• BIST 89.282
  • Altın 145,428
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • Bolu 14 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 15 °C

CHP-DEĞİŞİME UĞRAYAN PARTİ

Hüseyin KAYA

Yirminci yüz yıl başında.

Osmanlı İmparatorluğu bitti, tükendi, yandı.

Küllerinden kor alevli savaşların başladığı günlere geçildi.

Sakarya, Dumlupınar, Afyon Karahisar derken İzmir’e döküldü düşman.

TBMM de halk adına yönetim şekli olarak cumhuriyetle birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devleti doğdu...

 CUMHURİYET HALK PARTİSİ KURULDU.

***

Kurucu Başkan Mustafa Kemal…

Dünyada ideolojik zıtlıkların yaşandığı bir dönemden geçiliyordu.

Bir tarafta Komünist Rusya, bir tarafta Faşist İtalya ve Almanya, diğer tarafta Kapitalist dünya…

Mustafa Kemal Atatürk bu ideolojik dünyada “Yurtta sulh cihanda sulh” diyerek yer almıştı tam dünyanın ortasında…

Kurucu başkanı olduğu Cumhuriyet Halk Partisi halkın her kesimini derya da sığınacak liman gibi kucaklamıştı…

2.Dünya Savaşı hazırlıklarının yapıldığı ortam coğrafyasında barış adası gibiydi Anadolu…

Mustafa Kemal ve CHP, Anadolu’nun insanının sıcak yuvasıydı…

Sünni-Alevi, Türk-Kürt, Müslüman-Hıristiyan

İçindeydi CHP nin.

***

İsmet İnönü… 1nci dönem

Türkiye Cumhuriyeti devleti, yer altı zenginlikleri ve madenlerini, Faşist Almanya’nın savaş-silah sektörünü destekleme adına ihraç etmeye başladı.

İngiltere elçiliğinde çalışıp Almanlar lehine casusluk yapan dönemin meşhur ajanı ÇİÇERO bu dönemin ürünü oldu.

Çiçero’yu yakalatan Alman konsolos kızı NELE KAPP savaşın seyrini müttefikler lehine çevirdi.

Bu dönem Faşistlerle işbirliği yapılan CHP nin 1nci İnönü dönemini kapsadı.

Churchill’le Adana’da beyaz tren görüşmesi yapan İnönü geri adım attı ve Almanya’ya savaş hammaddesi satışını durdurdu ve Mayıs 1945 de Almanya’ya savaş ilan etti.  

Türkiye müttefikler safına geçti.

***

İsmet İnönü… 2nci dönemi

Büyük savaş sonrası dörtlü takrir süreci ve yeni bir parti kurulumu (DP) yaşandı.

Demokrat Partinin 1950 den sonra iktidar dönemi devam ederken yenidünya düzeni kuruluyordu.

CHP’nin 1950-60 yılları arasında demokrasi ve muhalefet kavramını öğrenmesi kaderiydi artık.

Adnan Menderes başkanlığında iktidarı 10 yıl süren Demokrat Parti 1960 yılında yapılan askeri ihtilal ile devrildi.

Geçiş dönemi sonrasında 1961 anayasasına göre yapılan seçimlerde CHP koalisyonla iktidar oldu,  İsmet İnönü de Başbakan.

İki kutuplu sistemde ortaya çıkan nükleer savaş tehlikesinde ABD başkanı Johnson’un  İnönü’ye gönderdiği tehdit mesajına göre İNÖNÜ “Yeni bir dünya kurulur ve Türkiye’de bu dünyada yerini alır” diyerek  ORTANIN SOLU politikasını uygulamaya başladı.

***

Bülent Ecevit… Dönemi

Atatürk dönemine en yakın kitle partisi özelliği kazanmış, merkez ve sol kesim oylarıyla en yüksek seviyede siyasi merkez durumuna yükselmiş bir konum ortaya çıktı.

İki kutuplu ideolojik sistemde, kenar kuşak teorisi merkezi durumunda olan ANADOLU’DA,  GLADIO eylemleriyle yönlendirilen ve 12 Askeri Darbesiyle sonuçlanan bir süreçte, siyaseten ayakta kalınan bir CHP ve UMUDUMUZ KARAOĞLAN dönemi yaşandı.

İdeolojik sol dışarıda kalırken CHP toplumu kucaklayan parti durumundaydı.

Ecevit her kesimi kucaklayıcıydı.

***

Deniz Baykal… Dönemi

12 Eylül 1980 darbe döneminde kapatılan CHP nin yeniden açılmış ve Bülent Ecevit’in DSP yi kurmuş olmasının da etkisi nedeniyle sahiplenmemesi üzerine DENİZ BAYKAL ve ekibi tarafından ele geçirilen bir CHP ortaya çıktı.

Ecevit döneminin Genel Sekreteri Deniz Baykal, uzun yıllar Genel Başkanlık görevini yaptığı partide özellikle Akdeniz Alevi Yörüklerinin yönetim kademelerinde etkin olduğu bir süreci başlattı.

Artık sadece Tunceli’den her dönem milletvekili seçilen Mustafa Timisi’nin Alevi inançlı Birlik Partisine ihtiyaç yoktu.

Bu süreçler, organizasyon yapısında var olan Mustafa Kemal pragmatizmiyle oluşan dengeleri bozdu ve parti egemenliği Deni z Baykal’la birlikte Türk Alevilerinin etkisinde devam etti.

CHP ya iktidarın küçük ortağı oldu.

Ya da muhalefetin büyüğü…

***

Kemal Kılıçdaroğlu… Dönemi

Eski genel başkan Deniz Baykal’ın özel hayatını deşifre eden bir kasetin yayınlanmasıyla başladı.

CHP yönetiminde oldukça hızlı bir alt-üst değişim süreci yaşandı ve Deniz Baykal ekibi tasfiye edilirken,  Kılıçdaroğlu kendi ekibini oluşturdu.

Kürt Alevisi Tuncelili Genel Başkan Kılıçdaroğlunun temsil ettiği kesimler üst yönetimden aşağıya doğru parti içinde yönetim etkinliğini artmaya başladı.

Türk Alevi kesim oylarının temsilcisi Türk Alevisi Deniz Baykal Genel başkanlıktan düşürüldü.

Daha önce Mustafa Timisi tarafından temsil edilen Kürt Alevi oyların temsilcisi olarak Kemal Kılıçdaroğlu Genel Başkan oldu.

Üst yönetim ve aşağıya doğru yönetimlerde dönüşüm başladı.

Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında girilen seçimlerde oy oranlarında bu nedenlerle tıkanmalar yaşandı.

Kürt Alevi anlayışının üst yönetimde etkinliği bir süre sonra Türk Alevi anlayışıyla tekrar buluştu ve Deniz Baykal yanlılarının parti içinde kendilerini ifade edebileceği ortamlar yaratıldı.

Ama üst yönetimin lokomotif özelliği bozulmadı.

CHP, Mustafa Kemal’in pragmatik (uzlaşmacı) partisiyle Ecevit dönemi dahil ülkenin her yerinde geçmişte oy alabilirken, günümüzde ülkenin bir çok coğrafyasında oy alamayan bir inanç-düşünce ve bölge partisine dönüşmüş görüntü vermeye başladı.

Türkiye Partisi CHP, bölge partisi CHP ye gibi oldu.

***

SONUDž NE OLMALI

Bu günkü CHP, Mustafa Kemal’in kurucusu olduğu CHP den başka bir yerdedir.

Deniz Baykal’la başlayan ve günümüzde devam eden inanç-düşünce eğilimli yönetimler nedeniyle azalan oy oranını yakalamak için, Mustafa Kemaldöneminde olduğu gibi her kesimi kucaklayacak yönetimsel modellerle güçlendirilmelidir.

Demokratik ortamın gereği parti içi aday seçimlerini, sözde şeffaflık değil, uygulamalı şeffaflık ilkeleri bakımından yerine getirebileceği ölçülerledenetlemeli olarak yapmalıdır.

Ülkenin uluslar arası makro politikaları üzerinde etkili olabilecek projeksiyonlar oluşturmalıdır.

İnançlar üzerinden siyasetler yapma yerine, toplumsal ihtiyaçlar üzerinden siyaset yapılacak bir gerçekliğe kavuşturulmalıdır.

CHP acilen Mustafa Kemalin CHP sine dönüşüp halkın kucakladığı bir parti olmalıdır.

Üst-alt yönetim istifaları ve parti içi terminoloji tartışmaları hemen yapılmalıdır.

Kayıp yıllardan, gelecek odaklı yıllara geçmenin yolu budur.

10.04.2014

Bu yazı toplam 1298 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim