• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2605
  • Euro 7,3554
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 9 °C

BU SAHNELERE DİKKAT ETTİNİZ Mİ ?

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...



 

Akşamları ne yaparsınız? Şimdi böyle pat diye sorunca biraz garip oldu. Yani bana böyle bir soru sorulsa soran kişiye “Sana ne” derim. Ancak normal bir Türk insanını incelediğimizde akşamları eve gelir hemen televizyonun kumandasını alır. Başlar dizi izlemeye. “Ay yok ben dizi izlemiyorum. Belgesel ve kültür sanat programları izliyorum diye başlamayın.”  İnandıramazsınız beni her Türk insanı ucundan kıyısından meraklıdır dizilere

Aslında Türk insanının dizilere meraklı olmasının nedeni de eski yıllara dayanır daha radyo ve televizyon yokken bile biz dizileri biliyorduk. Düşünsenize büyüklerimizin anlattığı masallar ve Türk kültüründe önemli bir yere sahip olan meddahların anlattığı hikâyeler dizilerin senaryolarına benzemiyor muydu? Şimdi yeni nesil bu adam ne diyor. Meddah ve masallarla dizileri nasıl bağladı bir birine diyecek ama işte o zaman anlatılanlara masal diyorduk bu gün ise masalcı teyzelerin ve meddahların yerini alan televizyonlarda anlatılan modern öykülere dizi diyoruz ve bence Türk toplumu olarak dizileri yani kurgulanmış öyküleri çok ciddiye alıyoruz.

Örneğin dizide bir karakter ölüyor. O dizi karakteri için yas tutuluyor. Hayali bir varlık için cenaze törenleri düzenleniyor. Bir meslek grubuna ait bir kişi dizide kötü bir şey yapıyor. Hemen ilgili meslek grupları ayaklanıyor. Açıklamalar yapıyor. Dizideki mesleğini kötüye kullanan karakter ya işinden oluyor ya da kötülük yaptığı kişiden özür diliyor. Türk halkının dizileri bu kadar ciddiye alması her ne kadar doğru değilse de insanların bu ilgisi doğru kullanıldığında Eğitim yerine geçebiliyor.

Şimdi sizlere son günlerin en çok izlenen dizilerinden biri olan Çukur dizisinin geçtiğimiz bölümde yakaladığım bir iki şeyi anlatmak istiyorum.

İzleyenler bilirler bu dizide belalı bir mahallede yapılan güç savaşları anlatılıyor. Geçtiğimiz hafta mahallenin Annesi Sultan Hanım bir kaza kurşunu ile vuruldu. Hastanede yapılan müdahaleler sonucu kurşun çıkarıldı. Ancak sinirlerin zarar görmesi nedeniyle ayakları hissiz hale geldi ve bu haftaki bölümde gördük ki, hiç ağlama zırlama sahnesi olmadan Sultan Anne karakteri tekerlekli sandalye ye oturdu. Evine getirildi.

Bakın burası detay gibi görünen bir yer ama çok önemli! “Sultan Anne hastaneden tekerlekli sandalye ile çıktığında onu özel bir minibüs bekliyordu. minibüsün arka kapısı açıldı. Bir asansör çıktı. Sultan anne o asansöre binerek minibüse girdi. Eve geldiğinde minibüsten çıkarken o asansörle çıktı. Evin giriş kapısına geldiğinde 4 basamaklı bir merdiven vardı. Oraya metal bir rampa yapılmış. O rampayı kullanarak eve girdi.

Sizlere bu anlattıklarım detay olarak görünebilir ama bizi en çok sıkıntıya sokan bu detay gibi görünen şeylerdir. Örneğin birçok Türk dizisinde böyle sahnelerde herkes ağlıyor zırlıyor felç olan kişi kendi kendini yiyor “ölseydim daha iyiydi” gibi dramatik cümleler kuruyor. Bir bakıma sevilen bir dizi karakteri böyle yapınca insanlara olumsuz örnek oluyor.

Birde tabi bu sahnelerde şekil çok önemli mesela bu anlattığım sahnelerde sultan annenin yanında neredeyse tüm mahalle vardı. Çocukları, torunları, kocası isteseler Sultan anneyi kucaklarına alıp eve getirebilirlerdi. Ancak bu kadar hoş olur muydu? Tabi ki hayır çünkü olması gereken karga tulumba taşımak değil, doğru olan milyonlarca kişinin izlediği bu dizinin sahnesinde anlatıldığı gibi Engellilerinde istenirse insanca yaşayabileceğini göstermekti. Buda bence bu sahnelerle gayet iyi yapıldı.

Dizinin ilerleyen bölümlerinde ne olacağını olayların nasıl gelişeceğini bilmiyorum ama dizinin senaristti Gökhan Horzum ve Çukur ekibinden bir ricam var. “Sultan Anne karakterini iyileştirmeyin, ya da mümkün olduğu kadar uzun bir sürede iyileştirin. Senaryoya yedirerek insanlara engellilerin çektiği sıkıntıları göstermeye çalışın.  Bu konuda harika bir fırsat yakalarsınız umarım konuya benim yaklaştığım gibi yaklaşırsınız !” diyerek Çukur dizisi ekibine engellenen biri olarak anlattığım sahneler için teşekkür ediyorum.

Dediğim gibi biz Türk halkı olarak dizileri seviyoruz. Bu sevgiyi ve ilgiyi insanlara böyle olumlu mesajlar vermek için kullanmalı dizilerin içine böyle sahneler koyup bir anlamda insanları eğitmeliyiz. Eğer böyle yaparsak insanları eğlendirerek çaktırmadan eğite bilirsek, insanların duyarlılığını arttıra bilirsek engelleri daha kolay ortadan kaldırır daha özgür bir ülkede yaşayabiliriz.

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolu Olay Gündem gazetesi… 

 

Bu yazı toplam 883 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim