• BIST 95.934
  • Altın 242,464
  • Dolar 6,2537
  • Euro 7,3009
  • Bolu 24 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 24 °C

Cinayetin sebebi haraç mı?

Cinayetin sebebi haraç mı?
Makbule Cengiz ve Engin Haseki isimli iki genci tüfekle öldüren Mustafa Cihangir, hakim karşısına çıktı. Katil zanlısı Cihangir, olayı soğukkanlılıkla anlatırken Haseki’nin kendisini haraca bağlamaya çalıştığını ve sürekli tehdit ettiğini iddia etti.

Haber: Özge ELÇİ

Bakırlı Köyü’nde 10 Kasım 2014 tarihinde 31 yaşındaki Engin Haseki ve 27 yaşındaki Makbule Cengiz’in bir aracın içerisinde tüfekle öldürülmüş vaziyette bulunmasıyla ilgili başlatılan soruşturmada Mustafa Cihangir, Mustafa Yılıdıraner ve Selma Yıldıraner gözaltına alındı, cinayeti işlediğini itiraf eden Mustafa Cihangir tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Cihangir’in ‘kasten adam öldürmek’ suçlamasıyla tutuklu yargılandığı davada,

Mustafa Yıldıraner’in ise ‘Suç delillerinin gizleme ve yok etme’ suçlamasıyla tutuksuz yargılanmasına başladı. Davanın ilk celsesi Perşembe günü görüldü. Duruşmaya maktullerin ve sanıkların yakınları ile Avukatları katıldı.

‘BENİ TEHDİT EDİYORDU, EŞİNİ SATARIM DİYORDU’

Katil zanlısı Mustafa Cihangir, Engin Haseki ile bir yıl önceden husumetleri olduğunu, Haseki’nin kendisini tehdit ederek haraca bağlamaya çalıştığını, aldığı maaşı kendisine vermesini, yoksa ‘Eşini kaldırırım, eşini satarım’ gibi tehditlerde bulunduğunu iddia etti. Cihangir, bir keresinde Engin Haseki ve yanında bulunan arkadaşlarının kendisini dövdüğünü, jandarmaya ya da hastaneye gitmemesi konusunda da kendisini tehdit ettiğini söyledi.

‘BENİ DÖVDÜLER, KORKUDAN İŞE GİDEMEYİNCE İŞTEN KOVULDUM’

Arkadaşlarıyla bir gün mangaldeyken Engin Haseki’nin ve Haseki’nin bir akrabası olan Serkan H. ve Adem E.’nin yanına gelerek cebindeki 430 TL’sini aldıklarını iddia eden Cihangir, olay günü ve daha öncesinde yaşananları şu ifadelerle anlattı; “Ben bir fabrikada çalışıyordum. Bir gün Engin Haseki, çalıştığım fabrikaya gelip yine beni tehdit etti. Ben de dayak da yediğim için işe bile gidemez oldum. Sonra beni işten attılar. Aylarca korkudan evden çıkamadım. Markete bile gidemiyordum. Bu dönemde aile baskısıyla başka bir yerde iş buldum. Engin ve arkadaşları orayı da bulmuşlar. Bir gün gelip patronumla konuşmuşlar. Patronum da beni yanına çağırıp beni işten kovdu. Ben yalvarınca vazgeçti. Korkudan işe geç gidip geç çıkıyordum.

‘KORKUDAN HAVAYA MI ATEŞ ETTİM, ONLARA MI ATEŞ ETTİM HATIRLAMIYORUM’

Sonra bir gün Mustafa Yıldıraner ile ormana çalışmaya gittik. Zaten evlerimiz de ormandaydı. Levent isimli ortak bir arkadaşımız bana gelip ‘Engin sana soracakmış’ dedi. Daha sonra Engin, Makbule Cengiz ve Adem E. geldiler.  ‘Yeter artık ne istiyorsun’ dedim. Bana bıçak gibi birşey sallamaya başladı. Karanlıkta ne olduğunu tam fark edemedim. Makbule Cengiz’in elinde de şişe vardı. Bacağıma vurdular. Ben de korktum, koşarak Mustafa Yıldıraner’in evinin olduğu tarafa gittim. İçeriye girdim, buzdolabının yanında bir tüfek vardı. Tüfeği alıp çıktım. Aklıma o anda tüfekle havaya ateş edip onları korkutup kaçırmak geldi. Olay yerinin olduğu yere doğru koştum. Onlar da arkamdan geliyorlardı. Beni yakaladılar. Başıma bir şeyle vurdular. O sırada tüfekle ateş ettim. Ama o anda havaya mı ateş ettim, yoksa onlara mı ateş ettim, hatırlamıyorum. 1 dakika kadar yerde baygın kaldım. Kalktığımda ikisi de yerde yatıyordu. Sonra ambulansı arayın diye bağırdım, o arada önce Makbule’yi sonra Engin’i arabaya taşıdık. Sonra Mustafa Yıldıraner geldi, ‘Başlarından vurulmuşlar, ölmüş ikisi de’ dedi. Emniyet’e gittim, kapalıydı. Kapıdaki bekçi kulübesine girip oradakilere ‘Ben galiba iki kişiyi öldürdüm’ dedim. Tüfeği de olay yerinde bıraktım.”

DAHA ÖNCEKİ İFADESİ FARKLIYMIŞ!

Hakim, Cihangir’e Jandarma’daki ifadelerinin daha farklı olduğunu hatırlatarak “Daha önce canımı kurtarmak için havaya ateş etmek istedim, onlar bana saldırınca önce Engin’i, sonra Makbule’yi vurdum, demişsin’ ifadeleri üzerine Cihangir, “Olay şu an beyan ettiğimi gibi oldu” dedi.

Cinayette kullanılan av tüfeğini sakladığı gerekçesiyle ‘Suç delillerini saklamak’tan yargılanan Mustafa Yıldıraner ise “Olay anında orada Adem E. de vardı. Mustafa Cihangir’in Engin ve Makbule’yi öldürdüğünü görünce Adem’e de bir şey yapmasın diye tüfeği alıp uzak bir yere bıraktım” dedi. Yıldıraner, Cihangir’in diğer ifadelerini doğruladı.

ACILI KARDEŞTEN TEPKİ: BENİM ABİM AHLAKSIZ DEĞİLDİ

Olay günü maktullerin yanında bulunan Adem E, duruşmada tanık olarak dinlendi. Olaydan sonra verdiği ilk ifadede olayı görmediğini söylediği belirtilen Adem E, duruşmada verdiği ifadede olay anında orada olduğunu ve Cihangir’in Haseki ve Cengiz’den sonra kendisini de öldürmek istediğini; fakat Cihangir’in bir anlık dalgınlığından yararlanarak kaçtığını söyledi.

Adem E’nin ardından Musa T., Levent A ve Selma Y de tanık olarak dinlendiler. Müşteki Avukatı Samet Özçelik’in tanıklara takipsizlik kararı verilmesine yaptığı itirazın şu an ne aşamada olduğunun incelenmesi ve Sanık Avukatı Sinan Barut’un bazı tanıkların bulunması yönündeki talebin kabul edilmesiyle, duruşma 23 Temmuz tarihine ertelendi.

Duruşmanın bitmesiyle Engin Haseki’nin kız kardeşi, katil zanlısı Mustafa Cihangir’e “Benim abime iftira atıyorsun, benim abim ahlaksız değildi’ diyerek tepki gösterdi. 

engin-haseki.jpgmakbule-cengiz.jpgmustafa-cihangir.jpgmustafa-yildiraner.jpg

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim