ankara escort ankara escort bodrum escort ankara escort ankara escort ankara escort porno izle kayseri escort

  • BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 0 °C

Çanakkaleden mektup var

Aykut Karagüzel

Valideciğim,

Dört asker doğurmakla müftehir şanlı Türk annesi. Nasihat mektubunu Divrin ovası gibi güzel, yeşillik bir ovacığın ortasından geçen derenin kenarındaki armut ağacının sayesinde otururken aldım. Tabiatın yeşillikleri içinde mest olmuş ruhumu bir kat daha takviye etti. Okudum, okudukça büyük dersler aldım. Tekrar okudum. Şöyle güzel ve mukaddes bir vazifenin içinde bulunduğumdan sevindim.

Gözlerimi açtım ve uzaklara doğru baktım. Yeşil yeşil ekinlerin rüzgâra mukavemet edemeyerek eğilmesi, bana, annemden gelen mektubu selamlıyor gibi geldi. Hepsi benden tarafa doğru eğilip kalkıyordu ve beni, annemden mektup geldi diye tebrik ediyorlardı.

İşte bu geçen dakikalar anında, hizmet eri:

Efendim, çayınız, buyurunuz içiniz, dedi.

Pekâlâ, dedim. Aldım, baktım, sütlü çay…

Mustafa bu sütü nereden aldın? dedim.

Efendim, şu derenin kenarında yayıla yayıla giden sürü yok mu?

Evet, dedim. Evet, ne kadar güzel.

İşte onun çobanından 10 paraya aldım, dedi.

Validecigim, on paraya, yüz dirhem süt, hem de su katılmamış. Fakat valideciğim sen yine müteessir olma. Ben seni evet seni mutlaka buralara getireceğim. Ve şu tabii manzarayı mutlaka göstereceğim.

O güzel çayırın koyu yeşil bir tarafında, çamaşır yıkayan askerlerim saf saf dizilmişler. Gayet güzel sesli biri ezan okuyordu.

Ey Allah'ım bu ovada onun sesi ne kadar güzeldi. Bülbül bile sustu, ekinler bile hareketten kesildi, dere bile sesini çıkarmıyordu. Herkes, her şey bütün mevcudat onu, o mukaddes sesi dinliyordu. Ezan bitti dereden ben de bir abdest aldım. Cemaat ile namazı kıldık. O güzel yeşil çayırlar üzerinde diz çöktüm.

Bütün dünyanın dağdağa ve debdebelerini unuttum. Ellerimi kaldırdım, gözlerimi yukarı diktim. Ağzımı açtım ve dedim:

“ Ey Türklerin Ulu Tanrısı, Ey şu öten kuşun, gezen ve meleyen kuzunun şu secde eden yeşil ekin ve otların, şu heybetli dağların sahibi, Sen bütün bunları Türklere verdin. Yine Türklerde bırak. Çünkü böyle güzel yerler, Seni takdis eden ve Seni ulu tanıyan Türklere mahsustur.”

“Ey Yarabbi. Şu kahraman askerlerin bütün dilekleri, ism-i celalini İngilizlere ve Fransızlara tanıtmaktır. Sen bu şerefli dileği ihsan eyle ve huzurunda titreyerek, böyle güzel ve sakin bir yerde sana dua eden biz askerlerin süngülerini keskin, düşmanını zaten kahrettin ya, bütün bütün mahveyle” diyerek bir dua ettim ve kalktım. Artık benim kadar mesut, benim kadar mesrur bir kimse tasavvur edilemezdi.

Valideciğim, çamaşır falan istemem, paralarım duruyor, Allah razı olsun.

Oğlun

Hasan Etem

4 Nisan 1331

(17 Nisan 1915)

NOT: Kahraman Türk Subayı Hasan Etem, bu mektuptan üç gün sonra şehit olmuştur.

27.03.2008

Bu yazı toplam 1039 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim