• BIST 106.919
  • Altın 140,862
  • Dolar 3,5378
  • Euro 4,0661
  • Bolu 25 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C

CHP ÜÇ KONUYA AÇIKLIK GETİRMELİ

Hasan Dinç

1 Kasım erken genel seçimlerine çok az bir zaman kaldı. Sokaklarda ve meydanlarda seçim faaliyetleri görülmüyor. Halkımız seçime ilgisiz gibi görünüyor. Buna rağmen siyasi partiler bir, bir seçim programlarını açıklamaya başladılar. Siyasi parti liderleri verdikleri demeçlerle seçim sonrası çalışmalarına ışık tutacak açıklamalarda bulunmaktadırlar. İlk seçim programını CHP açıkladı. Arkasından sırayla 2 Kasımda HDP, 3 Kasımda MHP ve 4 Kasımda da AKP seçim programlarını kalabalık topluluklar önünde seçmenlerle paylaştılar. Genelde ekonomik konular ve vaatler öne çıkarken terör konusu daha da önem kazanarak seçim programlarında yerini aldı. CHP hem ilk önce açıklama yapması hem de 7 Haziran seçim programında oldukça revizyona gitmesiyle dikkati çekti. Ekonomik konulardaki vaatlerini yinelerken rakamları yükseltmek ihtiyacını hissetmiş olmalı ki çiftçiye vermeyi düşündüğü mazot fiyatını 1.500 liradan 1.800 liraya çıkarmış görünüyor.

1 Kasım seçimlerinde muhtemeldir ki hiçbir parti tek başına iktidar olma hedefine ulaşamayacak. Bu durumda ülkemiz önümüzdeki dönemde bir koalisyon hükümetiyle yönetilecektir. O nedenle tek başına bir partinin ekonomik vaatleri pek de önem arz etmemektedir. Bu vaatler koalisyonu kuracak partilerin ortak taahhütleri dikkate alınarak sonuçlandırılmaya çalışılacaktır. Ancak terör konusuna partilerin bakışları ise önem arz etmekte ve seçmenin dikkatini daha fazla çekmektedir. Muhtemel koalisyon hükümetinin önemli ortaklarından olacağı tahmin edilen CHP’nin bu konudaki düşünce ve teklifleri dikkatle takip edilmekte, Kılıçtaroğlunun bu konudaki demeçleri farklı bir şekilde değerlendirmelere tabi tutulmaktadır. CHP’nin seçim programı ve Sayın Genel Başkanı Kılıçtaroğlu’nun demeçlerinde terör konusu oldukça önemli bir yer tutmaktadır. CHP ülkemizin şu anda kaşı karşıya bulunduğu terör konusuna özellikle KÜRT SORUNU demeye özen gösteriyor ve konuyu bu başlıkla ele alıyor.

CHP’nin mevcut siyasi iktidarla bu konudaki tek ayrı düştüğü nokta konunun mecliste konuşulmamış olmasıdır. CHP KÜRT SORUNU olarak tanımladığı problemin çözümünü özel ve gizli müzakerelerle değil, mecliste yapılacak müzakerelerle çözümlenmesini istemektedir. Ancak muğlâk olan şey bu çözümün sınırlarının ne olacağını CHP’de aynen AKP gibi milletten saklamakta ve açıklamaktan çekinmektedir. Yani KÜRT SORUNU dediği meselenin çözümü için nelerin verilmesi gerektiğini bir türlü ifade etmemektedir. Hatta siyasette KÜRT SORUNUNU ilk defa dile getirip bu konuda rapor hazırlamak şerefini de hiçbir partiyle paylaşmak istememektedir. Ancak hazırladığı ve şeref duyduğu bu rapor onun 1999 seçimlerinde meclis dışına düşmesine sebep olduğunu da unutmuş gibi görünmektedir. Şimdi milletçe CHP’ye ve onun sorumlu bütün yöneticilerine hep birlikte KÜRT SORUNU olarak isimlendirdiği meselenin çözüm sınırlarının ne olduğunu sormak hakkını kullanmak zorundayız. Kimse halkımızla şimdi paylaşmadığı KÜRT SORUNUNA getirmek istediği çözümü seçim sonrasında halkımıza dayatmağa kalkmamalıdır. Sonra konuya verdiği KÜRT SORUNU adı başka sorunların doğmasına kapının aralamayacağını da milletimize anlatmak zorunda olduğunu unutmamalıdır. Ayrıca bu konuya KÜRT SORUNU olarak değil de TERÖR SORUNU olarak yaklaşan MHP ile bir koalisyonu nasıl kuracağını da seçim öncesinde seçmenlere anlatmak zorundadır.

CHP 7 Haziran seçimleri öncesinde AKP’nin yaptığı hukuk dışı bütün uygulamaları adalet önüne getireceği sözünü vermişti. Seçim sonrası koalisyon görüşmelerinde bu kararından esnediğini Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçtaroğlu’nun konuşmalarından esefle öğrenmiş bulunuyoruz. Sayın Kılıçtaroğlu bir konuşmasında DEVR-İ SABIK yaratmayacağız demiştir. DEVR-İ SABIK kendinden önceki dönemi kapsamakta o dönemde yapılmış bütün hukuksuzlukların üzerini örtmek ve herkesin yaptığı yanına kâr kalacak anlamına gelen bir terimdir. Milleti AKP iktidarının yaptığı bütün hukuksuzluklara karşı uyaracak, bunların hesabının bir, bir sorulacağını söyleyecek, sonra da koalisyon ortağı olma karşılığı “DEVR-İ SABIK” yaratmayacağız sözüyle üzerine sünger çekeceksin. Bu siyasette AKP’nin yaptıklarından daha sakıncalı ve daha hesabı verilemeyecek bir durumdur. Başta Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçtaroğlu olmak üzere bütün CHP’li sorumlu yöneticilerin bu konuya açıklık getirmeleri gerekir. Zira seçim çalışmaları sırasında halkımızın bu konuyla ilgili sorularıyla sık, sık karşı karşıya kalacaklardır.

CHP’nin açıklık getirmesi gereken bir üçüncü konu da MHP ile ilgili dile getirdiği “ her şeye hayır diyor “ suçlamasıdır. Bu konuda AKP ile ortak bir tavır sergilemekte, MHP’yi güç duruma düşürdüklerini zannetmektedirler.  Evet, son dönemde MHP bilhassa CHP’nin teklif ettiği başbakanlık görevini ve AKP’nin ortak seçim hükümeti kurma, olmazsa AKP’nin kuracağı azınlık hükümeti kurma teklifini ve içinde PKK’nın siyasi uzantısı olan HDP’nin bulunduğu hiçbir hükümette bulunmayacağı tekliflerine hayır demiştir. Yandaş medyanın bu konuyu saptırarak MHP’yi zor duruma düşürme çığırtkanlığına CHP’nin de iştirak etmesi doğrusu CHP’nin ciddiyetine,  inandırıcılığına gölge düşürmüştür. Bu konuyu siyasi kazanç amacıyla kullanması, onun siyasi fırsatçılığını da ortaya çıkarmıştır. Halbuki MHP neye “Hayır” dediğinin hesabını her ortamda vermekte, AKP’nin siyasi hesaplarına alet olmadığını bir güzel şekilde anlatmaktadır. MHP Türk milletine seçim meydanlarında ne demişse koalisyon görüşmelerinde de onlara sahip çıkmış, koltuk uğruna millete olan taahhütlerinden asla vazgeçmeyeceğini kanıtlamıştır. Ayrıca Anayasanın ilk dört maddesinden, Türkiye’yi çözülme noktasına getiren çözüm politikalarına, hırsızlık ve yolsuzlukların adaletten kaçırılma arzusuna ve Cumhurbaşkanının kanunla sınırlı görev ve yetkilerini aşma isteklerine “hayır” demekle ne kadar güven duyulacak bir parti olduğunu ve seçmenin bu konuda uzun süre aldatılamayacağını 1 Kasım seçimlerinde göreceğiz.

CHP hükümet ortağı olmak için her şeye “Evet” dedi. Sonuç ne oldu. Evet demekle olumlu siyaset yapmış olmaktan ziyade seçmene verdiğiniz sözlerden koltuk uğruna nelerden fedakârlık yaptığınızı bu seçmen anlamadı mı? AKP ile bir koalisyon kurmak için nelere “Evet” dediğinizi bu millet sizden soracaktır. Sizi MHP’nin “Hayırlarından” ziyade kendinizin “Evetleri” ilgilendirmiş olmalı ve seçmene bunun hesabını verme hazırlığı yapmalısınız.  Bir kısım basınla kurduğunuz ortak cephenin üstün gayretlerine ve MHP’yi yıpratma çalışmalarına rağmen 1Kasımda alacağınız sonuç sizi de, size inanan seçmeni de hüsrana uğratacaktır.

Bu üç konuya ilaveten CHP’nin kendini HDP savarlığa vakfetmiş olması da dikkati çekmektedir. Bu konular milletimizin vicdanında kökleşmekte ve 1 Kasımda bütün haşmetiyle karşınıza çıkmaya namzettir. 

Bu yazı toplam 1668 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim