• BIST 97.149
  • Altın 282,758
  • Dolar 5,7454
  • Euro 6,3899
  • Bolu 21 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 27 °C

ÇEVREYE ve DOĞAYA BAKIŞ

Mete Ferah

   Çevremizde her gün birçok olay yaşanır, bizleri ilgilendiren bir durum yoksa ilgimizi çekmediği veya kendimize bir zarar gelmediğinde hiç umursamayız bile. Tarlasında ürünü zarara uğrayan çiftçinin durumunu düşünmez, üretilen ürünün azlığı nedeniyle fiyatı artmışsa, “ne oldu da bu ürünün fiyatı bu kadar arttı” diye feryat ederiz.

     Süne adında bir zararlı böcek var, bunun zararını buğday ekip sıkıntısını çeken çiftçiler nasıl bir zararlı olduğunu çok iyi bilirler. İlimiz çevresinde senelerdir patates ekimi yapılır, patatese musallat olan patates böceğinin ürüne verdiği zararı patates üreticisi çok iyi bilir. Birde kene diye bir zararlı var ki, zararını hem insanlar, hem de hayvanlar çekerler, bazen de canlarıyla öderler.

     Bütün zararlılarla mücadelenin ilaçla yapıldığını hepimiz çok iyi biliriz. Bir böcek türü için yapılan ilaçlamada sadece hedeflenen böcekler değil, o bölgedeki zararlı böceklerden fazla yararlı böcek türünün yok ettiğinin farkına bile varmayız.

      İlaçlamayla ölen böcekleri yiyen yararlı kuş türlerinin bile yok olmaya başladığını iş işten geçtikten sonra fark edebiliyoruz. Bütün kuşların boyutlarına göre böcek yediklerini de çok iyi biliriz. Bu kuş türlerinin bazılarının nesilleri aşırı avlanmakla, bazıları da ilaçlanan bölgelerdeki ölmüş böcekleri yiyerek yok olma aşamasına geldiler. Bütün bu olumsuzluklar içinse gerekli tedbirleri almakta ise bayağı geç kaldık.

       Geçtiğimiz senelerde ulusal yayım yapan bir televizyon kanalında, tarımsal alanlarda kullanılan ilaçların çevreye verdiği zararlarla ilgili program izledim. Aslında konu çevre olunca hepimizin birazda olsa dikkatini çekmesi gerektiği bilincine ulaştığımızı da zannetmiyorum.

        Bu programa konuk olarak katılan ERBAA Belediye Başkanı Sayın Ahmet Yenihan’ın yaptığı açıklamaları bütün çevrecilerin ve doğaseverlerin izlemelerini çok isterdim. Mutlaka benim gibi birçok kişide bu programı izlemiştir. Sayın Ahmet Yenihan, kene, süne ve buna benzer zararlılarla mücadele için tarımda kullanılan bazı ilaçların çevreye verdikleri zararı asgariye indirebilmek için yöntem değiştirerek, ilaçsız mücadele yolunu benimsemişler.

        Bunu nasıl mı yapıyorlarmış dediğinizi duyar gibi oluyorum. Bütün canlıların beslenmek için seçtikleri yolu deneyerek, güçsüzleri güçlülere yedirme taktiğini seçmişler. Bunun içinde özel olarak, Kınalı Keklik ve Sülün üreterek doğaya salmaya başlamışlar. Bazı kişilerin Kınalı Kekliklerin keneleri pek sevmediklerini hatta hiç yemeyeceklerini söylemelerine rağmen, bu kuş türlerinin hedeflenen zararlı böcek türlerini neredeyse yok ettiğini gördükleri de, emeklerini karşılığını görmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade ettiler.

       Bu olayda gösteriyor ki, insanlar isterse çaresini bulamayacağı dert yok, yeter ki sadece bugünü değil geleceği de düşünmeyi hedef alalım.

       Bir sonraki yazıda buluşmak üzere, hoşça kalın.                 

Bu yazı toplam 844 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim