• BIST 93.173
  • Altın 225,828
  • Dolar 5,4398
  • Euro 6,1969
  • Bolu -3 °C
  • İstanbul 2 °C
  • Ankara -1 °C

Bu utanç hepimize yeter

Yüksel Gültekin

            11.08.2005

Yağmur yavaş yavaş acele etmeden yağıyor. Yağan yağmurun bir bölümü prefabriğin tavanlarından sızıp, içine giriyor. Çaresiz insanlar bir köşede, yağan yağmura aldırmadan, sokağa bir kedi yavrusu gibi atılacakları günü bekliyorlar.

Ekmek yok, iş yok, aş yok, gelecek adına hiçbir ümitleri yok. Ama endişeler var. Sokağa bir kedi yavrusu gibi atılma endişeleri...

Şehrin öbür tarafında hayat bütün şatafatıyla ve pırıltısıyla devam ediyor. Düğünler, sünnetler, vur patlasın çal oynasın eğlenceler ve bu eğlencelerin başkonukları şehrin ileri gelen yöneticileri, valisi, belediye başkanı, milletvekilleri.

Yoksulluk yalnızca son çare olarak sığındıkları ve atılmayı bekledikleri prefabriklerde yaşayan çaresiz insanların yüreğinde, keşke yoksulluk, hepimizin içinde olsaydı.

21.yüzyılda yaşadığımız, soluduğumuz bu şehirde hepimizin yüzünü kızartacak bir dram yaşanıyor. Haberiniz var mı? Ey vicdan sahipleri. Bu sorumluluğun tamamı sizin demiyorum, en az sizin kadar, kendimi de suçlu hissediyorum. Ama bizi yönetenler, bizi yönetmeye talip olanlar, toplumun yol göstericileri, idareciler, siz en az biz kadar suçlu değil misiniz?

Seçim meydanlarında Hz. Ömer misali hamasi nutuklar atıp, işsize iş, aşsıza aş vaad edenler, nerdesiniz? Bu şehrin Belediye Başkanı nerde? Milletvekilleri neredeler? Sen, şehrin en büyük mülki amiri, Sayın Valim, sen nerdesin?

Yoksulun sesi cılızdır çıkmaz. Yoksulun sesi kısıktır duyulmaz. Ama sessizlerin sesini duymaya talip olanlar, elsize el, ayaksıza ayak olmayı vaad edenler, ne çabuk, ne çabuk koltuk sevdası peşine düştünüz de yürekleriniz katılaştı. Ne çabuk vicdanlarınız karardı.

Siz hamasi islami nutuklar atarken, mangalda kül bırakmayan bugünün iktidar sahipleri. Siz halka hizmet, Hakk’a hizmet sloganıyla iktidara gelip, koltuklarında keyif çatanlar, hadi diyelim ki, halktan korkunuz yok. Soruyorum, Haktan korkuyu ne çabuk unuttunuz?

Yağmur yavaş yavaş çiseliyor. Yüreği bizim gibi nasır bağlamış, vicdanları yumuşatmaya yetmiyor. Şehrin bir köşesinde elde yok, avuçta yok bir garip sahipsiz insan kader olmuş yoksulluklarını yaşamaya devam ediyorlar.

Yerel basında vicdan sahibi üç-beş insan çırpındıkça çırpınıyor. Fakat muhataplardan tık yok. Tüyleri ürperten bir sessizlik, vicdanları sızlatan bir vurdumduymazlık, pes dedirten bir umursamazlık. Hiçbir somut çözüm girişimi olmadığı gibi, çözüme yönelik hiçbir kurumun ve müessesenin çabası da yok. İnanıyorum ki, sorumlu mevkidekiler, önderlik etseler, bir kampanya düzenleseler, bu insanların sorunları çözülür. Böyle bir kampanyayı düzenlemek ve öncülük etmek görevi de bu şehrin Belediye Başkanı’na düşer. Son sözüm şu ki;

“Hep birlikte almayalım mazlumların ahını, çıkmasın aheste aheste.”

Saygılarımla...

Bu yazı toplam 208 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim