• BIST 82.252
  • Altın 148,354
  • Dolar 3,8176
  • Euro 4,0790
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 0 °C

ÇOCUĞUN MODELİ

Mustafa Namdar

Örf, adet, gelenek ve göreneklerimiz gibi kültürel değerlerimizin sürdürülebilirliği, çocuklarımıza vereceğimiz eğitimlerle mümkün. Çocuğun alacağı eğitimin ilk adımının ailede başladığını hemen herkes bilir. Ailede, sevgi muhabbet varsa, ailede yalan dolan yoksa, ailede hak, hukuk, helal haram kurallarına uyum varsa, ailede çalışmak öncelikli ise, çocuk bunlardan nasibini alarak düşüncelerini ve becerilerini doğru yönde geliştirecektir. Yaşadıklarını fotokopi makinesi gibi belleğine kaydedecektir.
Zaman içinde mahalle arkadaşlarından etkilenecek, kazandığı bir dizi alışkanlıklarda erozyona uğramalarla ilgili problemler yaşansa da aile tarafından yakın takip sonucu deforme olan bazı olumsuz davranışlar düzeltilecektir. Okul öncesi durumda model ailedir…
Okul öncesinde çocuk için örnek olacak şahıs daha çok anne baba ya da yakın akrabalardır. Aile ortamından sonra çocuk için en etkili alan okuldur. Okulda öğretmenleri ve okul arkadaşlarıdır. Bireyin fiziksel gelişmesiyle birlikte düşünsel olarak şekillenmesinde de okulun büyük katkısı olacaktır. Bu katkıda model rol öğretmene geçer. Müdüründen idarecisine, öğretmenine, memur ve hizmetlisine kadar hemen herkesin bu rol modelde önemi vardır. Çünkü bunlar, toplumsal yapının temel direkleri gibidirler. Okul; toplumsal bütünleşmenin ve kaynaşmanın da aracı konumundadır. Burada eğitim öğretim yoluyla, toplum kültürünün bilgisi verilir, kaynakları öğretilir…
İnancımızda insanlar içinde anne baba ve öğretmenin elinin öpüleceğine ait söylem bu bakımdan önemlidir. Öğretmenin de anne baba kadar sevgi verecek güçte olduğuna işarettir. Öğretmen aynı zamanda öğrencilerinin karakteristik gelişimleri için de rehberdir, modeldir…
Hal böyle iken, bir ülkenin geleceği olan genç nesli yetiştirme sorumluluğu olan öğretmenlerin yetiştirilmesi, sıradan bir işlem midir? Sadece bilgili olmak yeterli midir? Milli eğitimin amaçları doğrultusunda ahlaki davranışları, tutumu, toplumsal kurallara uyumu ve en önemlisi adaleti ve sevgisiyle özdeşleşmenin önemi yok mudur? Saçından sakalına, ayakkabısından çorabına, elbisesi, gömleği, kravatıyla toplum içindeki model görüntüsünün değeri yok mudur? Cüzdanının gücü bulunduğu ortamdaki ekonomik durumunun saygınlıkta yeri yok mudur? Günümüz öğretmeninin toplum içindeki yaşam tarzına baktığımızda denge çubuğunu kaybetmiş öğretmenden nasıl rol model olmasını isteyeceğiz? Yaz-boz tahtasına dönen eğitim öğretimde başı dönen öğretmen, kendi huzurunu sağlamakta zorluk çekerken bir başkasına yardım elini uzatacak gücü nasıl bulacaktır? Öğrencisine iyi ve güzeli anlatma çabası içinde olan öğretmen olası bir yanlış ikazı eder daha sonra “çocuğumu arkadaşları arasında taciz ediyor” diye şikayete gelenlere karşı herhangi bir savunucusu yoksa öğretmen dersini verip çıkıp gidiyorsa nasıl rehber olunacaktır?
Sık sık sistemlerle oynama kolaycılığına kaçarken biraz da toplumu şekillendirecek öğretmen gibi öğretmen yetiştirmeyi benimsesek, onları kendi ayakları üzerinde durabilme gücünü verebilsek, özgüvenlerini yok eden olaylara muhatap etmesek nasıl olurdu???

Bu yazı toplam 497 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim