• BIST 90.009
  • Altın 145,788
  • Dolar 3,6175
  • Euro 3,9278
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 7 °C

Çatlak kova

Serkan Erkan

Selam sevgili okurlarım bu haftaki yazımı bazen karamsarlığa düştüğümüz anlar için derleyip topladım. Bazen hayatta hiç bir işe yaramadığını hisseden benim elimden bişi gelmez gibi düşünen ve düşündürenler vardır. Bir de bu hayata aynanın arkasından bakalım farkında olmadan neler yaptığımızı düşünelim, iyisiyle kötüsüyle karşılaştıralım.

Hindistan'da bir sucu, boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş.

Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiş. Sucu her seferinde patronunun evine sadece 1,5 kova su götürebilirmiş. Sağlam kova başarısından gurur duyarken, zavallı çatlak kova görevinin sadece yarısını yerine getiriyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuş.

İki yılın sonunda bir gün çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş. "Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum."

"Neden?..." diye sormuş sucu. "Niye utanç duyuyorsun?..."

Kova cevap vermiş. "Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için tasıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum. Benim kusurumdan dolayı sen bu kadar çalışmana rağmen, emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun." Sucu söyle demiş.

"Patronun evine dönerken yolun kenarındaki çiçekleri fark etmeni istiyorum."

Gerçekten de tepeyi tırmanırken çatlak kova patikanın bir yanındaki yabani çiçekleri ısıtan güneşi görmüş. Fakat yolun sonunda yine suyunun yarısını kaybettiği için kendini kötü hissetmiş ve yine sucudan özür dilemiş. Sucu kovaya sormuş.

"Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu ve diğer kovanın tarafında hiç çiçek olmadığını fark ettin mi?... Bunun sebebi benim senin kusurunu bilmem ve ondan yararlanmamdır. Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün biz ırmaktan dönerken sen onları suladın. İki yıldır ben bu güzel çiçekleri toplayıp onlarla patronumun sofrasını süsleyebildim. Sen böyle olmasaydın, o evinde bu güzellikleri yaşayamayacaktı."

HAFTANIN SÖZÜ

Karanlık aydınlıktan,yalan doğrudan kaçar.

Güneş yalnız da olsa etrafına ışık saçar.Üzülme!!!

Doğruların kaderidir yalnızlık.

Kargalar sürü ile kartallar yalnız uçar.

FIKRALAR

Damadın Yemini

Kilisede düğünün başlamasına çok az zaman var. Damat rahibin yanına yaklaşıp fısıldar:

- "Bakın. Size vereceğim $ 100 karşılığında evlilik yeminimizde birtakım değişiklikler yapmanızı istiyorum.. Hani şu bana soracağınız 'Sonsuza dek seveceğinize, koruyacağınıza, sadık kalacağınıza yemin ediyor musunuz?' kısmı var ya, onu metinden çıkarmanızı istiyorum."

Rahip gülümseyerek başını sallar ve damat rahibin avucuna $ 100 sıkıştırıp içeri döner.

Ve düğün başlar, herkes yerini alır, gelin ve damat rahibin önünde buluşur ve yeminler okunmaya başlanır.

Sıra damadın yeminine gelince damadın gözleri hain hain parlar ve rahip damada sorar:

- "....... eşinizin daima bir adım gerisinden yürüyeceğinize, her emrini ve dileğini yerine getireceğinize, her sabah kahvaltısını hazırlayıp ayağına kadar götüreceğinize ve ikiniz de yaşadığınız sürece başka kadınlara yan gözle bile bakmayacağınıza yemin ediyor musunuz...?"

Tabi damadın bu beklenmedik iş karşısında gözleri faltaşı gibi açılır. Sağa sola bakar, bir yutkunur.. ve kısık bir sesle:

- "E..eee.. evet efendim."

Ama tören sona erdikten sonra damat hışımla rahibin karşısına dikilir:

-"Bir anlaşma yaptığımızı sanıyordum!!!!"

Rahip gülümseyerek cevaplar:

- "Eşiniz daha iyi para verdi.."

Politika nedir?

Çocuk bir gün babasına sorar.

- Baba POLİTİKA nedir?

-Yavrum der, anlatacaklarımı iyi dinle, sonra söylediğim kelimeleri ezberle der.

Şimdi ben para kazandığım için KAPITALİZMİM, Annen harcamaları yapıp evi idare ettiği için HÜKÜMET. Dadı ev işlerini yaptığı için İŞÇİ. Sen HALK. Kardeşin VATANDAŞ der. Yarın sabah açıklayacağını söyler. Gece çocuk tuvalete kalkar ve kardeşinin ağladığını duyar. Dadısının odasına gider görür ki babası dadısıyla yataktadır. Annesine seslenir horul horul uyumaktadır duymaz. Sabah kahvaltıda sorar, oğlum akşam anlattıklarımı hatırlıyor musun? der. "Babacığım ben politikanın ne demek olduğunu anladım der. KAPİTALİZM, İŞÇİYİ götürüyor. HÜKÜMET uyuyor. HALKI duyan yok. VATANDAŞI ...götürüyor."

Bu yazı toplam 494 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim