• BIST 90.529
  • Altın 213,718
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 5 °C

Cemaatlere operasyon mu geliyor?

Cevat Özsoy

Son günlerde sık sık sevinç naraları içersinde,  “sıra filanca cemaate gelecek”  gibi sözleri duyar oldum. Bu konuda, her hangi bir cemaat adına değil de,  kendi düşüncelerimi değerli okuyucularımla paylaşmak istedim.

 Öncelikle şunu belirteyim.

Biz böylesi akla ziyan sözleri esasında, tarikat ve cemaatlere karşı içlerinde var ola gelen kin ve öfkelerinin tezahürü olarak görüyoruz. Ve aynı zamanda bu tür dedikoduları, ülkemizde ki huzur ortamını bozmak, bizi birbirimize düşürmek isteyen şer güçlerin sinsi oyunun bir parçası olarak değerlendiriyoruz.

Konuyu biraz daha açmak istersek, bu gün küresel çete tarafından aleni veya örtülü olarak desteklenen, FETÖ, Kuytul ve Adnan Oktar gibi dini istismar eden sapkın suç örgütleri üzerinden yola çıkarak, diğer cemaatleri huzursuz etmenin, ülkemizin selameti açısından hiçbir yararı yoktur.

Zaten devlet aklının da, devlete sinsice sızmaya çalışanlar ile devlete ve millete hizmet etmekten başka gayesi olmayan cemaatleri ayırt edecek bilgi ve donanıma sahiptir.

 Devletin en yetkili ismine” filanca cemaat bize oy vermediği halde niye en yetkili yerlere onları getiriyoruz” diye serzenişte bulunduklarında “onlardan daha dürüstünü,  işini düzgün yapanı bulun da,  getirelim” dediğini emin kaynaktan duymuştum.

 Biz iktidarın, devlet,millet ve bayrak sevgisini ilmik ilmik ören, bu milletin evlatlarına Kuran,Peygamber ve vatan muhabbetini öğretip bir gönül zenginliğine ulaştıran bir nezih camiaya karşı, sırf bize oy vermediler mülahazası ile, diğer sapkın örgütlerle aynı kefeye koyacağını düşünmüyoruz. Öyle olsa, kendisine oy vermeyen her kese karşı savaş açması gerekirdi.

Elbette kraldan çok kralcı tipler olacaktır. Az da olsa, bizim Alaattin Başkan gibi kin, öfke ve intikam hırsının zebunu olmuş bazı kişilerden fevri hareket edenler, akıl dışı davranış sergileyenler olabilir; ama, bu tür iptidai zihinleri  Allah’a ve kendi vicdanlarına havale etmekten öte söyleyecek bir sözümüz olamaz.

Bu gün emperyalistlerin en büyük hedefinin, akidesi sağlam cemaat ve tarikatlar da vücut bulan ehli sünnet omurgasını çökertmektir.

Yaklaşık iki asırdır, İslam’ı Protestanlaştırıp,  yani hayatın her alanından kopartılıp içi boşaltılmış bir İslam dayatılmaktadır. Kendilerinin seküler, masonik cemaat yapılanmalarına her türlü desteği verirlerken, kutsalı ön plana çıkaran cemaat yapılanmalarına karşıda amansız bir düşmanlık beslenilmektedir. Hala daha, tıpkı 28 Şubat’taki gibi, ülkemiz de bir cadı avıyla asrın savaşını kazanacağının hayalini içindeler. Bunu çok iyi bilen devlet aklının, bu küresel güçlerin oyununa gelmiyecektir.

Elbette cemaatlerin içinde iyiliği ve güzelliği temsil edenler olduğu gibi, kötülüğü temsil edenler  olabilir. Yaklaşık altı yüz sene dünyaya hükmeden koca Osmanlı bu tür yapılarla mücadele ederken, tüm cemaat ve tarikatları yok etmeyi düşünmemiştir.

Biz bu cemaat ve tarikat yapılanmaları ile ilgili epey yazı yazdık. İsteyen gazetemizin internet sayfasından tekrar okuyabilir.(8-8- 2016 tarihli yazımız gibi)

O yazılarımızda tarikat nedir? Önce bunun cevabını bulmaya çalıştık. Peki nedir tarikat?

Yazar İsmail Kara şöyle tarif eder “Tasavvufta örnek insan, iyi Müslüman yetiştiren bir disiplindir. İslam’ın ahlakı ve gönüllere işleyerek gönül adamı yetiştiren kurumsallaşmış ifadesidir tarikat

Ve yine ünlü sosyolog yazar Ali Bayramoğlu,Selçuklu ve Osmanlı da her kesi kuşatan İslam medeniyetidir, tespitinden sonra “İslam medeniyetinin en önemli aracı da tasavvuftur” der.

 Ve devamla “Tasavvuf dini tebliğ ile ferdin ruhi eğitimini ifade eden bir din mistisizmi olduğu oranda; devrin bilimi , bilgisi, davranış kuralı halka tarikatlar vasıtası ile yayılmıştır.Aynı zamanda tarikatlar sosyal yardım işlevi görmüşlerdir. Edebiyat, felsefe ve musikinin geliştiği yegane yerler olmuşlardır.

 Gerek Anadolu beyliklerinin, gerekse Osmanlı devletinin kuruluşunda Ahi teşkilatlarının, evliyalar ve Türkmen babalarının tartışmasız bir yeri vardır. Kısaca Osmanlı aşiretten devlet olmaya, İslam vasıtası ile geçerken, İslam ise Tasavvuf vasıtası ile toplumsal bir kimlik haline gelmiştir.

 Toplumsal, kültürel ve siyasi kanın aktığı bu güçlü  damar,  hiç şüphe yok ki, bu işlevini yerine getirirken, yine bu günde olduğu gibi, o günde bazıları tarafından istismar edilmiştir.Tarikatların bir bölümü bazı meczupların ve kara cahillerin eline geçmiştir; ama silsilesi sağlam güçlü tarikatların işlevini ortadan kaldırmamıştır. Bu dünde böyle idi bu günde böyle

İşte konuya ön yargısız bir şekilde bilimsel bakan bir aydınımızın tespitleri..

Demek ki, meseleye konulardan bi haber, derinliksiz yaklaşırsak doğruyu bulmakta zorlanırız.

Görüldüğü gibi Anadolu’nun İslamlaşmasında, ferdin ruh eğitiminde tasavvuf geleneğinin çok önemli işlevi olmuştur. Çünkü dinin evi gönüldür, devlet zoruyla gönüller fethedilemez.

Bu gün küresel kültürün insani değerleri tahrip ettiği bir ortamda, İslam’ın ruhi canlılığını koruyacak manevi eğitim merkezlerinden başka sığınacak başka bir yerimiz var mı?

Gençliğimiz büyük bir çöküntüye doğru gidiyor. Süratli bir şekilde uyuşturucu bataklığına doğru sürükleniyor. İnternet, Bilgisayar ve telefon bağımlılığı kanser gibi yayılıyor.

Böyle bir ortamda, geleceğimizin kurtuluşu böylesi manevi eğitim yuvaları olduğunun gerçeğini kimse inkar edemez.

Bu tür manevi yuvaların rahle-i tedrisatından geçmiş bir tane vatan haini, bölücü ve devletine isyan eden çıkmamıştır.

Onun için diyoruz ki, öyle dışarıdan gazel okumak yerine bu cemaatlerin müesseselerini gezsinler, faaliyetlerini görsünler; hatta 24 saat izlesinler. Çocuklara nasıl Türk İslam terbiyesi verildiğini bizzat görsünler. Zannediyorum bize hak vereceklerdir.

Tüm bu gerçekler ışığında “ cemaatlere operasyon geliyor veya sıra filanca cemaatte” söylentilerinin,  birilerinin temennisinden öte, gerçeklilikle hiçbir alakası yoktur.

Son olarak yazıma ünlü yazar Yusuf Kaplan Hoca önemli bir tespiti ile noktalamak istiyorum.

Derki Hoca “Bu ülkede cemaatler hele hele tarikatlar çökerse, kısa ve orta vadede deizm, hatta ateizm dalga dalga yayılır ve uzun vadede ise toplumda İslam’dan eser kalmaz”.

 

Bu yazı toplam 3083 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim