• BIST 97.651
  • Altın 145,042
  • Dolar 3,5684
  • Euro 3,9748
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 17 °C

ÇİLEKEŞ KARAKAÇAN

Suat Tosun

 

 

Çoğu zaman hayvanların cennete kabul edilip-edilmeyeceği akla gelir. Bu konudaki dinsel yorumlarda ise ne yazık ki fazla bir netlik bulunmuyor.

Günlük yaşantımızda, çeşit çeşit cennet yakıştırmaları ise, ayrı bir yaklaşım. Sayısız kuş cennetleri, eşek cenneti, turizm cenneti, vergi cenneti, maymunlar cehennemi gibi daha birçok sorumsuzca kullandığımız sözcükler…

“İşte, geçen Haziran ayında (25.06.2015 tarihli) Edirne’nin yerel gazetesi Hudut Gazetesinde; “Eşek Cenneti” başlıklı yazı bunlardan en yenisi ve eski Bolusporlu futbolcu Sayın Turan Özmen ‘e ait.

Boluspor’un Türkiye 1.inci Futbol Liginde, 6 sezon başarılı şekilde formasını giyen, daha sonrasında Edirnespor’da top koşturmuş Sayın Turan Özmen, futbol yaşamına nokta koymasından sonra; şimdilerde Edirne’nin merkez köylerinden Orhaniye Köyünde, sıra dışı bir “eşek çiftliği” tesisi kurmuş.

Turan Özmen; uzmanların anne sütüyle eşdeğer gördükleri eşek sütünü kullanırken kaynatmadan, çiğ olarak kullanmaları halinde tam olarak fayda sağlanacağını vurgulamakta. Bağışıklık sistemini güçlendirmesine, kanser tedavisine, astım ve bronşit tedavisinde, ateş düşürücü etkisiyle, kaliteli omega 3 zenginliğiyle, yüksek kalsiyum taşımasıyla ve küçük yaştaki bebeklerde ve çocuklarda alerji yapmaz özellikleri ile pek çok tıbbi yararlarını sıralamış bu haber yazısında.

Trakya’da eşek çiftlikleri tek değil. Daha önceleri Çatalca’da ve yine Edirne’de Bulgaristan hududuna 20 km. kala iki tesis daha kurulmuş. Koru Köydeki tesisin kurucucusu Dr. Sayın Ufuk Usta; ”Tıp hekimi olmasaydım bu işe zor girerdim.“ demekte, Avrupa’da eşek sütünün litresi 30-40 euro arasında değişmekte olduğunu ve iki eşekten gelecekte asgari ücretten fazla kazanmak ticari hedefleri arasında. Edirne Üni. ile girişeceği projeyle; Anadolu’daki Boz ve Merzifon eşek ırklarının morfolojik özellikleriyle, süt verimliliğini araştıracaklarını uzun vadeli hedeflerine koymuş.

 

      TARİH, EDEBİYAT VE BASINDA EŞEK  

 

Anavatanı Afrika olan eşek, Eski Mısır’da M.Ö. 4000 yılında evcilleştirilmiştir. Avrupa’ya ise M.Ö.2000 yılında Anadolu’dan götürülmüştür. M.S. 18.asırda Dünyanın her tarafına yayılmıştır. Eşeği her ne kadar Araplar evcilleştirdiyse de “giydirmek” bize düşmüştür. Dünyanın en ihtişamlı Türk kentlerinden birisi olan Semerkand adını eşek semerinden alır. Dünyada eşek popülasyonu bakımından en zengin ülke Etiopya’dır. Yaklaşık 5 milyon eşek yaşamaktadır. Ve Dünyada ”Eşek Hastanesi“ olan tek ülkedir. İngiltere’nin eşekleri; sosyal haklarına sahip çıkma açısından bizden hayli ileridir. Haftada 48 saatten fazla çalışmamak ve cuma günleri izin yapmak gibi hakları mücadeleyle elde etmişlerdir.

Çocuk Edebiyatının ünlü fabl ustaları, Beydeba, Ezop, La Fontaine, ve birçok ünlü düşünür ve yazarımız;  Leonardo Da Vinci, Mehmet Akif  Ersoy, Şinasi, Aziz Nesin, Yahya Kemal Bayatlı olmak üzere hemen hepsi eserlerinde onu kafasız, kolay aldatılan, öğrenme yeteneği olmayan, salak, aptal, inatçı bir hayvan olarak anlatmışlardır. Şeyhi’nin  “Harnamesi”, Türk Edebiyatımızda hiciv sanatının klasiklerinden sayılır.

Prof. Dr. Sayın Selçuk Erez (İs.Tabibler Odası Bşk., yazar, köşe yazarı), Sayın Yalvaç Vural (Milliyet Gaz.Köşe Yazarı), Rahmetli Barış Manço, Sayın Francis James (Fransız Şairi) gibi sayıları giderek artan düşünürler  ise bu alçaltıcı görüş ve sözlere”Ayneen ..!) dememekte, aksine övgüler dizmekteler.

Sayın Erez’in “Tekbacaklılar-Çokayaklılar” kitabını zevkle okuyunca; ”eşek cenneti” bölümünün hayli farklı olması ve çilekeş eşekleri ne kadar yüceltici sözlerle anlatması beni, bu konuyu sizlerle paylaşmağa sevketti. Erez, ”Çilekeş eşekleri hor görmeyelim ve birbirimize kızdığımızda bu yaratıkların adlarını, aşağılatıcı sözler olarak kullanmayalım” demekte kitabına aldığı Fransız Şairinin şiirinden bir kısmının çevirisini izninizle aktarmak istiyorum:

 

           Cennete Eşeklerle Gitmek İstiyorum

 

-Sana doğru yürümem gerektiğinde Tanrım.

-Bu bir bayram zamanı olsun.

-Gün boyunca ışıldayan yıldızlı bir yol seçmek isterim.

-Sopamı ele alacak ve ana yoldan gidip ahbaplarım eşeklere,

-“Ben Francis Jammes’im ve cennete gitmekteyim” diyeceğim.

-Sinekleri darbeleri ve arıları ani bir kulak seğirmesiyle gideriveren,

-Bu sevgili yaratıklara,”Benle gelin, ey mavi göğün uysal dostları.. diyeceğim.

-Ardımda binlerce dik kulak, bazıları sırtlarında sepet taşıyarak,

-Bazıları cambazların arabalarını çekerek,

-Ya da tenekelerle, çarpılmış bidonlarla dolu arabaları,     

-Sürükleyerek gelecek…

-Tanrım, sana bu eşeklerle geleyim…                                       

 -Melekler bizi sulh ve sükûn içinde, kız gülücükleri gibi,

-Yumuşak kabuklu kirazların yapraklarının titreştiği korular

-Ve derelere doğru götürerek sana ulaştırsınlar…

-Ve ebedi sevginin şeffaflığında, bu hayvanların alçak gönüllü,

-Tatlı fakirliklerini, yansıtan kutsal sularda,                              

 -Ben de onlar gibi görüneyim… (Francis Jammes)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1997 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim