• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 12 °C

Büyük zaferimiz kutlu olsun

Mustafa Namdar

1.Dünya Savaşı’ndan yenilgiyle çıkan Osmanlı’nın toprakları, Mondros Mütarekesiyle taksim ediliyor. Altıyüz yıldır doğru zamanı gösteren imparatorluk, boşalan saat zembereği gibi parçalara ayrılıyor.

Bir gün Mustafa Kemal adında bir lider, Anadolu insanını toparlamak için yola çıkıyor. Umudunu yitirmiş, yorgun, yılgın, yoksul ve perişan insanları Kuvay-ı Milliye ruhu ile bir araya getirip, Anadolu’da yaktığı hürriyet ve istiklal ateşi etrafında topluyor. Bozulan ve dağılan saatin parçaları usta ellerde birleştirilip doğru zaman için hazırlanıyor...

26 Ağustos sabahının alaca karanlığına ayarlanan saatin hücum alarmıyla, çelik namluların ağzından fırlayan mermiler, Türk ulusuna ait yeni coğrafyada yerini gösterecek olan belgenin imzasını oluşturuyor. Atılan her mermi vatan için vatanın bütünlüğü insanlarının özgürlüğü, namusu için, hain düşüncelerin ü-zerine düşüyor, cehennem ateşi gibi. Tetik çeken ellerin sahipleri aç, açık da olsa, silahtan cephaneden yoksun da olsa, düşüncelerini vatan topraklarını düşmanın kirli çizmesinden arındırmaya odaklamış.

Ya İstiklal, ya ölüm parolasıyla, ya Allah diyerek tetiğe uzanan eller, ölümü gülerek selamlıyor, şehitlik için dudaklardan dökülen dualar gök kubbede top seslerine karışıyor.

30 Ağustos kahramanları yeni bir tarih yazıyor. Bu kahramanlar inancın, bağımsızlığın, hürriyetin, vatanın ve bayrağın anlamını yazıyor hece hece tarih sayfalarına kanlarıyla. Onlar şehit, onlar gazi oluyor. Sözün özü onlar bizim için, vatan için, bayrak için, hürriyet için ölüyorlar...

Onlar, üzerinde özgürce yaşayabileceğimiz vatan topraklarının korkusuzca, ekilip biçilmesi, dibinde soluklanacağımız ormanlarımızın daha gür yetişmesi, bacasından duman tüten fabrikaların daha da çoğaltılması için öldüler.

Kalanlar da boş durmamış. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde amaçlanan, muasır medeniyetin ne olduğunu gösteren devrimleriyle, fabrikalar kurup yollar yaptılar. Özgürlük ortamında üretmenin, öğretmenin, öğrenmenin hukuk ve bilimsellik düzleminde insanca yaşamanın erdemini öğretmeye çalışarak ömürlerini tükettiler. Parolaları, vatan, bayrak, ulus ve demokrasi ve de insanların ekonomik bağımsızlığı ile huzur ve mutluluğuydu...

Aradan geçen 84 yılda bu kutsal emaneti bizler nasıl koruyup güzelliklerine güzellik katıyoruz?

İşte Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin coşkusunu yaşayacağımız günlerde memleket manzaraları.

“Yurtta sulh, cihanda sulh” felsefesinin darmadağın edilip Ortadoğu’da yanan ateşin kavurucu sıcaklığında oluşan sıkıntı. Şehitlerin huzursuz olmalı, Akdeniz’de huzuru bozanların ayak seslerinden. Şehidim huzursuz olmalı, güzelim emanetlerin iyi korunamayıp yakılmasından, yıkılmasından. Şehidim huzursuz olmalı, bu toprakların bağımsızlığı için birbirlerinin kucağına başları düşenlerin torunlarının, birbirine tetik çekmelerinden, güzelim ormanlarımızı acımasızca yakmalarından.

Şehidim huzursuz olmalı, açık-kapalı-bikinili-haşemalı kavgalardan. Şehidim huzursuz olmalı, dün karşısında el bağlayanlar kadar olamayıp iki uçağı dörde çıkaramayan düşüncelerin laf ebeliğinden. Şehidim huzursuz olmalı, her sigaranın bitiminde yanan izmariti, her ağacın altında yakılan mangaldan arda kalan kor parçasının sorumsuzca unutulmamasını, her keyfin sonucunda kırdığımız şişenin neden olduğu ormanlarımızın yakılışından...

...Bugün 30 Ağustos. İşte kahraman Mehmedim başı dik, vakar içinde yürüyor dağ dağ. Atılan her adımda yankılanan rap rap sesleri şehidime verilen sözün teminatı gibi. “Ben varım, bu ulusa bırakılan mirası koruyacak. Ben varım terör belasını savuşturacak. Benim demokrasinin teminatı bu vatanın savunucusu” der gibi.

Büyük zaferimiz kutlu olsun. Nice güzel günlere.

30.08.2006

Bu yazı toplam 299 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim