• BIST 81.712
  • Altın 147,331
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 2 °C

Bu şarkı burada bitmez!

N. Gürkan Yetkin

Sadece Bolu'da yaşayan bizler için değil, gelip gezip, gören herkes için Abant, doğasıyla muhteşem güzellikte bir değer. Üzerinde çok konuşulmuş, son yıllarda Davos'a emsal gösterilmiş bir marka

Peki Abant kimin? Şu an tabiat parkı olduğundan Doğa Koruma ve Milli Parlar Genel Müdürlüğü'ne, yani Çevre ve Orman Bakanlığı'na bağlı! Her ne kadar coğrafi anlamda Bolu'nun görünse de, uygulamada Abant Ankara'nın! Yani Abant hakkındaki alınacak her türlü kararda tüm insiyatif Ankara'nın!

Abant Davos gibi bir toplantı merkezine dönüşecekse, bu mevcut yapılaşmaya ilaveler olacak demektir. Ancak bu noktada devreye giren kanun ve yönetmelikler, burası tabiat parkı olduğu müddetçe yeni yapılaşmaya müsaade etmeyecektir. O halde burası Doğa Koruma ve Milli Parlar Genel Müdürlüğü bünyesinden çıkmak zorunda kalacaktır.

Peki o halde kimin uhdesinde kalırsa veya hangi kurum uhdesinde kalırsa, tereyağından kıl çeker gibi hem Davos benzeri bir toplantı merkezi olur, hem de Ankara çengeli kalkmamış olur?

Öyle bir kurum olmalı ki bir yanı yerel, öbür yanı genel olmalı! Yanı içinde seçilmişler olmalı, ancak söz Ankara'ya tam bağlı atanmış da olmalı! Her türlü ceremeyi seçilmişler çekmeli, atanmışların da işi yürümeli!

Buldum galiba!

İl Özel İdaresi!

Peki içme su kaynağı açısından, özellikle Abant ayağı olarak geçen ve Gölköy'ü besleyen su kaynağı anlamında, diğer açıdan hizmet götürme açısından (temizlik, ulaşım, koruma, bakım vb.) Bolu Belediyesi'ne devri olsa! Bu sayede Abant Bolu'nun Bolulular’ın olsa!

Zinhar! Kesinlikle olmaz! Olamaz!

Bu durumda insiyatif seçilmiş Belediye Başkanına ve seçilmişlerin oluşturduğu Belediye Meclisine geçer ki, böyle bir durumda istenilen at oynatılamaz! Abant, Bolu Belediye Mücavir alanına geçtiği anda, Abant'a kafana göre kaçak otel yapamazsınız! Abant'a 1500 kişilik ruhsatsız toplantı salonu yapamazsınız! ”Burası toplantı merkezi! Güvenlik zaafiyeti doğmaması açısından halkın girişine kapanmalı” diyemezsiniz! Buradan elde edilen gelirlerin Bolu ekonomisine katılması söz konusu olur ki en tehlikeli kısmı da burası!

Geçen haftaya dönecek olursak, yani kavram kargaşası içinde geçen, son zamanların en tuhaf polemiğine!

Yaklaşık olarak bir sene önce Bolu Belediye Meclisi bir karar alarak, Abant yolu üzerindeki tüm köyleri ve Abant'ı mücavir alan sınırlarına katan bir karar aldı. Zaten daha öncesinde Ömerler Köyü'nün yarısına kadar bu bölge mücavir alana katılmıştı. Abant girişine kadar köylerin mücavir alana katılmasında bir problem yoktu. Ancak iş Abant'a gelince, iş biraz zordu. Çünkü mülki sınır anlamında Abant Mudurnu'ya bağlı idi. Fakat 1956 yılında alınmış olan Bakanlar Kurulu Kararı gereğince, Abant Bolu'ya bağlanmıştı. Asıl mesele bu iken, bu problemin çözümü aranırken, iş karıştı da karıştı!

Diğer bir yandan! Abant ve Abant suyunun kirlenmemesi Bolu su kaynağı rezervi açısından çok önemli! Bu sular Gölköy'ü besleyen önemli bir kaynağı oluşturmakta. Bu sebeple, Bolu Belediyesi'nce Abant'a kadar kollektör hattı yapılarak bu kaynağın kirlenmesinin bir nebze önüne geçilmiş oldu. Kirliliğin tam anlamıyla önlenmesi için, bu bölge yönetiminin Bolu Belediyesi'ne geçmesi gereklidir.

Tarih 03 Temmuz 2009!

Bolu Belediyesi Başkanı Sayın Alaaddin Yılmaz konu ile ilgili basına açıklamada bulunuyor!

“Sayın Milletvekillerimiz Metin Yılmaz, Yüksel Coşkunyürek, Fatih Metin, İl Başkanımız Ali Ercoşkun ve Boluspor Başkanımız Necip Çarıkçı ile en son Orman Bakanı'na beraber gittiğimizde ben, Abant Tabiat Parkı'nın Bolu Belediyesi'ne kazandırılması ile ilgili istekte bulundum. Orman Bakanımız da kesin bir dille Abant Tabiat Parkı'nın gelirlerinin Bolu Belediyesi'ne verilmesi ile ilgili talimat verdi. Bu konuşma yapıldığında milletvekillerimiz ordaydı, il başkanımız oradaydı, Boluspor Başkanı oradaydı, ben oradaydım.”

Bolu Milletvekili Sayın Metin Yılmaz da bir açıklama yapıyor. Abant gişelerinin Bolu Belediyesine geçmesinin imkansız olduğunu söyleyen Yılmaz, “Abant'ın belediyeye devredildiği söyleniyor ancak, bizim bundan haberimiz yok. Çevre ve Orman Bakanlığı, Abant Gişelerinin devrini konu aldığı zaman ilk olarak prosedür gereği ihaleye çıkması gerekiyor. İhaleye çıktığı zaman başka katılımcıların alma şansı çok yüksek. Bu yüzden de kamu kurum menfaatleri göz ardı ediliyor” sözleriyle konuya yaklaşımını açık bir şekilde dile getiriyor!

Ak Parti İl Başkanı Sayın Ali Ercoşkun ise; “Bugün Abant'ın Davos olmasını istiyoruz. Ama Abant'ta bulunan otellerin toplam yatak sayısı 660. Şimdi Abant'ta 1500 kişilik bir toplantı yapılmaya kalkılsa, mevcut yatak sayısı ile bunu sağlayabilmek mümkün değil. Dolayısı ile buradaki mevcut otellerin yatak kapasitelerini arttırıp, Abant'ın doğasına zarar vermeden orada yeni otel çalışmaları yapılması gerekiyor. Orada bir turizm kümelenmesi gerçekleştirilebilirse, o zaman Abant, Davos olma yolunda adım atmış olur.

Abant Tabiat Parkı'nın gelirleri ile ilgili çeşitli tartışmalar yaşanıyor. Abant'ın yıllık gelirlerine baktığınızda, toplam 485 bin TL'lik bir geliri var. Bu gelirlerin içine personel giderleri dâhil edilmemiş. Çevre düzenlemeleri ile ilgili yapılacak çalışmalara gidecek paralar dâhil edilmemiş. Yani bütün olarak baktığınızda 485 bin TL'den ancak 152 bin TL civarında bir para kalıyor. Boluspor'un bu kadar bir gelirle bir şey yapabilmesi mümkün değil. Ayrıca Boluspor'a, İl Özel İdaresi tarafından bu güne kadar 1 milyon TL'lik kaynak aktarımı sağlanmış. Dolayısı ile bu alanın İl Özel İdaresi'ne verilmesinin daha sağlıklı ve doğru olacağını düşünüyorum.

Abant'ın gelişebilmesi için, Abant Tabiat Parkı'nın gelirlerini devletin kamu teşekkülü olarak gördüğü bir kuruma vermek daha mantıklı olacaktır. Devlet belediyeleri kamu teşekkülü olarak görmüyor. Ama İl Özel İdaresi'ni bir kamu teşekkülü olarak görüyor. İl Özel İdaresi tarafından bu alanın değerlendirilmesi halinde, konuyla ilgili bakanlıklardan gerekli desteklerin sağlanarak ilk başta söylediğim turizm yatırımlarının sağlanması daha kolay olur. İl Özel İdaresi bu konuda daha kapsamlı olarak çalışabilir. Olaya sadece Abant Tabiat Parkı'nın araç parklarından, giriş ve çıkışlarından elde edeceği gelirler olarak bakmazsak, daha sağlıklı olacağını düşünüyorum.” sözleriyle konu ile ilgili teşkilat görüşünü biz Bolulular’a aktarıyor!

Konu ile ilgili bu açıklamalar karşısında karışık olan kafalar daha da karışıyor! Özellikle son bölüm, yani Sayın Ali Ercoşkun Bey'in açıklamalarının son kısmı aslında işin özeti! ”Devlet belediyeleri kamu teşekkülü olarak görmüyor. Ama İl Özel İdaresi'ni bir kamu teşekkülü olarak görüyor.”

Devlet kimin devleti? Belediye kimin Belediyesi? Belediye kamu teşekkülü değilse neyin nesi? Halk bu işin neresinde? Biz neden Oy kullanıyor? Neden askerlik yapıyor ve neden vergi veriyoruz?

Biri veya birileri bizi argo tabir ile fena kafaya mı alıyor? Birilerinin bizi isteğimiz dışında dinlemesini, birilerinin bizi isteğimiz dışında gözetlemesini anladık da bu tiye alma işi biraz fazla olmadı mı?

Üç kişi aynı toplantıya katılıp, aynı konuda bu şekilde üç ayrı fikir ortaya koyduysa, Abant işi çoktan Bolu'nun elinden uçmuş gitmiş demek değil midir? Üç kişi aynı toplantıya gidip aynı fikir etrafında birleşmiş ise, bu açıklamalar neyin nesidir?

Ben kimim? Burası neresi?

Ortalık bu kadar karışık ise, bilgiler Büyüksu'nun köprüden sonraki kısmı kadar kirli ise “Bu şarkı burada bitmez!”

06.07.2009

Bu yazı toplam 519 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim