• BIST 83.217
  • Altın 147,255
  • Dolar 3,7734
  • Euro 4,0515
  • Bolu -5 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -3 °C

BÜYÜK LOKMA YE BÜYÜK KONUŞMA!

Mustafa Öz

Başlık meşhur TÜRK ATASÖZÜ'dür. Kendini beğenen, büyüklenen, efelenen, mağrurlananlara ders veren bir ATALAR sözüdür!. AKP iktidarı milletin verdiği temsil gücü ile öyle böbürlenmeye başlamıştır ki, önce devletin kurumlarına savaş açmış ve bu kurumları “MUKTEDİR” olabilmek için ya politize etmiş yada itibarsızlaştırmış sonunda da kendine TABİ hale getirmiştir.
Böbürlenme o kadar artmıştır ki, 88 yıllık cumhuriyet döneminde bu ülkede hiçbirşey yapılmamış sanki 10 yılda TÜRKİYE yeniden kurulup imar ve ihya edilmiş gerisi FASA FİSO imiş. Bu da AKP'yi kesmedi kendilerinde önce kim geldiyse (Rahmetli Adnan Menderes hariç) hepsi halkına zulmetti, halkını katletti yani millet ve halk düşmanı ilan edildi.
Evet iktidarı bütün bunlar kesmedi. Bölücülüğün temelinin 18. asıra kadar gittiğini yok sayarak bölücülüğü bireysel haklardan çıkarıp kollektif KÜRT haklarına taşıdılar. Devleti ve kurumlarını , Kürtlere katliam yapan suçlular olarak ilan ettiler. Terörle mücadele etmek yerine müzakereyi esas aldılar. PKK ile devletin kurumlarını pazarlığa oturtup biz yapmadık devlet görüştü dediler. Açılım politikaları, terörle Kürtlerin kişisel (Tüm vatandaşların hak ve özgürlüğü anlamındaki hakları) haklarını ayıramadıkları için bölücü terörün elinde un ufak oldu. Adamlar işi o kadar azıttılar ki bazı vilayetlerde DEVLET İÇİNDE DEVLET anlamına gelen KCK uygulaması ile T.C.yi şekli hale getirdiler. İnsan kaçakçılığı, sigara kaçakçılığı, mazot kaçakçılığı, silah, uyuşturucu vb. devlete rağmen alenen yapmaya ve KARA paralarla millet evlatlarını avlamaya devam ettiler.

İktidarın akıl hocası olan içerdeki sağ ve sol liboşlar, sağ ve sol Kürtçüler, bölücü nihai hedefi görmezden gelip her şeyi masum insan hak ve özgürlüğü gibi iktidara yutturdular. Sırtı sıvazlanan iktidar bu işi doğru yaptığını sandı. Onun nezdinde bölücüler birinci sınıf vatandaş oldu. Habur'da kahramanlar gibi karşılanıp salıverildiler. Çoğu PKK'lı gizli tanık ve itirafçı olarak özellikle bölücülüğe karşı ciddi anlamda mücadele veren ASKER, POLİS VE BÜROKRATLARI suçlayarak don gömlek içeri tıkılmaları sağlandı. Devletin kurumlarının enerjisi bir devri SABIK yaratma amacıyla harcanırken, KÖPEKLER SERBEST TAŞLAR İSE BAĞLI KALDI. Bölücü terörün iç ve dış dinamikleri gözüne PERDE İNMİŞ “Sayın Bülent Arınç'ın TBMM açıklamalarına göre ise perde filan yok düpedüz bölücülerin istekleriyle paralel bir açıklama var..!” İktidarı oyalayıp PKK, KCK, DTK VE BDP sayesinde Türkiye sallanmaya her gün onlarca şehit gelmeye başladı. İktidar yahu ben o bölgeye bir sürü yatırım yaptım AÇILIM YAPIP isteklerinizi karşıladım. Hatta PKK ile devleti masaya oturttum. Dağdaki teröristi Habur'dan içeri törenle aldım. Bunun karşılığı bumu olmalı deyince. Nihai hedefi bölücüler ve onların hamileri açıkladılar. Sonuç iktidar istemeyerek de olsa bölücü teröre karşı halkın baskısıyla bir şeyler yapmaya başladı. Bu sefer iktidarın akıl hocaları 1990'lı yıllardaki şahin politikaya dönüş olduğu bundan vazgeçmesi için iktidara vurmaya başladılar. Bölücülerin yaptığı hatalar şehit sayısı, mücadelelerin devamını zorunlu kıldı.
Pkk'nın kolu budağı kırılmaya başlandı. Devlet gücünü göstermeye başladı. İşte tam bu arada ULUDERE olayı ile 35 kaçakçı (kimine göre suçsuz ve de masum) vatandaş sınır ötesinde Türk silahlı kuvvetlerinin operasyonu ile vuruldu. İktidar ne yapacağını adeta şaşırdı. Devletin nasıl bir zaaf içine düşürüldüğü o bölgede sınırların kalbura döndüğü kimin eli kimin cebinde belli olmadığı ortaya çıktı. Oysa Türkiye Ortadoğu'ya AB'ye örnek gösteriliyordu. Birden sihir bozuldu. Demokrasi rafa kalktı. Devlet tıpkı AKP iktidarından önce (bu sözler iktidar yetkililerine aittir.) olduğu gibi sivil ve masum vatandaşını vurmuştu. Aynen bir şaka gibi. Şimdi herkeste bir telaş, bir kaygı bu işin içinden iktidarı nasıl sıyıracağız acaba. Yine suçu bir kurumamı yıksak, ergenekona mı yıksak, muhalefete mi yıksak yoksa AKP'den önceki karanlık iktidaramı yıksak; yada ortak aklı kullanıp bir ders çıkarıp: büyük lokma yiyip büyük konuşmayı bırakarak BAĞCI DÖVMEDEN etrafa saldırmadan bu ülkenin yararına olacak bir sonuç çıkarmak üzere olayları ön yargısız masaya yatırarak toplumun güvenini, psikolojik bozulmayı yok ederek kazansak iyi olmaz mı?
Devlet yaraları sarmalı ama hak, hukuk, ve adalet içinde. Kaçakçıya Tazminat öderken başkaları ne ile suçlandığını bilmeden içerde yatarsa toplumsal mutabakat sağlanamaz. Sorunlar çözülemez.
Çoğu zaman ne iktidarlık ne de muktedirlik sorunları çözmez. Ben yaptım oldu demek ise böyle hatalar yaptırır. Umarız akıl sahipleri akıllarını başlarına ülke hayrı için toplarlar.

Bütün bu olup bitenler danışıklı dövüş diyenler de var. Anayasa yapımında AKP ile BDP'nin işbirliği için yapılmış karanlık bir olay diyenler var! Gelişmeleri izleyin satır aralarını iyi okuyun. Cambazı oynatan ipler kimin elinde iyi bakın. Oyun içinde oyunları o zaman daha iyi görmek mümkün olacaktır.

06.01.2012

Bu yazı toplam 971 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim