• BIST 82.293
  • Altın 147,597
  • Dolar 3,8212
  • Euro 4,0743
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

Cehaletin bu derecesi ancak...

Hasan Dinç

Televizyon kanallarındaki ana haberler, o televizyon kanalının bünyesinde oluşturulan haber merkezi tarafından ele alınarak hazırlanır. Bu televizyon kanalı, ulusal anlamda yayın yapıyorsa, oluşturulan haber merkezi daha ciddi çalışmak zorunluluğu hissetmelidir. Çünkü orada dinlenilen haberler, halkın doğru bilgi edinme kaynaklarının başında gelmektedir. Bu nedenle haberlerin hazırlanış, veriliş ve doğruluğu; haber merkezince bir değil birkaç kez düşünülerek yapılmasının zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.

Bu girişi niye yaptığımı anlatayım. Geçtiğimiz Cuma günü akşamı FLAŞ Televizyonu'nun 19.30 ana haber bültenini takip ediyordum. Haber spikerinin okuyacağı haberle ilgili anonsu dikkatimi çektiği için habere biraz daha ciddi eğilmek durumunda kaldım. Spiker Türkiye'de bir ilk gerçekleşti diye başladığı haberin devamını “Milli Piyango idaresi 9 Eylül çekilişini Iğdır'da yaptı” diye getirdi. Haberin devamında, bu çekilişte Iğdır'da tertiplenen programda Türk Halk Müziği sanatçısı Şevval Sam'ın seyircilerden gelen istek üzerine Kürtçe bir parça okuduğu söyleniyordu. Bu Kürtçe parça okunurken yan yana ve iç içe karışmış kadın, erkek ve gençlerden oluşan seyircilerin bir kısmı elleriyle “BARIŞ İŞARETİ”, bir kısmı da “ÜLKÜCÜ İŞARETİ” yaptıklarını görüntülü bir şekilde haberi dinleyicilerine aktarıyordu. Barış işareti diye elin ikinci ve üçüncü parmağını “V” haline getirilmiş şeklini, ülkücü işareti diye de malum elle “KURT” işaretinin yapılmasını kastediyordu.

Eğer bu haberin, kamuoyunun işaretlerle ilgili oluşmuş kanaatlarını yıkmak gibi bir maksadı yoksa, haberdeki bilgi hatalarının düzeltilmesi gerekmektedir. İlk hata barış işareti olarak nitelenen işaretin gerçek adı “ZAFER İŞARETİ” olup, ikinci dünya savaşının sonlarında Almanlara karşı kazanılan başarının simgesi olarak, o dönem İngiliz Başbakanı Churchill (Çörçil) tarafından kullanılmıştır ve İngilizce zafer kelimesi “WİN”in baş harfini temsil etmektedir. Öyleyse bir kısım ayrılıkçı kişilerin yaptığı bu işaret “BARIŞ” işareti değil, mücadele ettikleri güçlere karşı kazandıkları “ZAFERİ” göstermektedir. (Burada bu işareti yapanlar, Türk devletine ve Türk ordusuna karşı sözde zaferlerini simge ile çağrıştırmaktadırlar.)

İkinci olarak “ÜLKÜCÜ İŞARETİ” olarak takdim edilen “KURT” işareti, bugün ülkücüler tarafından kullanılsa da iki bin yıllık bir geçmişe sahip Türk'lerin “ZAFER İŞARETİ”DİR. Türkler kazandıkları zaferlerden sonra yurtlarına dönerken, geride bıraktıklarına zaferlerini elleriyle yaptıkları bu “KURT” işaretiyle ifade ederlerdi. O günden kalma birçok heykellerde bu açıkça görülmektedir. Bugün bu işaret, Ülkücüler tarafından yaşatılmaya çalışılıyorsa, bunu Ülkücülerin geçmişlerine sahip çıkmalarına ve onları milli kültürlerinin mirasçıları olduklarına bağlamak daha dürüstçe bir tanımlama olarak görülmelidir. Ülkücülere göre milli devletimize ve cumhuriyetimize karşı girişilen her türlü yıkıcı ve bölücü hareket sonuçsuz kalmaya mahkumdur ve onlar günümüzde bu hareketi o sebeple kullanmaktadırlar. Öyleyse bu “KURT” işareti de Ülkücü işareti değil, milletimizin iki bin yıllık “ZAFER İŞARETİ” dir.

Üçüncü olarak İngilizlerden alınıp kullanılan “V” işareti, söylenildiği gibi barışı değil, savaş sonrası kazanılmış bir zaferi temsil etmektedir. Bölücüleri barış yanlısı gibi göstermek bilgisizlik ve cehaletten kaynaklanmıyorsa, milletimize karşı açılmış bir “PSİKOLOJİK SAVAŞ”IN parçası olmak anlamına gelmektedir. Otuz yıldan beri millete her türlü acıyı tattıran bu güruhu barış yanlısı gibi göstermenin başka bir anlamı bulunmamaktadır.

Dördüncü olarak devlete isyan etmiş ve dağa çıkarak yabancı desteklerle otuz yıldır güvenlik güçlerimizle savaşan bu terörist topluluğun cephe gerisindeki taraftarlarına özellikle yaptırdıkları bu gösterileri “Barış yanlısı masum tavırlar” olarak halka takdim etmek, halkın hafızasıyla alay etmek anlamını taşımaktadır. Milletimizin teröre ve bölücülüğe karşı toplumsal direncine kırmak için sinsice başlatılmış “MORAL SAVAŞ”IN desteklenmesidir. Bunlara rağmen, farklılıkları kavga sebebi kabul etmeyen halkımızın iç içe ve bir arada eğlenmeleri bile hayretle karşılanan bir durummuş gibi algılanmasını da anlamak mümkün değildir.

Bir cümle içindeki bunca yanlışlık eğer sadece cehaletten kaynaklanıyorsa, emin olun o cehalet derecesi de ancak akademik eğitimle kazanılabilir. Kimse cehaletin arkasına sığınarak bu yapılanların hoş karşılandığını sanmamalıdır. Elbette son kale Türkiye'nin düşüşü kimse tarafından beklenilmemeli ve yapılanların bir gün herkesin önüne getirileceği, hesabının sorulacağı da unutulmamalıdır.

15.09.2009

Bu yazı toplam 976 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim