• BIST 99.028
  • Altın 281,392
  • Dolar 5,8739
  • Euro 6,4829
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 8 °C

Bu ülkede namuslular, namussuzlar kadar cesur olmalıdır

Yüksel Gültekin

01.08.2008 tarihli Taraf Gazetesi’ndeki yazısında Ahmet Altan diyor ki:

“Bu ülkeyi kim yönetecek?”

Bizim gibi insanlar, “halk kimi istiyorsa o yönetsin,” diyor.

Kemalistler de “hayır, halk karışmasın, biz yönetelim” diyorlar.

Bütün bu korkunç karmaşa, “bu ülkeyi kim yönetecek” sorusunun etrafında şekilleniyor.

Halkın istedikleri mi yönetecek?

Halkın istemedikleri mi yönetecek?

Halkın kendilerini istemediğine ve asla da istemeyeceğine kani olduktan sonra Kemalistler, “halkın aptal ve cahil” olduğunu söylemeye başladılar.

Bu halk, akıllı ve bilgili olsa Kemalistler’in ülkeyi yönetmesini isterdi onlara göre.

Bir halk, kendisini böylesine aşağılayan birileri tarafından yönetilmeyi niye istesin?

Bunu istememeleri, akıllı ve bilgili olduklarını gösteriyor bence.

Bu halkın istedikleri var.

Birincisi, artık asla aşağılanmamak istiyor.

Kendisine yukardan bakılmasın istiyor.

Daha iyi bir hayat yaşamak istiyor.

Zenginleşmek istiyor.

İyi hastaneler istiyor.

İyi okullar istiyor.

İş istiyor.

Yol istiyor.

Halkın isteklerinden soyutlanmış bir yönetimi kurmak ve sürdürmek mümkün değil artık.

Onun için ne askerin muhtırası, ne yargıçların mahkemesi bir sonuç alabiliyor.

Bu ülkenin en “üretimden kopuk” ittifakı olan “asker yargıç okumuş” grubu, bu ülkeyi yönetme gücünü kaybetti ama ülke yönetimini “kilitleme” gücünü elinde tutuyor hâlâ.

Anayasa Mahkemesi de son kararıyla ülkeyi tam bir çıkmaza soktu.”

İşte Anayasa Mahkemesi hakkındaki duygu ve düşüncelerimi en net ifade eden cümleler. Bu karar, tam anlamıyla ülkeyi içinden çıkılmaz muhtemel yeni çıkmazların eşiğine getirmiştir.

AK Parti bundan sonra öksürse, suçtur. Ve öksürmenin laikliğe aykırı bir eylem olmadığını ağzıyla kuş tutsa ispat etmesi mümkün değildir. Çünkü, 10 üyenin kararıyla AK Parti’nin laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline geldiği tescillenmiştir.

Ne diyor Mahkeme Başkanı Sayın Haşim Kılıç: “Bir daha bizim önümüze bu şekilde gelmeyin, çaresine bakın.” Yani diyor ki: Anayasada değişiklik yaparak, parti kapatma suçunu ortadan kaldırın. Kaldırın da, ya büyük reis, manevi önder, ilahi hukukçu Sabih Kanadoğlu ne diyor:

“Sakın ha, Anayasayı değiştirmeye kalkmayın, böyle bir değişiklik Cumhuriyetin sonu olur, altından kalkamazsınız.” Hoppala. Alta tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık. Bir ikilem ki, bir kıskaç ki ifadesi kabil değil. Bir muamele ki reva görülenin çileden çıkmaması mümkün değil.

Öyle görülüyor ki AK Parti ağzıyla kuş tutsa, önümüzdeki yakın zamanda yine olası sıkıntılarla karşı karşıya kalacak.

Bakın aynı yazısında Ahmet Altan durumu nasıl değerlendiriyor;

“Artık AKP, bugünkü rejimin elinde bir rehine.

Canları istediği zaman AKP’yi tehdit edip onu yeniden mahkemenin önüne getirebilirler.

Böyle bir tehlikeyle karşı karşıya olan bir parti de ülkeyi yönetmekte çok ciddi sıkıntılar çeker.

Bu ülkenin, 12 Eylül tarafından biçimlenmiş hukuki ve idari yapısı tümüyle yenilenmek zorunda.

Çok radikal değişiklikler gerekiyor.

Anayasa’nın, Siyasi Partiler Yasası’nın, Seçim Yasası’nın değişmesi elzem.”

Bence de bir an önce yapılması gereken, cesur ve radikal kararlarla Anayasanın, Siyasi Partiler Yasası’nın ve Seçim Yasası’nın demokratik yapıya uygun olarak değiştirilmesi. AK Parti bu değişiklikleri yaparken, özellikle Siyasi Partiler Yasası’nda da söz verdiği ama bugüne kadar yapma fırsatı bulamadığı demokratik açılımları mutlaka yapmak zorundadır. Çünkü bir ülkede, siyasi partilerde demokrasi olmadan, o ülkede demokrasi olamayacağı artık görülmüştür.

AK Parti’nin bu değişiklikleri yapacak siyasi iradesi, arkasında fazlasıyla vardır. Bu değişiklikleri yapmadan da egemenlik hakkını artık özgürce kullanamayacağı ortaya çıkmıştır. Tereddüt varsa halkın iradesine tekrar başvurma yolu açıktır. Şimdi AK Parti’den beklenen ve Atatürk’ün bir Cumhuriyet hedefi olarak önümüze koyduğu “Egemenliği kayıtsız ve şartsız milletin yapacak” yasal düzenlemeleri bir an önce yapmasıdır.

Bu konuda millet iradesinin varlığı ortadadır. Bu iradeyi engellemeye yönelik her türlü girişimin artık atıl kalacağı anlaşılmıştır. AK Partili yöneticilerin ihtiyacı olan “damarlarındaki asil kan” onlarda fazlasıyla mevcuttur. Şimdi millet AK Parti’den cesur adımlar beklemektedir. Zaten bu yöndeki düsturu da, Cumhuriyetimizin kurucu neferlerinden İsmet İnönü ortaya koymuştur. Bu ülkede namuslular, namussuzlardan daha cesur olmalıdır.

Saygılarımla.

04.08.2008

Bu yazı toplam 842 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim