eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 108.164
  • Altın 151,464
  • Dolar 3,6587
  • Euro 4,3309
  • Bolu 20 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 21 °C

Çek bir pilav üstü döner-2

Mustafa Namdar

“Etlik Piliç Gübrelerinin Kullanım Şekilleri, Değerlendirme Yöntemleri ve Yasal Uygulamalar”a ait olan seminerde yaşananlar, umarım festival etkinliğinde yaşanmaz diye yazmıştım ama yanılmışım.

Günümüzde, dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir alanda etkinliklerin olsa olsa metoduna göre yapılmadığını düşünüyorum. Hele de elektronik bilgi işlem ağının uzay teknolojisinde, plansız, programsız projeler hazırlandığına inanmak istemiyorum. Artık ben herşeyi bilirim, ne iş olursa yaparım mantığı, yerini alanında uzmanlaşmış profesyonellere bırakmış durumda. İlimiz tavuk sektöründeki mantık da bu olmalı ki, başarılılar. Dünyanın yaşadığı kuş gribi faciasından yara almadan çıkmış olmanın altında yatan gerçek de, işlerini bilimsellik içinde profesyonelce yapmış olmalarındadır.

Ne var ki, tavuk üretiminde yaklaşık 1/3 payı elinde bulunduran profesyonel bir düşüncenin, amatör kalıplar içine girip mahkum olması olacak iş değil. Festivaller, bir yöredeki ürünün tanıtımı, daha geniş pazar bulması için yapıldığı kadar, o yörenin kültür sanat ve doğa turizmine katkısı da amaç edilerek yapılır. Burada hangi amaç gerçekleşmiştir değerlendirilmeli. Doğrusu kuş gribi gibi bir afetten kısa sürede yüzünün akıyla çıkıp AB kriterlerine göre ürün pazarlama becerini göstererek, ihracat aşamasına gelen sektörün düzenlediği festival sanki, dağ fare doğurdu söylemine neden olan düşünceleri belleğimizde canlandırdı, gerçekten üzüldük.

Bolu’da yapılan sektörel bazdaki ilk festival. Devlet ve özel sektör işletmecilik mantığının farkını ortaya koyacak ilk etkinlik. Bir fuarın, bir festivalin nasıl olmasını gösterecek beyaz et devlerinin etkinliği bu kadar basit olmamalıydı...

Beyaz Et Festivali’nin düşünceleri 22 Temmuz seçimlerinden önce birçok toplantıda gündeme getirildi. Öyle sanıyorum hizmette devamlılık ilkesi bir tarafa konarak, seçim döneminde unutulup seçim sonrası akla geliverdi. 08-09 Eylül tarihinde çeşitli alanlarda ulusal boyutta yapılacağı belirtilen festivalin davetiyeleri üç gün önce piyasaya çıkıyor, o da programdan yoksun olarak.

Bir kısım birimlere ulaşıp ulaşmadığı tartışılan davetiyelerdeki belirtilen saatte Karaçayır’da yerini alan insanlar, 10.30’dan 11.15’e kadar neyi ve kimi beklediğin bilmeden bekliyordu stantların önünde. Hava mı bozuktu tepelerde? Trafik mi tıkanmıştı? Neden bekliyorduk sorusu dolaşıyordu dillerde...

Bir kez daha görüldü ki, büyük organizasyonlar, büyük düşünen profesyonellerin işi. Okyanuslardan geçme becerisini gösterenlerin büyük suda boğulduğunu görmekten gerçekten üzüldük.

Böylesi etkinlikler için yer seçimi önemliydi. Karaçayır da bu iş için uygundu. Uygun olmayan, hoş durmayan, zeminin beyaz malzeme ile kaplanmasıydı.

Belediyemizin bu konuda yaptığı çok güzel faaliyetlerinden sonra, burasının asfaltlanmamış olması da dikkatleri çeken bir başka olumsuzluktu.

Açılışı 10.30’da ilan edilen festival alanında birçok standın boş, birçoğunun da ambalaj kutularından malzeme ya da ürünleri çıkartılmamış olması dikkatlerden kaçmıyordu.

Açılışın ertesi günü saat 11.00 sularında merak edip Karaçayır’a gittim. Stantların yarıdan fazlası boşaltılmış, yalnızca Erpiliç ve Beypiliç’in faaliyetlerini sürdüren döner toplarının önünde ekmek içi döner almak için bekleşen insanlar. Bir de sık sık kulağı tırmalayan 8-9 Eylül’de açılacak Beyaz Et Festivali’ne davet anonsu...

Değişik yerlerde festival etkinliklerine ait kurulan platformlarda ana sahnelerde yapılan faaliyetlerin oyuncularının bir sahneden diğerine gidişlerinde yaşadıkları sıkıntılar vardı.

Trafiğe kapatılan iki ana cadde nedeniyle sıkıntı yaşayan sürücülerin şikayeti vardı.

Bu konuda benim de şikayetim, adı üzerinde olan Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfı’na davetiye gönderilmemiş olmasıdır.

Etlik Piliç Gübrelerinin Kullanım Şekilleri, Değerlendirme Yöntemleri ve Yasal Uygulamalarla ilgili seminerde yapılan sunumlara ait bilgileri de okurlarıma aktaracağım.

Sonuç olarak: “Beklenenler gerçekleştiğinde çekilen çile unutulurmuş.”

Wictor Hugo’nun bu sözü doğrultusunda çile unutuldu mu bilemiyorum.

14.09.2007

Bu yazı toplam 492 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim