daha sıkın dişinizi, hayallerin gerçek olması, mitinglerde sıkılan palavralarla çok çabuk gerçekleşir.

Nasıl olsa yerli uçak, yerli otomobilimiz yakında olacak!

Kişi başı milli gelir 20 bin üzerine çıkacak! Sakın ola nerede benim 20 bin dolarım demeyin.

Bütün bunlar yukarıdaki hayallerin bir parçası. Sıkın dişinizi! Ama sıkarken dişlerinizi kırmayın.

VATANDAŞIN KARNI DOYUYOR, CEBİ PARA GÖRÜYOR

Seçim zamanı yaklaştıkça, partilerin kesenin ağzını tamamen açtıkları görülmektedir.

Bunu nereden çıkardınız diyeceksiniz. Partilerin afiş ve giderleri, miting giderleri, eşantiyon giderleri, reklam masrafları nereden karşılanıyor? Gözden kaçırılan bir sektör oluşmuş. Türkiye'de ben hep merak ederdim. Filan parti filan ile veya ilçeye geliyor. O ilin, ilçenin nüfusu 100 bin olsa, mitinglere bakıyorum hangi parti gelirse gelsin basından duyuyorum ki mitinge 10 binlerce kişi katılmış, peki köylü, memur, işçi işini görevini bırakıp mitinge mi gelmiş, yoksa basın abartıyor mu, gelmişse çok ayıp etmişlerdir. Fakat olay böyle değilmiş. Sözüm meclisten dışarı herkes için söylemiyorum. Bir kesim insanlar partilere üye edilmiş, onlara Türkiye'de nerede miting varsa biz söyleyince gideceksin. Karşılığında ulaştırma ücretlerini ve kumanya ücretlerini biz karşılayacağız. Ayrıca katıldığın miting başına şu kadar para vereceğiz. Bu ücret partinin gücüne göre değişiyor. Eşantiyonlardan da alacaksınız.

Vatandaş düşünmüş taşınmış bir kısmı birkaç gün içinde zor günlerinde kullanmak üzere para biriktiririm düşüncesi ile bu işe gönül vermiş, bir kısmı gelecekte oğluna, çocuğuna, kendisine iş vaadi almış. Hem de bu pahalılıkta tatil yapıp gezecek gücüm yok. Mitingden sonra buraların turistik yerlerini de gezerim diye düşünmüş, bu seneki tatili de bedavaya getiririm diye düşünmüş. Çoluk çocuk sayısı da işin içine girince, alacağı para miktarı da fazla, değmeyin vatandaşın keyfine. Miting kesimi biraz sıkıcı olsa da, artık ona da tahammül etmek lazım canım. Nasıl olsa benim hangi partiye oy verdiğimi kimse bilmez. Dilin kemiği mi var? Nasıl olsa seçimden sonra 4 yıl siyasilerin vatandaşa ihtiyacı olmayacak. Peki partilere bu para nereden geliyor? İşte gözden kaçan bu para zaten vatandaşın parası, partilere hazine yardımı olarak verilen para. Zenginin fabrika kurmak yerine ileride siyasilerden daha fazla rant sağlamak maksadıyla, siyasilere yaptığı sponsorluktur. Peki sonuç? 12 Haziran'da herşey vatandaş için. Kim gelirse gelsin, eskisinden daha kötü olacak. Çünkü vatandaş 4 yıl daha yine kaderine terk edilecek. Vatandaşın fikrini soracak olursanız, 12 Haziran'da herşey sona erecek.

İyi haftalar dileğiyle.

Not: Pazartesi günü yapılan CHP mitinginde Genel Başkan Kılıçdaroğlu Bolu'da konuşmuştur. Mitingi yaklaşık 14 bin kişi izlemiş ve coşkulu bir miting olmuştur.

01.06.2011


Bu yazı toplam 1722 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim