• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Bolu 0 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 0 °C

Bu nasıl bir zaman, sevsen olmuyor, dövsen olmuyor

Mustafa Namdar

Her geçen yıl şarap gibi kıymetleneceğine, sirke gibi buruk ekşi oluyorsun öğretmenim. Sen olmasan da, sirkeye döndürüyorlar seni. Sevsen olmuyor, dövsen olmuyor. Hani sen, sevgiyi öğretendin! Hani sen, ana yüreği gibi sıcaktın. Hani sen, hayatın güzelliğini gösteren, dostluğun anlamını tanımlayandın! Hani sen, doğruyu eğriden ayıran bilgiyi veren, dostluğun anlamını tanımlayandın! Hani sen, geleceğin mimarıydın! Hani sen, en usta bahçıvandın da, körpe fidanları meyveye dönüştürendin. Hani hak terazisini dengede tutma becerisini kazandıran bilge kişiydin de, baş köşelerde ayrılıyordu yerin. Ne oldu sana, sevsen olmuyor, dövsen olmuyor!..

Sen öğretmenim, dünyayı öğretenim, eline eti senin kemiği benim diye can yongası teslim edilenim. Sana olan güveni erozyona uğratıyoruz gibi. Dün vurduğun yerde gül biter diyenler, bugün gülünü atıp dikeniyle yürekleri kanatır gibi davranıyorlar. Ortalık çıfıt çarşısı gibi vıcık vıcık çamur. Nereye bassak üstüne üstüne sıçratıyorlar. Sevsen olmuyor, dövsen olmuyor. Sevsen taciz, dövsen kişiliği bozuyor, psikolojisini bozuyorsun diyorlar. Nasılsın diye saçını okşamaya uzanan eli, şefkatle atan yüreği kırıp döküp hurda muamelesi yapmaya başladık. Kolundan tutup kenara çektiğin öğrencinin, yanlışını görüp kulağından tuttuğun öğrencin nerede yanlış yaptım deme fırsatını bulamadan, aman çocuğum taciz ediliyor diye feryat figan ortalığı ayağa kaldırıp yaygara yapanlar, ayrık otu gibi hızla yayılmaya başladı çevreye. Sevgini anlamıyoruz , üzüntünü paylaşamıyoruz. Bize neler oluyor? Neler oluyor bize öğretmenim?

Sanki yerini alıyor gibi reisler, ağabeyler, ablalar. Sanki gözden düşürmek için bütün çabalar. Sanki uygarlık yolundaki engelleri kaldıranların ayaklarını bağlamak üzere kurgulanıyor bütün düşünceler. İlkeler, inkılaplar üzerine, bir görevin vardı eğitim üzerine. İzmir'den başlatılacak eğitim seferberliğinin komutanıydın sen.

Işığınla aydınlanacaktı Anadolum. Birlik beraberlik türküleriyle sevgi çiçekleri açacaktı yurdumun her köşesinde. Şimdi gözündeki merteği görmeyenler, senin gözündeki çöpü görür oldular. Özünden uzaklaşanlar devşirme programlarla seni de şaşırttılar öğretmenim. Eskiden kum sandıkları üzerinde A-B-C'yi işaretleyen parmakları kırmak istiyorlar gibi davranıyor, veliler, ana-babalar, yöneticiler. Gözünün üzerinde kaşın var denemiyor. Gözün güzelliğine kaşı ile vurgu yaparak taciz ediyorsun diyerek yağız hırsız misali bastırmak istiyorlar egolarını. Ne oldu sana? Sana ne yapmak istiyorlar? Sevsen olmuyor, dövsen olmuyor!..

Bak işte bir günün daha düştü takvim yapraklarının gösterdiği zamandan. Yere göğe sığdıramadılar seni. Sahte gülücüklerle alkışladılar doyasıya. Derdin nedir diyen oldu mu? Soran oldu mu halini hatırını? Soran oldu mu ekmeğini aşını? Sen modelsin bozma Atatürk'ün kalıbını da doğru çıksın ürün. Özürsüz olsun geleceğin mimarları. Sen mutlu ol ki aydınlık olsun gelecek derken, aydınlığın gazını elindeki lambaya dolduran oldu mu? Bu nasıl bir zaman böyle sevsen olmuyor, dövsen olmuyor diye kahırlanma öğretmenim. Sen eli öpülecek saygınlıktasın. Aldığın bayrağın hakkını verensin. Bu ülkenin geleceği sende. Senin vefanda, senin cefanda. Bak çocuklar bekliyor yolunu öpmek için elini. Günün kutlu olsun öğretmenim.

26.11.2007

Bu yazı toplam 321 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim