• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Bolu 26 °C
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 29 °C

ÇOCUKLUĞUMUN MEHMET BAYSAL'I

Mustafa Namdar

Çocukluğumuzda böylesi baş döndüren bir teknoloji mi vardı? Gelişmiş teknoloji ürünleriyle oynanan oyunlar mı vardı?

Çocuklar tozlu yollarda çember çevirir, dongaleş, yakan top, polis kaçak gibi saklambaç oynar, Hisar Tepesi'nde uçurtma uçururdu. Kışın kızak diye yaptığımız tahta parçalarını ayağımıza takarak kaymaya çalışırdık ya da el kayıklarıyla hörtlengeç diye tanımladığımız tümseklerden kayar geçerdik.

İlkokul sonrası kayıt olduğum Erkek Sanat Enstitüsü ikinci sınıfında iken tanıdım Mehmet Baysal ve İlhan Bağışgil'i. Okulun kuzeyinde arka tarafta Sn. Mehmet Baysal'ın kereste atölyesi vardı. Fakir ailelerin belli bir bölümü sobada yakmak üzere çuvallarla parasız talaş alırlardı. Çocukluğumda meraklıydım ağaç işlerine. Herkes sokaklarda binmek için köyde oturan akrabalarına araba yaptırırken, ben hafta boyu uğraşarak tahtadan kasası ve karisörü olan bir kamyon yapmıştım sanat okulu ikinci sınıftayken evimizin bahçesinde. Sokağa çıkarmak için bahçe kapısından geçiremedik de komşuların bahçe duvarlarını aşarak çıkarmıştık sokağa. Şoför mahallinde direksiyonu vasıtasıyla belirliyorduk yanımızı yönümüzü. Karisörüne iki üç çocuk şoför mahalline de bir kişi sırayla biniyor, düz yolda arkadaşların bir kısmı da itiyordu.

Bir gün iki çuval koyarak kamyonumla gittim talaş almak için fabrikaya. Çuvalları doldurup kamyonuma koymuştum ki Mehmet Amca yanıma geldi, “Herkes çuvalla alıyor talaşı sen kamyonla taşıyorsun, paran var mı alıp götürmek için” dediğinde, sanki dilim tutuldu konuşamadım heyecandan. Cık deyip çuvalı almaya çalışırken, “Hele söyle bakalım, kime yaptırdın bu kamyonu? Kimin oğlusun, nerede oturuyorsun” diye konuşmaya zorladı beni…

Kamyonu kendim yaptığımı söyledim. Son derece mutlu oldu, beni sevdi kutladı. Bundan böyle hergün gelip talaş ve kırıntı alabileceğimi söyledi. Nur içinde yatsın, mekanı cennet olsun.

İlhan Bağışgil'e gelince, o sanki ağaç işleri bölümü öğrencilerinin koruyucu meleği gibiydi. Atölye öğretmenlerimizin vermiş olduğu temrin çalışmalarındaki parçaları bozduğumuzda hemen İlhan Ağabeye koşar, ondan tahta isterdik. Şimdi aynı insan Sn. İlhan ve eşleri Sn. Mebrure Bağışgil aynı korumacılık anlayışıyla okul öncesi eğitim yuvaları, kapalı spor salonları, bilgisayar laboratuarları yaptırıyorlar. Binlerce teşekkürlerimle ellerinden öpüyor, saygılarımı sunuyorum.

Örnek davranışlarıyla başlatılan Baysal kardeşlerin öncülüğünde hayırlar zincirine yeni halkalar ekleyen Solmaz- Ahmet Baysal'a, Mebrure İlhan Bağışgil'e sağlıklar diliyorum.

Eğitim ve sağlık alanında açılan yolda kilometre taşlarını döşeyen Mustafa Çizmecioğlu'na, Süreyya Astarcı'ya, Yaşar Çelik'e, Yılmaz Becikoğlu'na, Uçar ailesine, büyük küçük yardımlarıyla katkıda bulunan dernek ve vakıf yönetimlerine yürekten teşekkürler…

16.05.2011


Bu yazı toplam 951 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim