• BIST 103.118
  • Altın 270,230
  • Dolar 5,7755
  • Euro 6,3762
  • Bolu 7 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 3 °C

Bu afiş Bolu’ya da size de yakıştı Sayın Başkan

Yüksel Gültekin

Toplumsal değişimin önüne geçmek mümkün değil. Çok değil, bundan 20 yıl önce muhafazakar bir insan Nazım Hikmet şiiri okusaydı, hoş karşılanmaz belki de çevresinden tepki görürdü.

Bugün, şehrin dört bir tarafında büyük şair Nazım Hikmet’in “Kadın” şiiri, üstelik muhafazakar bir belediyenin panolarını süslüyor. Bakıyorum, muhafazakar kesimden hiçbir olumsuz tepki yok. Yıllar içerisinde toplum değişmiş ve bana göre olumlu olarak da gelişmiş.

Söz burdan açılmışken, hakikaten Bolu Belediyesi’nin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla hazırladığı afişten söz etmemek haksızlık olur. Belediye’nin ilan panolarını süsleyen afişi, şiir seçiminden fotoğrafına her yönüyle muhteşem bir afişti.

Büyük usta Nazım’ın kadınlara seslenen “O benim kollarım, bacaklarım, başım, yavrum, annem, karım, hayat arkadaşım” dizelerinden daha tesirli hiçbir dize Kadınlar Günü’nün anlam ve önemini ifade edemezdi. Bu afiş panolara da, AK Partili Bolu Belediyesi’ne de radikal ve cesur çıkışlarına ve kararlarına alıştığımız Sayın Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz Bey’e de çok yakıştı. Kendisini ve bu afişte emeği geçen tüm arkadaşlarını öncelikle hayat arkadaşım, sonra da kendi adıma kutluyorum.

Doğrusu merak ediyorum, en ufak bir meselede ayağa kalkan kadın sivil toplum örgütleri, sözüm ona sosyal demokrat dernekler, siyasi partilerin kadın kolları acaba Sayın Alaaddin Yılmaz Bey’in bu güzel ve cesur tavrı karşısında samimi kutlamalarını kendisine ve çalışma arkadaşlarına iletip, ilerideki çalışmaları için onlara destek ve moral verdiler mi? Özellikle Alaaddin Yılmaz Bey’i sevdiğini bildiğim Sayın Hikmet Manaz Hanımefendi, öğrencisini arayıp, Bolulu kadınlara yaptığı bu güzel jestten dolayı kendisini tebrik etti mi?

Dedim ya, toplumsal değişimin ve gelişimin önüne geçmek mümkün değil. Fakat bizim ülkemizde öyle kurumlar ve müesseseler var ki, yıllar geçse de onlar hiçbir şekilde değişmemeye ve gelişmemeye kararlılar. Onların tek görevi var. Değişimin ve gelişimin önünü tıkamak.

Bu müesseselerin bu tavrı yalnızca kendilerini ilgilendirse önemli değil ama onların bu tavrı koskoca bir ülkenin ve büyük bir milletin gelişmesine engel oluyor ve kaderinde maalesef olumsuz rol oynuyor.

Yok, isim vermeyeceğim sevgili okurlar. Ben bir profil çiziyorum. Düşünün bakalım, düşünün ve bulun. 70 yıllık Cumhuriyet tarihinde gelişim ve değişim adına hiçbir şey yapmadan yerinde sayan ve maalesef bugüne kadar bu ülkenin gelişmişlik adına, sanayi adına, yatırım adına, ihracat adına, turizm adına ilerlemesi için hiçbir çaba sarfetmeyen, Cumhuriyet’le özdeş siyasi kurumunun adı nedir? Umarım bulmakta fazla zorlanmayacaksınız. Dünya değişir, hayatımıza internet girer, faks girer, artık uluslararası ilişkiler başka bir boyut kazanır, fakat bu siyasal kurumun ne düşüncesi, ne hareket tarzı hiçbir şekilde değişmezde, gelişmezde...

Sayın Yüksel Ceylan’ın şahsına ve kurumuna ait olmayan, Bolu’ya ve Bolulular’a ait olan tarihi çiçek saksısını Sayın Deniz Baykal’ın gözüne girebilmek için Ankara’da elden ele dolaştırmasının öyküsünü Perşembe günü yazacağım sevgili okurlar. Görüşmek dileğiyle.

Saygılarımla...

12.03.2007

Bu yazı toplam 695 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim