• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 18 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 22 °C

Böyle devam etti-4-

Mustafa Namdar

ŞÜKRAN Günleri’nin ikinci günü, anlamlı ve güzel bir gün. Geleneksel hale gelen bir hayırlı yatırımın temel atma işlemi. Saat 14.00, yer: İl Özel İdaresi Sosyal Tesis arkası. Geçen yıl açılan Emine ve Mehmet Baysal adına yapılıp hizmete açılan ortaöğretim öğrencileri için, yapılan yurt binasının yanı.

Milli Eğitim Müdürümüz Sn. Recep Rezer her yıl kutlanan Şükran Günleri arasında Bolu’da yapılan yatırımları anlattı.

Yapılacak lise binasının bodrum artı zemin üzerine iki kat olarak 1100 m2 kapalı alanlı modern bir lise olacağını ve İzzet Baysal’ın bir aile mirası bıraktığını söyledi.

Ahmet Baysal ailesi olarak, sıcak bir dostluk oluştu. Aile olarak Bolu’dan çıktık ama, gene Bolu’da buluştuk. Amcamın sağlığında, onun haberi olmadan başladık bu uygulamalara. Bu zincirin halkaları olarak birşeyler yapmaya başladık. Her yıl 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde, eğitimin bir bölümünü tamamlayalım dedik. Çift öğretim yapan Canip Baysal İlköğretim Okulu için, bir ihtiyaç önümüze geldi. Buraya bir lise yakışır dedik. Abant Lisesi’ni buraya taşıyıp, arasının ilköğretime tahsisini istedik. Burası anne ve babamızın adına Mehmet ve Emine Baysal Lisesi olsun istedik. Bütçemiz imkanları doğrultusunda, alt katta cimnastik salonu vardı, onu iptal ettik. Önümüzdeki dönemde onun yerine Kapalı Spor Salonu yapacağız.

Binanın yapımcısı Turgut Kalaycıoğlu. Mimari projesi ise Turgut Bey’in kızı Turba Kalaycıoğlu’dur. İki buçuk yılda bitirilmesi planlanmıştır. Hayırlı uğurlu olsun dedi Sn. Baysal.

İzzet Baysal, sağlık ve eğitim alanındaki eserleri, devlet yatırımlarını geçerek devam ediyor. İnsana yapılan yatırımların en güzeli sağlık ve eğitim yatırımları. Devletin ana görevi olan bu alandaki yatırımların hız kesmeden devamını görmek, son derece mutlu ediyor. Hayır sahipleri Sn. Solmaz ve Ahmet Baysal’a sonsuz teşekkürler dedi, Vali Yardımcımız Sn. Hüseyin Doğan ve birlikte butona basılarak temele beton akıtıldı.

Sonra konferanslar. Yukarıda, “Toplum sağlığını koruma politikaları”, aşağıda “Yerel demokrasi ve sorunları.” Dinleyici açısından her ikisinin de yok birbirinden farkı. İlgi hemen yok denecek kadar az. Bu durumun utancı da konferansların organizetörlerinde olmalı...

Son dönemde gündemde olan, yerel yönetimler. Devlet kendini, merkezi yönetim tutkusundan kurtarmalı. Yerel yönetimlere işlerlik kazandıracak yetki ve sorumlulukları devretmeli.

Yöneticilerin de, yerel halkın da isteği bu. Herşey elimin altında olsun, uzandığımda alıp gerekli olan yere koyayım. Teoride güzel bir düşünce ama, koşullarınız hazır mı? Altyapı üst yapı kadronuz bu iş için yeterli mi? Teknik donanım araç-gereç makine avadanlık ve teknik insan gücü yeterli mi? Kısacası gerekli olan malzemeniz arşiv kurallarına göre paketlenmiş ayrılan raflarda mı? Yoksa neyin nerede olduğu belli olmayan gelişi güzel yığınlar halinde mi? Bu durumda nasılınız, nasıl olmalıyız bilenimiz var mı?

İşte düzenlenen konferanslarda bu sorulara yanıt olabilecek bilgileri bulmak mümkün. Ne var ki her şeyi uzmanından daha iyi bildiğimizden, konferans da ne ki (!) mantığından kurtulamıyoruz...

19.05.2009

Bu yazı toplam 345 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim