• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 9 °C

BU ÇOCUKLAR KOBAY MI?

Mustafa Namdar

Cumhuriyet ile gelen reformların içindeydi TEVHİDİ TEDRİSAT (Eğitimde birlik) kanunu. Sınıf ve zümre ayrıcalığını ortadan kaldıran kanun. Milleti inanır olmanın yanında düşünen, soran, sorgulayan düzeye çıkarmak bir milli eğitim politikasını günün koşullarına göre revize etmek yerine, ekleme saplamalarla kırk yamalı bohçaya benzettik. Bütün uğraşlara rağmen yıllardır bohçanın dört ucunu bir araya getiremiyoruz. Hep daha iyiyi arıyoruz derken daha kötüyü bularak uygulamaya koyuyoruz.
Nedense; tarih labarotuarında başarı ve başarısız deneyler sonucu edinilen bilgilere ve deneycilere, öğretmenlere kimse bir şey sormaz! Açılan onca üniversitemizin Eğitim Fakültelerindeki öğretim elemanlarımıza bu konuda kimse bir şey sormaz! Onlar da, ortaöğretim kurumlarından gelen öğrencilerin nasıl bir bilgi birikimleriyle geldiklerini ya da gelmesi gerektiği konusunda bir çift söz söylemezler. Eğitim öğretimde üniversite çıtası yüksekse kolayı, incir çıtayı herkes atlasın…
Sayın Başbalanımız üniversitelerde kimsenin ağzını açmadığına sitem etmiş. Okumuş okumamışlar için ağzı olan konuşuyor diye suçluyorsak! Kimilerini akıl süzgeci yerine mideden konuşuyor diye itham ediyorsak! Konuşmak isteyenleri dinlemek yerine, ağızlarını açar açmaz yumruğumuzu boğazına kadar sokuyorsak, inanın ki kimse konuşmaz, konuşmaya da cesareti olmaz…
Gelelim son dönem çalışmaları konusunda basına yansıyanlara. Önceleri uygulamaya konan ders geçme sınıf geçme modeli belli bir süre uygulandı, yıllarca temizlemek için uğraştık. Ortak sınavlar dendi, soru bankaları dendi, soru casusluğu yaparak benim öğrencim başarılı olsun diye kötü model olduk. Şimdi geriye ne kaldı? Kocaman bir hiç ve hak edilmeyen diploma sahipleriyle anketlerde okuma yazma oranlarını yükseltmekten başka…
Şimdi yapılması gerekli görülen onlarca sınav. Ne oldu OKS – SBS sınavları? Onca öğretmen gibi öğretmen yetiştiremiyorsak! Öğretmeni veli ve öğrenci karşısında onurunu, haysiyetini, yok etmeye yönelik her gün bir başka adla kamuoyunda küçük düşürüyorsak! En kötüsü 40 dakikalık dersimi verip, alan alır almayan almaz diyerek, sınıfı terk etmesine neden olacak taciz eylemleriyle karşı karşıya bırakırsak, öğretmenin öğrenci için vereceği kanaat notu ne kadar sağlıklı olacaktır?
Okullarımızı bölge ve yöresel konumda değerlendirdiğimizde en azından eşit koşullarda olanaklara sahip olduğumuzu söylemek olası değil. Sosyal yaşam koşulları dikkate alındığında, doğu ile batı, kuzey ile güneyin aynı konuda olduğunu söylemek mümkün mü? Hele de en basitinden gelişmiş şehir merkezleriyle kırsal kesim bölgelerindeki eğitim öğretim kalitesinin eşit koşullarda olduğunu söyleyebilmek mümkün mü?
Üniversite sınavlarında geçmişte yaşanan sınıfları kapatıp soruların açıklandığı dönemleri ne çabuk unuttuk? Geçmişte yaşadıklarımızla ilgili çok bir zaman geçmemiş olmamasına karşın ülkenin geleceği dediğimiz çocukları defolu olarak yetiştirmek vazgeçilmez görev mi oluyor???

Bu yazı toplam 864 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim