• BIST 90.040
  • Altın 146,366
  • Dolar 3,6184
  • Euro 3,9314
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 12 °C

CADDEDEN SOKAKLARA

Makinist

Caddeden sokaklara doğru sesler elendi,
Pencereler kapandı, kapılar sürmelendi.
Bir kömür dumanıyla tütsülendi akşamlar,
Gurbete düşmüşlerin başına düştü damlar…
***
Timur Selçuk'un 70'lerin bu Hit şarkısını anımsadım,
Bolu sokaklarında dolaşırken…
Her şey ne kadar farklıydı.
Köşe dönmecilik yoktu piyasada.
Öyle ki karaborsa sigara satan esnaf bile utanarak yapardı bu yasa dışı işi.

Caddelerde başıboş bir kalabalık yok ve insanlar üstünüze üstünüze gelmezlerdi.
Cıs tak cıs tak diye anlamsız müzikler çalan, camları karartılmış, karanlık insanların içine doluştuğu vasıtalar icat edilmemişti henüz.
Polis ya da zabıta arabasının içindeki anfiden halkı azarlayan sloganlar patlatmazlardı…

Arabaların içinde ses düzeni yoktu ki zaten.
Gençlerin büyük çoğunluğu ülke sorunları ile ilgilenir, dindar ya da kindar gençlik yetiştirme hevesinde olan liderler yine olsa bile niyetlerini açıklamaya cesaret edemezlerdi.

Aşıklar Paşaköyü aşıklar sokağında buluşurlar, arkadaşlık teklifini kabul eden kız sevgilisine mutlaka kendi ismini işlediği mendilini hediye ederdi.

Zamane belediyeleri ile halk arasında kalın duvarlar örülmemişti.
Ne kontörlü su vardı, ne de elektriğin faturasını beş gün geciktirince hoyratça kesen elektrik idaresi.
Çok az evde telefon vardı, tamam ama insanlar arasında iletişim problemi yoktu.
Buket meyhanesinde ki şarapçılar hava kararınca usulca evlerine giderler, nara atan, anıran sarhoşa rastlamanız mümkün olmazdı.

Gecenin ilerleyen vaktinde uzun uzun çalan bekçi düdükleri güvende olduğunuzu hissettirirdi.
Ramazanlarda Seka Suni Tahta fabrikasının iftar da çaldığı fabrika sireni ile oruçlarını açardı halk, bir de uzaklardan gelen kulakları tırmalamayan top sesi ile.

Şimdiki gibi kulakları tırmalayan sentetik patlayıcılar ile oruç açmaya davet edilmezlerdi insanlar.

Müezzinler camii şerefelerinden vakit namazlarını kendileri bizzat halka bildirirler, yanık sesleri ile okudukları ezanı insanlar huşu içinde dinlerler, ibadetlerini yerine getirirlerdi.
Öyle sokak ortalarında kilim üstünde namaz kılana rastlanmazdı…

İnsanlara ORÜS SEKA gibi büyük fabrikaların, kazançlı olan fabrikaların bir gün haraç mezat satılacağı söylense idi, bu mutlaka “Nostradamus Kabusu” kabul edilir, gülünür geçilir,

kabullenilmezdi.
Fakirlere saygı gösterilir, onlara yardımcı olan varlıklı insanlar bunu şan, şöhret, oy için yapmazlardı.
Ya şimdi post modern zamanların Bolu'su,
Timur Selçuk ile başladık,
Yeni Türkü ile bitirelim,
“Sakın çıkma patika yollara
O dağlara kırlara o karlı ovaya
Yenik düşüyor her şey zamana
Biz büyüdük ve kirlendi dünya”

25.02.2012

Bu yazı toplam 396 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim