• BIST 90.665
  • Altın 214,434
  • Dolar 5,3851
  • Euro 6,1005
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 8 °C

Bu yük size ağır gelir

Yüksel Gültekin

            11.04.2005

“CHP’li değilsin sen. O halde sana ne CHP’deki parti içi demokrasiden? CHP’nin başına Bolu’da ya da başka bir yerde kim, hangi yöntemle gelirse gelsin.”

Türünden sorularla karşılaşıyorum son zamanlarda. Bu soruları da sıkça CHP’nin içinde atanma suretiyle yer alanlar soruyor.

Daha önceleri AK Parti’ye ilişkin eleştiriler yaptığımda da aynı şekilde “Sen AK Parti içinde görevi olan bir partili değilsin. Sana ne Ak Parti’den? Niçin eleştiriyorsun” türünden sorularla karşılaşmıştım.

Şimdi burada sorun şu: Türkiye’de siyasi partiye iki grup bakış açısı var. Birincisi siyasi partiyi bir fikrin ve düşüncenin ürünü olarak gören ve onu bir fikriyatın temsilcisi olarak görüp, bu fikri hayata geçirmenin bir vasıtası olarak algılayan görüş. İkincisi siyasi partiyi bir makama gelmenin aracı olarak gören ve siyasi partinin fikriyatını ya hiç taşımayan, ya da taşıyor gözükse de bu fikriyatın derinliğinden çok sahip olacağı makamın aracı olma vasfı, onu daha çok ilgilendiren görüş. Maalesef bizim ülkemizde ikinci grubun mensupları her zaman birinci gruba göre daha fazla.

Hal böyle olunca, CHP’yi yalnızca ulaşmak istedikleri makamın bir aracı olarak görenler, onun sosyal demokrat fikriyatın bir temsilcisi olması hüviyetini dikkate almayanlar, doğal olarak buna taş koyduklarını düşündükleri ben ya da diğer eleştiri sahiplerine tahammül edemiyorlar.

Halbuki sosyal demokrasi demek, değişimin öncüsü demektir. Bir muhafazakar oluşumda değişim çok geç ve yavaş olabilir. Fakat sosyal demokratlar, fikriyatları itibariyle toplumu değiştirme iddiaları olduğu için, öncelikle bu değişime kendilerinden başlarlar. Bu itibarla sosyal demokrat bir oluşumda anti-demokratik uygulamalar kabul görmemenin ötesinde, toplumsal infale yol açarlar. Siz belki bir başka oluşumda kimse görmeden el altından anti-demokratik yaklaşımlarla birtakım kazanımlar elde edebilirsiniz. Fakat, toplumu değiştirme iddiasındaki bir sosyal demokrat partide, Atatürk’ün CHP’sinde tüm halkın gözünün içine baka baka, tüm sosyal demokrat kazanımları hiçe sayıp, elde etmeyi düşündüğünüz kazanımları gerçekleştiremezsiniz.

Yıllarını sosyal demokrasinin gelişmesine ve bu fikriyatın hayata geçmesine adamış sosyal demokratlar, bu anti-demokratik tavırlara merak etmeyin gecikmeden tepkilerini koyacaklardır.

Ben siyasi partilerde parti içi demokrasiyi savunuyorum ve sosyal demokrasinin kalesi ve sosyal demokratların buluşma noktası CHP’nin bu ülkede bu konuda öncü olacağını ümit ediyorum. Ya da en azından sosyal demokrasi adına ümit etmek istiyorum. CHP’deki bu kabul edilemez anti-demokratik yaklaşımların bir vatandaş olarak kötü bir kabus olduğunu düşünüyorum.

Yerelde Bolu’da genelde tüm Türkiye’de ömürlerini sosyal demokrasinin gelişmesine ve yaygınlaşmasına vakfetmiş tüm sosyal demokratların bu gelişmeleri ülkem adına kabul etmeyeceklerini ümit ediyorum.

Değişimin öncüsü, demokrasinin güvencesi Cumhuriyet Halk Partisi bu halde olursa, sosyal demokratlar göz göre göre susmaya ve bu durumu kabullenmeye devam ederlerse, vay memleketimde demokrasinin haline.

Saygılarımla.

Bu yazı toplam 205 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim