• BIST 1.103
  • Altın 458,948
  • Dolar 7,6683
  • Euro 8,9576
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 14 °C

ÇABALAYARAK BAŞARMAK !

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Hayatınızı sonuç odaklı mı yaşıyorsunuz, yoksa sonuca giden yol da çabalamayı mı seviyorsunuz? Diye bir soru sorsam cevabınız ne olur? Soruyu görünce şaşırdınız değil mi? ancak günümüzde insanların çoğu sonuç odaklı yaşıyor. Sonuca ve başarıya hemen ulaşmak istiyorlar. Bu durumda önümüze şöyle bir şey çıkarıyor. Sonuca ve başarıya ne kadar hızlı ulaşılırsa ondan alınan mutluluk o kadar az oluyor yani başarıyı yakalayan kişi o başarıdan mutlu olamıyor.

Örneğin, yeni yeni oyuncaklarla oynayan bir çocuk düşünelim. Siz bu çocuğa çabalamasını öğretmeniz gerekirken ay evladım yorulmasın deyip çabalamasına bile fırsat vermeden önüne oynayamayacağı kadar oyuncak doldurur ve bunlar senin derseniz. Çocuk 5 dakika mutlu olur. Sonra dönüp oyuncaklara bakmaz onların değerini bilmez. Çünkü çabalamadan hiçbir şey yapmadan sonuca ulaşmıştır. Hatta yapılan bir araştırmaya göre böyle yetişen çocukların büyüdüklerinde suç işlemeye ve şiddete daha çok yatkın oldukları saplanmış. İşte bu yüzden sonuçtan çok, o sonuca giden süreçte verilen mücadele önemlidir.

Bakın mesela size kendimden örnek vereyim. Bundan 7 yıl önce “ Hey! Biz de Buradayız” isimli bir kitap yazdım. Hatta bana yazmak yetmedi. 23 kişiden oluşan bir ekiple kitabı sesli hale getirdik. Bunları yapmam yaklaşık 1 yıl sürdü. Ancak 2 yıl yayın evi ve sponsor arayışıyla geçti. Bu süreçte her yere başvurdum.“ bu kitap Türkiye için lüks. Sen bu kitabı çıkaramazsın “ diye yanıtlar aldım.

Hatta şunu hiç unutmuyorum “ internetten bir kuruma ulaştım projeyi anlattım. Kurumdan gelen yanıt “ Sen büroya gel konuşalım. “ geleyim de kaçıncı kattasınız ben yürüyemiyorum. “ 3. Kattayız ama gelmen gerek.” Asansör var mı? “ yok, ama senin buraya gelmen gerek”   Konuşmaksa buradan konuşuyoruz işte 3. Kata ben nasıl çıkacağım.  “Olmaz büroya gelmelisin. “ konuşma aynen böyleydi. Siz düşünün gerisini ama o süreç bana çok şey öğretti.

Tabi bu çabaları gören ailem, Oğlum uğraşma 100 adet bastıralım arkadaşlarına hediye et dediler. “Hayır dedim. siz hiç karışmayacaksınız. İyisiyle kötüsüyle bu kitabı ben ve ekip arkadaşlarım çıkaracağız. Siz bir kenardan izleyin dedim.” Şimdi o sürece baktığımda iyi ki öyle demişim diyorum. Evet belki 2 yıl yayınevi ve sponsor aramakla geçti. çalıştığım ekip arkadaşlarımla birlikte yukarıda anlattığım gibi garip olaylar yaşadık. Ancak yaşadığımız her andan keyif alıp bir şeyler öğrenmeyi bildik. Şimdi ikinci kitap üstünde çalışıyoruz ve yine aynı şekilde mücadele ederek sonuca ulaşmak gayretindeyiz

Günümüzde herkes kolay ve hızlı sonuç almak başarıya kolay ulaşmak istiyor ya da sistemler bizi buna zorluyor diyebiliriz ama mücadele etmeden kazanılan başarılar. İnsana bir şey öğretmez ve insanı mutluda etmez. Bu durumu en çok yaşayan bireylerde farklılıkları yüzünden engelli dediğiniz insanlardır. Bu insanların mücadele etmesi gerekirken çoğunlukla her şey önlerine gelir. Bunun en güzel örneği de çalışacak durumdaki engellenen arkadaşlarımıza “sen evde otur. Ben maaşı vereyim hatta annende yanında dursun ona da bakım parası vereyim diyen. Bizlere güvenli iş sahaları yaratmayan Sistem ve o sistemin başındaki bizi anlamayan yetkililerdir.”

Hiç kimse kusura bakmasın bu konuda aynen böyle düşünüyorum. Çünkü devlet bile bizden bir şeyler üretmemizi beklemiyor. Gel burada çalış demiyor. Niye çünkü sen engellisin yavaş kalırsın diye düşünülüyor. İşte bu düşünce yüzünden engellenen bireylerin çoğu bir şeyler üretmenin ve mücadele etmenin tadını bilmiyor.

Bu yüzden ne olur sonuç odaklı yani  “ bu insan bunu yapamaz ve bizim kadar hızlı olamaz “ diye düşünmeyi bir kenara bırakalım. Engellenen bireylerin üretmesinin ve bir şeyler için mücadele etmesinin güvenli iş alanları sağlayarak önünü açalım. İnsan denilen varlığın mücadele ederek ve bir şeyler üreterek mutlu olduğunu asla unutmayalım…

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolu Olay Gündem Gazetesi…

Bu yazı toplam 2195 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim