ankara escort ankara escort bodrum escort ankara escort ankara escort ankara escort porno izle kayseri escort

  • BIST 108.153
  • Altın 153,903
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -2 °C

CHP NE YAPMAK İSTİYOR

Hasan Dinç


 

Osmanlının son döneminden günümüze ülkemiz sonuçları itibariyle çok önemli siyasi kavgalara sahne olmuştur. İttihat ve Terakki partisi ile Hürriyet ve İtilaf partisinin kavgası bize bir imparatorluk kaybettirmiş, Türkiye Cumhuriyetini kurabilmek için bir istiklâl savaşı yapmak mecburiyetinde bırakmıştır. Cumhuriyet döneminde Cumhuriyet Halk Partisi ile Demokrat Parti kavgası ise bir askeri darbeye ve acıları günümüze kadar devam eden siyasi ihtilaflara sebep olmuştur. Yakın dönemin en can yakıcı siyasi kavgası ise şüphesiz CHP- MHP arasında yaşanmış, binlerce insanımızın hayatına mal olmuş ve 12 Eylül askeri müdahalesi bu kavga sebep gösterilerek yapılmıştır.

Birinci Cihan savaşını müteakip ittihat ve Terakki partisinin ileri gelenleri ülkeyi terk ederek yurt dışına kaçtıklarında devletin yönetimi Hürriyet ve İtilâf partisinin eline geçmiş, Mondros mütarekesinin şartları da zorlanarak ülkenin önemli bölgeleri işgal edilmeye başlanmıştı. Ülke işgaline ilk direnişler Müdafa-i Hukuk Cemiyetleri adı altında o güne kadar İttihat ve Terakki Partisinin ön saflarında görünmeyen kişilerce teşkilatlandırılmış ve Türk İstiklâl Savaşı bu direnişleri teşkilatlandıran Müdafa-i Hukuk cemiyetlerinin Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk cemiyeti adı altında birleştirilmesiyle gerçekleştirilmiştir. Daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi adını alacak olan bu teşkilat cumhuriyetimizin kurucusu olma şerefine sahiptir. Yani Cumhuriyet Halk Partisi İttihat ve Terakki Partisinin kucağında mayalanmış bir siyasi harekettir. Bu nedenle CHP halkımız tarafından biraz da komitacı olarak bilinmektedir. 

Cumhuriyet Halk Partisi anaç bir partidir. Cumhuriyet dönemi boyunca kurulan partiler bu partiden ayrılarak kurulmuştur. Yani günümüz iktidarı AKP ve bölücü, bölgeci olduğu tescilli HDP haricindeki partiler CHP inanç ve fikirleriyle bir şekilde irtibatlı olup İttihat ve Terakki partisinden izler taşımaktadır. Günümüz iktidarı AKP istiklâl savaşı sırasında düşmanla işbirliği halinde çalışan Teali İslâm cemiyetinin ve o dönem işgal kuvvetleriyle iş birliği yaparak onlardan aldıkları talimatlar doğrultusunda ülkeyi yöneten Hürriyet ve İtilaf partisinin; bölücü HDP ise yine o günlerde İngiltere ile işbirliği içinde faaliyet gösteren ve Doğu Anadolu da bir Kürt devleti kurmayı amaçlayan Kürt Teali cemiyetinin günümüzdeki uzantısıdır. Her ikisinin de zaman, zaman cumhuriyetle hesaplaşma içine girmesi ve ATATÜRK’E  karşı tavır sergilemeleri bundandır.

CHP’nin siyasi programı partinin sembolü olan altı okla sabitleşmiş, altı önemli başlıktan oluşmaktadır. CHP günümüze kadar bu umdelerden bazılarını diğerlerine göre daha öne çıkarsa da bunlardan pek ödün vermediği görülmektedir. Ancak cumhuriyetçilik, halkçılık, laiklik ve devrimcilik diğerlerine göre daha hassasiyet duydukları umdelerdir. Devletçilik ve milliyetçilik umdeleri konjöktür  icabı öne çıkarıldığı gibi zaman, zaman unutulmaya terk edildiği de olmuştur.

Merhum Mareşal Fevzi Çakmak tarafından kurulan CKMP’nin programı üzerine 1969 yılında oturan MHP’de CHP’den ayrılan kadrolarla kurulan partilerden biridir. Bünyesinden ayrılan kadrolarla kurulan partilerle siyasi kavgaları bitmeyen CHP’nin en şiddetli kavgası 1980 öncesi MHP ile yaşadığı kavgadır. Yaşı 45 ve üstü olan insanlarımızın ancak hatırlayabildiği o dönem gerçekten siyasi hayatımızın en kanlı ve buhranlı dönemini oluşturmaktadır. Tarafların Sakarya savaşında kaybettiğimiz insan sayısından daha fazla kayıp verdiği bu dönem 12 Eylül askeri darbesiyle sona ermiştir. O günün siyasi tortuları bu siyasi partilerimizin önemli bir kesiminde hâlâ capcanlı bir şekilde yaşamakta, sebepsiz düşmanlıkların görünmesine ve tazelenmesine zemin hazırlamaktadır.

12 Eylül sonrası sağlanan kısmi siyasi sükûnet günümüzde yeniden endişe boyutlarına ulaşmaya başlamıştır. Siyasette partiler arasında uzun zamandan beri sağlanan sükûnetin birdenbire alevlenmesinin elbette günümüzdeki gelişmelerden kaynaklanan sebepleri vardır. Ama esas sebepleri geçmişe dayanmakta ve kabuk bağlamış yaraların maksatlı şekilde kaşınmasından neşet ettiği görülmektedir.

7 Haziran seçimlerine kadar muhalefet partileri olan CHP, MHP ve HDP’nin iktidar partisi AKP’ye karşı yürüttükleri siyasal mücadeleden, birbirleriyle olan farklılıkları ortaya çıkarmalarına fırsat bulamamışlardı. Son genel seçimlerde AKP tek başına iktidar olma çoğunluğunu kaybedince CHP bu boşluğu doldurmak üzere muhalefeti bir blok etrafında toplamak gibi bir girişimde bulundu. %60 muhalefet bloğuyla bir hükümet kurma teşebbüsü Türkiye’nin siyasi doğasına uygun olmadığı için akamete uğradı. MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli HDP ile ve HDP’nin içinde bulunacağı hiçbir siyasal oluşumda görev almayacağını açıkladı. Bunun üzerine dıştan HDP destekli CHP-MHP hükümetinin suya düştüğü de anlaşılıyordu. CHP lideri Sayın Kılıçtaroğlu yeni bir hamle ile Sayın Bahçeli’ye başbakanlık teklifinde bulundu. Bu teklif siyasi gerçeklerden çok uzak olması ve gelecek için kullanılacak siyasi bir manevra havası taşıması nedeniyle hemen reddedildi. Böylece iki parti arasında muhalefette iken sağlanmış sıcak hava yerini gerginliğe ve yakışıksız sözlerle ithamlara bırakmaya başladı.

AKP’nin CHP ile başlattığı koalisyon kurma görüşmeleri devam ederken biraz da siyasi strateji icabı Başbakanın MHP ile de görüşmelerimiz devam ediyor şeklindeki beyanları, CHP’nin MHP ile ipleri geren hatta kopma noktasına getiren değerlendirmelerine sebep oldu. CHP’ye göre “AKP ile MHP’nin kuracağı ortak bir hükümet Türkiye’nin felaketine yol açar” mış.

MHP her fırsatta AKP ile bir koalisyonun mümkün olmadığını ve kendilerine millet tarafından muhalefet görevi verildiğini söylerken; hatta AKP ile CHP’nin ellerini çabuk tutarak hükümeti biran önce kurmalarını isteyip dururken; CHP deki bu MHP nezaketi hiç ama hiç anlaşılmamaktadır. Bir parti seninle hükümet kurunca ülke için faydalı, başka bir partiyle hükümet kurarsa ülke için felaket olacağı düşüncesinin sağlıklı olduğunu kimse kabul edemez. CHP’deki bu marazi MHP yaklaşımı siyasi gerçeklerden değil eski husumetlerden ve ülke yönetiminde kendisinin tamamen dışlanacağı endişesinden kaynaklanmaktadır.

CHP bu davranışıyla ve HDP’ye yaklaşan politika anlayışıyla geleceğine ambargo koyduğunun farkında olmalıdır. Ufukta görünen bir erken seçimde MHP ile köprüleri sebepsiz yere atması hem kendisine hem de ülkeye fayda getirmeyecektir. Bu iki partinin seçmenleri arasında oluşmaya başlayan samimi ve barış ortamını bozan ya da eski husumeti körükleyen her teşebbüs CHP diliyle söylüyorum ki felakete kibrit atmaktan farksız olacaktır. Herkesi siyasi çıkarlardan ziyade ülke çıkarları doğrultusunda hareket etmeye davet ediyorum.  

Bu yazı toplam 1445 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim