• BIST 96.142
  • Altın 241,566
  • Dolar 5,8828
  • Euro 6,5622
  • Bolu 7 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 9 °C

Çınar; “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun”

Çınar; “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun”
Eğitim-İş Bolu Şube Başkanı Hülya Çınar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yaptığı açıklamada; “Dünya için mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

 

Çınar, günün anlam ve önemine dair şu açıklamayı yaptı; 8 Mart 1857 yılında New York’ta tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadın düşük ücretlerine, uzun çalışma saatlerine ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için greve gitti. Greve müdahale edilmesi sonucu 129 kadın işçi yanarak öldü. 1910 yılında 2. Enternasyonal Kadın Konferansı’nda, 17 Mart 1970 yılında ise Birleşmiş Milletler tarafından 8 Mart “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak ilan edilmiştir.

Ancak aradan geçen 162 yıla rağmen Türkiye’de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü bir kez daha ayrımcılık ve şiddete karşı eşitlik mücadelesindeki kadınların seslerini duyurma çabalarının gölgesinde kalmaktadır.

Ülkemizde, kadına yönelik şiddet, kadın emeği sömürüsü, kadın bedeni sömürüsü, kadın yoksulluğu, kadın işsizliği, çocuk gelinler ve okula gönderilmeyen kız çocukları, tacizciyi, tecavüzcüyü, saldırganı koruyup kollayan hukuk sistemi, genel anlamda da AKP iktidarının kadını yok sayan gerici politikaları, kadının özgürleşmesi önünde en büyük engeller olarak durmaktadır.  Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri her geçen gün artarak yükselmektedir.

Bugün kız çocukları 4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte örgün eğitim dışına itilmiş ve çocuk gelin, çocuk işçi sayısında artış yaşanmıştır. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’de 16-17 yaş gurubunda olan kız çocuklarının resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı yüzde 4.6’dır. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ise 2010-2015 yılları arasında 16-17 yaşlarında evlendirilen çocuk gelin sayısının 232 bin 313 olduğunu açıklamıştır. Ancak bu rakamlar buz dağının görünen kısmıdır.

Erkek egemen toplumun kadınlara yönelik fiziki ve psikolojik şiddeti; işyerlerinde, evlerde, sokaklarda, yaşamın her alanında, artarak devam etmektedir.Kadın cinayetleri katliam boyutuna ulaşmışken, devlet çıkardığı onca yasaya rağmen kadınların can güvenliğini sağlamada yetersiz kalmaktadır. Basında yer alan haberlere göre Türkiye’de 2018 yılında en az 255 kadın öldürüldü; 61 kadına tecavüz edildi; 380 kadın ise yaralandı.Tablo bu kadar ağırken erkek katiller ve tecavüzcülerin kravat taktıkları için “iyi hal indirimleri” aldıklarına, “tahrik indirimi”nden yararlanarak cezasız kaldıklarına, tecavüz davalarında ise kadınların “rıza”larının arandığına tanık olmaktayız.

Erkek şiddetinin giderek artmasında, siyasi iktidarın din ve ahlak adına sıkça kullandığı cinsiyetçi, sözde muhafazakâr söylemlerle kadını değersizleştirmesi, namus ve ahlak anlayışını salt kadına indirgemesi önemli etken olmuştur.Kadınların fıtrat gereği erkeklerle eşit olamayacağı, börek yapamayan kadının ailesinin dağılmaya mahkum olacağı, kadının evinin süsü olduğu, kadınlar için tek kariyerin annelik olduğu, kadının itaatinin ibadet olduğu yönündeki söylemler kadını yok sayan zihniyetin dışa vurumudur.

Anayasa’nın 10. maddesi “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür” demektedir. Siyasi iktidarın görevi şiddet dilini ve öç almayı yaygınlaştırmak değil, toplumdaki bireylerin eşit ve özgür olarak hayatlarını korumaktır.

Dünya Ekonomik Forumu’nun (DEF) Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre Türkiye, siyasal katılım, ekonomik eşitlik, eğitim ve sağlık hakkı gibi farklı alanlarda kadın erkek eşitliğinde 149 ülke arasında 130. sırada yer almaktadır.  Yani ülkemiz, kadın erkek eşitliğinin kesinlikle olmadığı ülkeler arasında yer almaktadır. Rapora göre 2018’de kadınların iş hayatına katılımında belirgin bir artış gözlense de kadınlar ile erkekler arasında maaş farkı yüzde 51 oranında.Kadınların siyasetteki yeri de istenilen düzeyde değildir. Atatürk’ün 84 yıl önce seçme ve seçilme hakkına kavuşturduğu kadınlar,  TBMM’de yüzde 17.48 oranında temsil edilebiliyor. Yerel yönetimlerdeki temsil oranı ise yok denecek kadar az. 2014 yılı yerel seçim sonuçlarına göre 1396 Belediye Başkanının yalnızca 40’ı kadın. Mart sonunda yapılacak yerel seçimlerde ise çok sınırlı sayıda kadın belediye başkan adayı gösterildi.

Biz inanıyoruz ki gerçek bir demokrasi, kadın erkek eşitliği sağlanmadan gerçekleşemez. Kadınların hayatın her alanında ve erkeklerle eşit haklara sahip olduğu, her türlü şiddetin ortadan kalktığı, kadın cinayetlerinin son bulduğu, çocuk yaşta evliliklerin ve çocuk istismarının olmadığı bir dünya için mücadeleyi sürdüreceğiz!Üyelerinin yüzde 57’sini kadınların oluşturduğu Eğitim-İş olarak, yeryüzüne barışı, çağdaşlığı, inceliği ve sayısız güzelliği kadınların getireceğine inanarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyoruz.

 

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Gençlik Buluşması’nda eğlendiler24 Nisan 2019 Çarşamba 15:33
  • Oran; “CHP Genel Başkanı’na yönelik linç girişimi dönüm noktasıdır!”24 Nisan 2019 Çarşamba 13:25
  • “Evdeki Bisikletine Can Ver”24 Nisan 2019 Çarşamba 13:08
  • 14 Burda AVM’de Koltuk Çocukların24 Nisan 2019 Çarşamba 13:02
  • Bu nasıl bir kutlama24 Nisan 2019 Çarşamba 12:04
  • Tır ile tanker çarpıştı24 Nisan 2019 Çarşamba 10:07
  • İşte belediyenin borcu24 Nisan 2019 Çarşamba 00:07
  • 23 Nisan coşkusu yaşandı24 Nisan 2019 Çarşamba 00:05
  • Andımız’a 2’nci darbe24 Nisan 2019 Çarşamba 00:05
  • İki aynı model araç ama aynı plaka24 Nisan 2019 Çarşamba 00:04
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim