ankara escort ankara escort bodrum escort ankara escort ankara escort ankara escort porno izle kayseri escort

  • BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 5 °C

ÇADIRKENT!

N. Gürkan Yetkin

21.yüzyılda ve bilgi çağında olmamız bizi pek bağlamıyor.Orta Asya'dan bu günlere hala geleneklerimizden vazgeçmiş değiliz.Belki de göçebe millet olduğumuzdan alışkanız diye komşu ülkelerden de bize göç ediyorlar.Kurduğumuz çadırkentlerde aslanlar gibi bakıyoruz çünkü tüm mültecilere!Misafirperveriz ya,kendi milletimiz aç gezerken umursamaz ,gelen mültecileri krallar gibi ağırlarız biz!
Genetik kodlarla işlenmiş midir bilemiyorum ama bu çadır kurma işinde biz Türkler ayrı bir yeteneğe sahibiz!
Ver bir çadır sokaktan geçen birine.İsterse hayatında hiç çadır kurmamış olsun.Kullanım kılavuzuna dahi ihtiyaç duymadan şak! diye kuruverir gösterdiğiniz yere!
Geçtiğimiz hafta yaşanacak afetler de kullanılmak üzere çadır hastane kurup ,protokollü açılış töreni yaptık ilimizde!
Gariptir ilk kez bir açılışta kurbanda kesmedik ,laf aramızda!
Peki neden kurduk bu çadır hastaneyi özel idare bahçesine?
Çünkü 21.yüzyılda olmamıza rağmen halen depreme dayanıklı bina yapımını becertemedik diye!
Dikkat edin!Depreme dayanıksız bina yapanları değil yaptıranları işaret ettim.Bizim sorumluluk anlayışımız, sorumluluğu bir başkasının üzerine yıkmak ve üzerimizdeki sorumluluktan sıyrılmak üzerinedir!
Bakınız geçmişe!
Baraj kapağı gerektiği şekilde yapılmadığı için bir çok işçinin hayatını kaybetmesine sebep olan kaza meydana gelir.Sadece en gariban şantiye şeflerinden biri anında sorumlu olarak tutulup içeri atılır.O dakikadan sonra artık kimsenin umurunda da değildir gerçek sorumlular çünkü!
Sel felaketi yaşanır ve sel sebebiyle köprü yıkılır.Tak!Özel İdarede görev yapan bir mühendis kurban olarak seçilip içeri tıkılır.
Sanki hesaplamaları o yapmış ,kum ve çimentoyu karıp köprüyü tek başına yapmış gibi gerisini kimse sormaz bile!
Deprem yönetmeliklerini incelediğinizde ,yaşanacak afetlerde ilk kullanılacak yapılar olan hastaneler,dispanserler,sağlık ocakları,itfaiye bina ve tesisleri,ptt ve diğer haberleşme tesisleri,ulaşım istasyonları ve terminalleri,enerji üretim ve dağıtım tesisleri,vilayet,kaymakamlık ve belediye yönetim binaları,ilk yardım ve afet planlama istasyonları depremin büyüklüğü ne olursa olsun fazla hasar almadan kullanılmaya devam edilsin mantığı ile normal konutlara göre daha güvenli bir şekilde dizayn edilip inşaatı daha özenli yapılmak zorunluluğu gözünüze çarpacaktır.
Peki gerçek hayatta öyle midir?
Son yaşanan büyük deprem felaketlerinde ,ilk yıkılan binaların veya ağır,orta hasar derecesinde hasar alan binaların bu bahsi geçen binalar olması sizce de garip değil mi?
Kendilerinden beklenmediği kadar hasar alan tüm bu yapıların ortak özelliği ne idi?
Hepsinin kamu binası olması!
İşte bu tespit dahi bize bu garipliğin sebebini açıklamaya yetiyor!
Bolu'nun depremden hemen sonraki halini hatırlayanlar çizdiğim tabloyu gözlerinde canlandırmışlardır.
O günlerde tüm yapılardan birinci derece sorumlu Bayındırlık Müdürlüğü binasının,o günlerde hizmet veren SSK hastanesinin ,belediye binasının ,vergi dairesinin ,emniyet müdürlüğü hizmet binasının ağır ve orta hasar derecesinde hasar gördüğünü hatırlamışlardır.
1999 dan bu güne gelindiğinde görülüyor ki ,kamu halen kendi bünyesindeki yapılarına güvenmiyor ve olası bir afette kullanmak üzere çadır hastane ile başlayan çadırlaşmaya çalışmalarını başlatıyor(!)
Tam da 12 Kasım'ın hemen sonrasında ,kentsel dönüşümün hararetli bir şekilde tartışıldığı şu günlerde (!)
Aradan geçen bunca yıla rağmen geldiğimiz nokta ,Orta Asya günleri!
Bir inşaat firmasının şantiyesinde yaşanan yangın felaketi sonrası şantiyelerde dahi kullanılması yasaklanan bu tür çadırlar ,olası bir afette yine hayatımızda olacak anlaşılan.
Çok yakında çıkarılacak bir yönetmelikle ,yapıların ulaşılabilir noktalarına her mesken için bir adet çadır dolabı yeri de düzenletilebilinir benden söylemesi.
Kendin pişir! Kendin ye! Hesabı kendi çadırına kendin sahip ol!İhtiyaç durumunda da kullan!Olası bir afette devletten çadır gelmesini bekleme!Akıllı ol!Tedbirini al! Şimdiden en yakın park alanında çadır kuracağın alanı da gözüne kestir!Hatta aile bireyleri ile birlikte, al çadırını yanına, bu alanda pratik yap!Zorunlu Deprem sigortanı yaptırmayı da unutma ki,yıkılan binan yerine devlet yenisi yapsın ve sana versin!
İşte bizim ülkemizin afet planlaması bu kadar basit ve pratik!
Bazen soruyorum kendime !
Devlet yapı yapmayı ne zaman yasaklayacak diye?
Mahalle kurmak yerine oba kurmaya ne zaman başlayacağız diye?
Biz Japon değiliz sonuçta!
Japonya gibi dar bir daya da sıkışmış değiliz evvel Allah!
Ne diye Japonlar gibi ,depreme dayanıklı yapı yapmak zorunda olalım ki?
Dağlar,bayırlar,ovalar ,yayalar alabildiğine geniş netice de!
Yapalım çadırımızı 3+1!Yetmedi 5+1!Krallar gibi değil ,hanlar gibi yaşayalım!
Bu inat ne diye?
Ne de olsa Türk'üz biz!
Apartman bizim neyimize?
Kentsel dönüşüm değil ihtiyacımız olan!
Çağsal dönüşüm!
Çadır hastanemiz ilimize,ülkemize hayırlı uğurlu olsun!
Bu kafa bizde olduğu sürece ,nasıl olsa kullanmak da nasip olacak besbelli!

Not:Bir merinos koyununa ,seslendiğinde cevap verilmez!Koyun olduğu için anlamaz mönün mönün bakar suratınıza!Bu yüzden sütü sağılır,eti yenir bir de kaybolmasın, kurda kuşa yem olmasın diye, salındığı alanda güdülür!O kadar!

Bu yazı toplam 1144 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim