eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 107.769
  • Altın 152,486
  • Dolar 3,7110
  • Euro 4,3659
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 12 °C

BÖYLE NEREYE KADAR

Hasan Dinç

Bu köşeyi takip eden okuyucularım yakından bilirler ki yerel bazda politikalar ve politikacılar hiç konu edilmemiştir.  Ne Belediye başkanı, ne milletvekilleri ve ne de siyasi partilerimizin yerel yöneticileri yazılarımın konusu olmamıştır. Ancak ülke bütünlüğünü, devletimizin üniter yapısını ve milletimizin birliğini tehdit eden siyasal iktidarın uygulamaları son yılların sıkça konu edindiğim ve bıkmadan yazdığım konular arasındadır. Akil adamlar heyetinin ilimizdeki temaslarına karşı cesaretle mücadele edilmiş, halkımızın bu konudaki sessizliğinin fırtına öncesi gelişmelerin işareti olabileceği inancı paylaşılmıştır. Siyasi iktidarın yani AKP’nin bütün devlet imkânlarıyla desteklediği bu heyetin temsilcilerinden biri olan ORAL ÇALIŞLAR devletimize ve cumhuriyetimize “Katil devlet, haydut devlet ve zorba devlet” nitelemeleriyle “Elimize geçirdiğimiz şu fırsatı iyi değerlendirelim” diye çağrıda bulunmuş, halkı devlete ve cumhuriyete karşı savaş açmaya davet etmiştir. Bolu’nun hemen bütün üst düzey bürokrasisi, üniversite mensupları, dernek ve mesleki oda temsilcilerinin gözü önünde yapılan bu çağrı ciddi bir alkış ve kabulle karşılanmış, caydırıcı bir tepki görülmemiştir. Ben ve benim gibi birkaç vatanseverin karşı yöndeki sözleri ise heyet başkanının girişimiyle sabote edilmiş, tabir caizse bizim isyanımız ve milli çığlığımız perdelenmeye çalışılmıştır. Ülkemize, devletimize ve cumhuriyetimize karşı bu ve benzeri girişimlere emniyet, istihbarat ve özellikle de cumhuriyet savcılarının sessiz kalmaları hem bu tür hainleri cesaretlendirdi hem de halkın milli reflekslerini törpüledi.

15 Temmuz 2016 gecesinde gerçekleşen vahim olaylar bastırıldıktan sonra bütün Türkiye’de olduğu gibi Bolu’da da emniyet ve yargı kurumlarının ortaklaşa takibatları başlamış, bir kısım insanlar önce gözaltına alınmış sonra da bazıları tutuklanmıştır. Bu tutuklananlar arasında İl Genel Meclisi eski başkanı Mücahit Kutlu da bulunmaktadır. Önemli sayıda kamu görevlisi de açığa alınmış ya da görevine son verilmiştir.

Tutuklananlar zanlıdır. Kendileri hakkında mahkemece bir karar verilmeden kimse onlara suçlu diyemez. Berat etmedikçe de suçsuz kabul edilemez. Meri mevzuata ve yasalarımıza göre durum bu kadar açık iken seçim bölgesinde halkı devlete ve cumhuriyete karşı savaşa davet eden Oral Çalışlar’a için susan Ali Ercoşkun yerel basının değerlendirmelerine göre Mücahit Kutlu’ya destek vermiş ya da sahip çıkmıştır.  Gazetecilerin sorusu üzerine “Mücahit Kutlu’nun bu hainlerle, bu alçaklarla, bu namussuzlarla aynı yerde anılması ağır bir meseledir. Mücahit Kutlu’nun ismi kesinlikle bu insanlarla bir arada olamaz. Biz de siyasetçiler olarak bu süreçte doğru bildiğimizi söylemek durumundayız. Mücahit Kutlu kardeşimizdir ve sonuna kadar arkasındayız.” Diyebilmiştir.

Ali Erçoşkun’un bu beyanatında söyledikleri “ suçu ve suçluyu övmek, yargıyı ve yargı mensuplarını etkilemek ve yönlendirmek, yargı ve yargı mensuplarını doğru karar vermedikleri düşüncesini yaygınlaştırarak halk nezdinde itibarsızlaştırmak” anlamlarını taşımaktadır ve Türk Ceza Kanununa ve son yayınlanan Kanun Hükmünde Kararnamelere göre suçtur. Kimse yasalar üstü olmayıp yasaların suç saydıkları şeyleri yapma hakkına sahip değildir. Yakın geçmişimizde yargıyı etkilemek ve yönlendirmek için yapılan konuşmaların ne gibi felaketlere yol açtığını, şimdilerde masumiyeti anlaşılmış nice adli hatalara sebep olduğu bilinmeli ve bu gibi davranışlardan uzak kalmalıyız.

Ali Ercoşkun’un “Biz siyasetçiler olarak bu süreçte doğru bildiğimizi söylemek durumundayız” sözü bu olayda geçerli değildir. Eğer mahkeme kendisini tanık ya da bilirkişi olarak dinleme ihtiyacını hisseder duruşmaya davet ederse, o zaman kanaatini yeminli olarak orada söyleyebilir.

Ali Ercoşkun hızını alamamış yerel bir televizyon kanalındaki canlı yayında güya sözlerine açıklık getirmiş, yukarıdaki beyanatını daha da kuvvetlendirerek tekrar etmiş “geçtiğimiz günlerde tutuklanan İl Genel Meclisi eski başkanı Mücahit Kutlu bizim kardeşimizdir. Sonuna dek arkasındayız” sözüne takılanları ve sosyal medyadan bu sözle ilgili değerlendirmelerde bulunarak kendisinin de parelelci olduğuna dair kanaatlerini ifade edenlere ağır ve galiz küfürlerle saldırıp “Bir kısım grup tarafından hakkımda olumsuz yargılar oluşturulmak isteniyor. Ama bu oluşturulmaya çalışılan algıda şahsımı paralelcilerle itham etmeye çalışanlara karşı söyleyecek tek sözüm var. Bu FETÖ’cüler ne kadar alçaksa, ne kadar namussuzsa, ne kadar şerefsizse, bunlarda bu kadar namussuz, alçak ve şerefsizdir” demiştir. Ayrıca “Bunu yapan şerefsizleri, müfterileri ispata davet ediyorum. Eğer ispat edemezlerse tüm bu söylediklerimi hak ettiklerini buradan ilân ediyorum” diyerek konu ile ilgili sözlerini tamamlamıştır.

Bu konuda en aklıselim açıklamalar ise hiç tanımadığım AKP İl Başkanı Sayın Nurettin Doğanay’dan geldi. Konu ile ilgili temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya gidip döndükten sonra basına verdiği demeçte “AKP’nin ilk kurulduğu günden beri üzerinde ısrarla durduğumuz konu bağımsız yargıdır. Ben şu anda çıkıp şunu neden aldınız, bunu neden almadınız? Dersem çok yanlış olur. Yargımızla birlikte güvenlik güçlerimiz FETÖ/ PYD’ye karşı çalışmalarını yapmaktadır. Ve onlara güvenmek zorundayız. Ucu bana dokunsa bile herkes hesabını vermelidir. O yüzden şu aşamada söyleyeceğim şey yargı mensuplarımız çalışıyor. Suçsuz olanlar elbette ki Türk yargısında yargılandıktan sonra serbest kalacaklardır. Benim her yapacağım açıklama yargıyı yönlendirme, baskı altına alma olur. Benim bu konudaki muhatabım basın değildir.” Diyerek Ali Ercoşkun ve daha önceki iki il başkanı Ömer Sayın İle Mehmet Emin Güz’e bence onların söylediklerini tekzip ederek halkı rahatlatmış, onlara da siyaset dersi vermiştir.

14 yıldır yönlendirme, baskı altına alma, hakaret ve küfür, yandaşları kayırma ve onlara inanma, onların dışındakileri yok ve yalancı sayma bizi millet olarak nereye götürmüştür. Olanlardan hiç olmazsa ibret almalı ve ders çıkarmalıyız. “Tarihi tekerrürdür diyorlar. Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?” sözünü siyasi hayatta rehber edinelim ve geçmiş hatalarımızdan uzak kalalım. BÖYLE NEREYE KADAR GİDEBİLİRİZ.

Bu yazı toplam 1747 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim