• BIST 93.616
  • Altın 209,815
  • Dolar 5,3413
  • Euro 6,0898
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 6 °C

Bu mağaza bayanların göz bebeği olacak

Bu mağaza bayanların göz bebeği olacak

Türkiye'nin en önemli takı ve altın firmalarından Favori'nin Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Selami Özel'le Yamaner Kuyumculuk'un yeni açtığı Favori Mağazası'nda bir araya geldik. Özel Türkiye'de altın işlemeciliğinin ve kuyumculuğunun durduğu noktayı anlattı. Ben de bir başarı hikâyesine tanık oldum.

RÖPORTAJ: ZEKİ ERCİVAN FOTOĞRAF: MEHMET KORKUSUZ

1992 yılında kurulan Favori Kuyumculuk, Türkiye altın takı sektörünün en büyük şirketleri arasında yer alıyor. 14 ayar altın takı sınıfında lider olan Favori, üretiminin %40`ını başta ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere toplam 45 ülkeye ihraç ediyor. Favori'nin hizmet prensibi tek başına bir takı satmak değil. Sattığı aksesuarla aslında tüketicisine bir bakış açısı ve bir yaşam felsefesi armağan ediyor. İzzet Baysal Caddesi'nde Yamaner Kuyumculuk tarafından açılan Favori Mağazası şimdiden özellikle takıya meraklı bayanların göz bebeği olacağa benziyor. Ayrıca Favori 2011 yılı ortasında hazırlayacağı koleksiyonda Bolu'nun yerel motiflerinden yola çıkarak yeni bir koleksiyon oluşturacak.

Kuyumculuk sektörüne yatırım yapmaya ne zaman karar verdiniz?

Kuyumculuk sektörüne 1987 yılında başladım. Novartis isimli İsviçre firmasının, Türkiye Pazarlama Müdürü idim. Oradan kuyumculuk sektörüne girdim. Rahmetli Özal döneminde, altın ithalatının serbestleştiği dönemde, sektörün önde gelen isimlerinden ATASAY'la ortak oldum. Onlar benim hemşerimdir. ASGOLD firmasını kurdum. 87'de sektöre girdim. 5 sene kadar firmayı yönettim. Firma sektöre ilişkin iyi şeyler yapan bir firmadır. 92 yılında o firmayı ortağıma devrettim. Ve Favori'yi kurdum. Favori firmasını aşağı yukarı 500 metrekare bir bina kiralayarak kurduk, 7 kişilik bir teknik kadroyla kurduk. Aradan yaklaşık 18 sene geçti. Şu an da 600'ün üzerinde çalışanımız var. 45 civarı tasarımcımız var. 20 küsur mühendisimiz var. Her branştan mühendisimiz var. İşe başlarken birlikte olduğumuz 7 kişiden 5'i şu an atölye sahibi. Kendi bünyemizde iş sahibi oldular. O dönem firmamız da tezgahta başlayanlar şu an firma ve satış müdürlüğü yapıyorlar. Biz aile havasında, yalnız bu işi yapan, işine odaklanmış bir firmayız. Fabrikamız Yenibosna'da. 23 bin metrekarelik çok modern bir fabrikamız var. Bu fabrika Dünya'da ki her teknolojiyi bünyesinde barındırıyor. Bizim mühendislerimiz devamlı dış fuarları ve teknolojileri takip ediyorlar. Genelde İtalya, Almanya gibi ülkelerde adam çalıştırıyoruz. Zaten oradaki firmaları takip ediyoruz. Fabrikamız şu anda sektörde olan her türlü teknolojiyi barındıran ve bu teknolojileri kullanabilen mühendisleri bünyesinde barındırabilen çok iyi tasarımcıların olduğu bir firmadır. Aynı zaman da firmamız bu konuya bilimsel yaklaşmayı prensip edinmiştir. 21'inci yüzyılın tasarım yüzyılı olduğunu düşünerek, bilhassa bizim gibi model geliştirmeye tasarımın önemli olduğunu düşünerek bir tasarım okulumuz var.

Yetişmiş eleman kalitesine çok dikkat çekiyorsunuz. Niçin bu konunun üzerinde önemle duruyorsunuz?

Biz şunu biliyoruz. Bu işin esası 1300 gramlık beyinler. Teknolojiyi çok kolay satın alırsınız. Çıkan bir teknolojiyi parayı basarsınız, en geç 15 gün getirtirsiniz. Binayı yapabilirsiniz; fakat iyi yetişmiş, yaratıcı düşünen insanları satın alamazsınız. Bunları yetiştirmeniz lazım. Bir de işbirliği yaptığınız insanları seçmeniz lazım. Mesela biz Bolu'da Yamaner Kuyumculuk'u seçerken ne parası için ne pulu için seçiyoruz, ne de mekanı için seçiyoruz. Sadece beyinleri ve karakterleri için seçiyoruz. Çünkü onları satın alamazsınız. Zaten bu firma geçmişinde kendisini kanıtlamış bir firma. Ne yönden kanıtlamış? Müşteri memnuniyeti olarak, müşteri ilişkileri olarak kanıtlamış, sosyal sorumluluk konularında kendilerini kanıtlamış. Bunlar parayla elde edilecek şeyler değil. Bunlar inanmış gönül vermiş insanlar. Çalışanınızın her zaman beyin olarak ileriyi ve yenilikleri düşünmesi lazım. Bu bakış açısından hareket etmesi lazım. Bu nedenle yetişmiş insan gücü bu işin sırrıdır.

Ürün tasarımı ve ürün kalitesine çok dikkat çekiyorsunuz. Ayrıca mağazalarınızın ferah mekanlar olmasına dikkat ediyorsunuz. kuyumculukta perakende sektöründe bu anlayışı ilk olarak siz getirdiniz bu durum sizi riske sokmadı mı?

İlk anda satış kaybı olacak gibi görülüyor. Ama ileriye doğru bizim hareket tarzımız gayet ileriye dönük. Müşteri memnuniyeti çok önemli. Prensip olarak müşteriyi memnun etmekten öte biz müşteriyi hayran bırakmayı benimsiyoruz. Ben bazen arkadaşlarıma söylüyorum, simitçiler önce tablada simit satardı, ardından cam mekanlara geçtiler, sonra Simit Sarayları'na geçtiler. Simit Sarayı denilen yere girdiğinizde 2-3 Lira verdiğiniz zaman simit yiyor çay içiyorsunuz. Peki, biz yüzlerce dolar olan bir pırlantayı 20-30 metrekare bir yerde satmak müşteriye saygısızlık. Dolayısıyla müşterilerimizi memnun etmekten öte onları hayran bırakmak bizim düsturumuzdur. Bizim farklı uygulamalarımız var. Bunlardan biri de deneme kabini uygulaması. Herkesin önünde bir takıyı deneyeceğine, deneme kabinlerinde rahat rahat takıyı denemesi müşterilerin hakkı. Belki herkesin bulunduğu bir mekanda müşterimizi takıyı denemekten rahatsız oluyor. Dolayısıyla biz mağazamızın her türlü tasarımını, iş yapış biçimini müşterilerimizi rahat ettirmek üzerine kuruyoruz. Bu nedenle biz şu iddiadayız. Bu mağaza en geç 1-1,5 yıl içinde Bolu'nun yıldızı olacaktır. Herkes burada kendini rahat edecektir. Sonra eğitimli tasarımcıların olması sayesinde, müşterilerimiz her gelişlerinde farklı modeller bulacaklardır. Burada Bolu'ya özgü simgeler altına dönüşecektir. Açılışa gelen Vali, Milletvekili, Belediye Başkanı ve Rektör'le sohbet ettik ve onlarla işbirliği içerisinde Bolu'nun her türlü değerini altına dönüştüreceğiz ve bunları gençliğe, geleceğe aktarımını sağlayacağız.

2005'te altın akademisini kurdunuz. Altın akademisinin kuruluş amacı neydi?

Üniversitelerde her alana dair bölümler var ama kuyumculuğa yönelik bir takı tasarım bölümü yok. Biz takı tasarım bölümü açılması için birçok üniversiteye sponsorluk yapmaya başladık. Mersin, Kütahya, Balıkesir Dursunbey'de, teknik üniversitesinde yaptık. Şunu gördük, üniversite bünyesinde atölye kurabiliyorsunuz. Hocaların da bu alanda çok fazla bilgileri yok. Yani oralarda bu eğitimlerin yeterli düzeyde verilemediğini gördük. Halbuki biz kurduğumuz altın akademisinde Favori fabrikasında kurduk. Fabrika ortamı bambaşkadır. Her türlü teknoloji mevcut. Hocalarını da üniversitelerden seçtik. Yaklaşık 10 hocamız var. Hocaların anlattıkları sadece teorikte kalmıyor, öğrenciler aynı zamanda fabrikada yaşıyor. Mühim olan öğrettiklerinizin sonra zanaata dönüşebilmesi. Yani bilimle zanaatı birleştirdik. Önceleri İtalya'yı kopya ederdik kuyumculukta. Bir yere kadar geldi. Ama sonra Çin çıktı, Malezya çıktı, Hindistan çıktı. Şimdi onlar daha hızlı kopya ediyorlar ve bizden daha ucuz satıyor. İhracatta bir yerde dayandı. İhracatı yeniden hareketlendirmenin yolu özgün tasarım, sizin kendine has bir şeyler üretebilmenizdir. Dolayısıyla burada tasarım eğitmenine ihtiyaç var. Tasarım eğitimlerimizi yalnız kendimiz için yapmıyoruz. Biz de yetişenler sektörde istediği yerde çalışabiliyor. Biz aynı akademi içinde perakendecilik okulu kurduk. Birçok yerde iyi mağazacılık yapılamıyor. İyi mağazacılığın standartlarını yükseltmek adına 3 tane eğitim, mağaza yöneticiliği, satış tekniği ve pırlanta satış tekniği eğitimi veriyoruz.

Takı tasarımında geleneksel ürünlerden bahsettiniz. Her yörenin kendine has simgeleri var. Sizin bir yörenin simgesini değerlendirelim dediğiniz oluyor mu?

Artık insanlar modern değerlerden sıkılıyor. Herkes yerel değerlerin modernize edilerek tasarıma katılmasını tercih ediyor. Otantik takılar çok daha ilgi görüyor. Şimdi Anadolu milatta önceden beri her türlü medeniyetin beşikliğini yapmış. Örneğin biz bir İstanbul koleksiyonu yaptık 180 parça, İstanbul Kültür Başkenti Ajansı'nın resmi koleksiyonu seçildi. İstanbul'da her türlü medeniyet var. Hatta yan yana bunlar. Bu kültürel değerleri altına dönüştürdüğünüz zaman çok büyük bir başarı oluyor. Mesela Mevlana'nın Konya'ya gelişinin 700'üncü yıldönümü dolayısıyla Mevla Hoşgörü Koleksiyonu yaptık. Bu dünya çapında talep gördü. Hatta buna ben şaşırdım. Bugün Sivas'tan bir müşterimiz koleksiyonun en pahalı ve büyük tasarımından 6 kolye sipariş etmiş. Bu müşterilerin kimler olduğunu araştırdım, öğrendim ki Sivasspor'un yabancı futbolcuları eşleri için istemiş. Yani Mevlana o kadar uluslar arası bir değer ki, bir takımda oynayan yabancı oyuncular eşleri için beğeniyorlar. İnsanlarda takı haline dönüştürülmüş değerleri takmak yönünde bir eğilim var. Çünkü onların arkasında bir hikaye var. Sadece bir takı değil, bunun yanında bir anıyı da almış alıyor müşteriler.

Anadolu'da çeşitli noktalarda takı tasarımının geliştirilmesine yönelik bir çalışmanız var mı?

Mersin Üniversitesi'nin takı bölümü var ve biz 8 yıldır sponsorluğunu yapıyoruz. Kütahya'da, Balıkesir Dursunbey'de, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ)'nde takı tasarım bölümlerinin sponsoruyuz. Ondan sonra 9 Eylül Üniversitesi, Milas bunları yapıyoruz. İTÜ rektörlüğüyle işbirliği yaptık ve bu okullara hoca yetiştirmek üzere iki yıllık bir master programına biz sponsor olduk. Fakat henüz açılamadı. Bunların biraz alet edevat açısından olsun fabrikaya biraz daha yakınlaşması gerekiyor. Ondan sonra her yerde açmak çok fazla faydalı olmuyor. Masalarda falan çok fazla yapamıyorlar. Bir de hocalarımızın ders verenlerin bilmeleri gerekiyor. Biz hocalarımızı fabrikaya getirtiyoruz. Onları 15-30 gün civarında takıya alıştırıyoruz. Ki hocalar doğru anlatsınlar. Erzurum'da bir tane bayiimiz var. O yöreyle ilgili de Erzurum Kars yöresi için çalışmalar yapıyorlar.
Yamaner'lerle ilişkileriniz nasıl başladı? Size başvuruda mı bulundular?

Yamanerlerle çok uzun bir süredir hem görüşürüz hem de Yamanerler bizim çok değerli müşterilerimidir. Biz 2 yıl önce bayilik vermeye başladığımız zaman zaten Yamanerlerle bir iş ilişkimiz vardı. Onlar bizim ürünlerimizi satıyorlardı. Fakat bunu bir marka ismi altında satma fikrini biz kendilerine söyledik. Onlara biz teklif ettik. Çünkü firmamızı temsil edebilecek yerel ortaklara ihtiyacımız var. Ondan sonra ailece bizleri ziyaret ettiler, değerli babaları Ahmet Bey'le beraber olmaya karar verdik. Onlar burayı açtılar biz umuyoruz ki bir süre sonra onlar Bolu'ya ikincisini de açacaklar. Favoriyle birlikte olmanın tadını alacaklar. Buralar sizi temsile eden mağazalar. Buralarda bayanlar eşlerinden aldıkları paralarla takı alıyorlar. O halde o insanların bu tür mekânlarda rahat ettirilmeleri gerek. Ayrıca alıcıların aldıkları takılardan sonradan pişman olmamaları gerek. Alıcıların buradan aldıkları takıların garantisi var. Ayrıca ücretsiz bakım hizmeti var. Örneğin herhangi bir dönemde takıları zarar gördü, bir taşı gördü. Getiriyorlar burada ücretsiz olarak yeniden takılıyor. Favori hem bilimsel hem müşteri odaklı çalıştığı için yoğun taleple karşı karşıya. Bolu'daki mağaza açtığımız 57'nci mağaza. Bu 2 senede oldu. Şu anda 25 mağazamız dekor aşamasında. Toplam 150 imza atmış durumdayız. Yılsonunda açık 85 mağazamız olacak. Yaklaşık her hafta 1 mağaza açıyoruz. Seneye 150'yi geçeceğimizi, 2014'te de 300'ü geçeceğimizi umuyoruz.

Yoğun talebin nedeni nedir?

Bizim ekonomik krizi atlatmamızın nedeni biraz da markalaşmaktan geçiyor. Bizim firmamız markasından dolayı rekabetin dışında. Favori markasının ismini tüketiciler televizyonda internette dergiler görüyor. Yamanerler Favori'yle yerel güçlerine uluslar arası bir markayı ekledi. Dolayısıyla daha güven verici ve geniş bir müşteri grubuna hitap edecekler Yamanerler. Ben bu mağazanın Bolu halkı'na hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bolu'ya vatandaşları mutlu etmek için geldik. Bayramdan sonra Bolu'ya bir ekip göndereceğim. Bolu'nun yerel öğelerini ön planda tutarak bir koleksiyon hazırlayacağız. Ve yerel koleksiyonun 2011 sonu kalmadan bitmesini planlıyoruz.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • İYİ Parti İşi Sıkı Tutuyor18 Kasım 2018 Pazar 11:08
  • Gerede Belediyesine 4,5 Yılda 40 Araç18 Kasım 2018 Pazar 10:58
  • CHP Kadınları yerel seçime odaklandı18 Kasım 2018 Pazar 10:53
  • İki aile arasında silahlı çatışma18 Kasım 2018 Pazar 01:03
  • 55 Aday adayı müracaat etti18 Kasım 2018 Pazar 00:36
  • Üç zanlıdan biri tutuklandı18 Kasım 2018 Pazar 00:35
  • Mahkeme heyetinden bir “NEFES” istedi18 Kasım 2018 Pazar 00:27
  • Köyde namaz sonrası ayı dehşeti18 Kasım 2018 Pazar 00:25
  • Akaryakıtta halk günleri başladı16 Kasım 2018 Cuma 13:30
  • CHP, Kıbrıscık’ta temayül yoklaması yaptı16 Kasım 2018 Cuma 13:16
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim