• BIST 108.352
  • Altın 143,327
  • Dolar 3,5324
  • Euro 4,1408
  • Bolu 28 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 30 °C

COĞRAFYA   KADERDİR…

Kemal Alemdar

   Ünlü bir İslam Düşünürü olan İBN-İ HALDUN ‘un sözü bu..Coğrafya kaderdir.. Çok etkilendiğim ve manidar bulduğum bu söz, benim bu güne kadar KADER ‘e dair duyduğum en anlamlı söz. Bu felsefi ve bilimsel söz, zaman zaman karşıma çıktı ve beni İBN-İ HALDUN hakkında okumalara sevk etti.  Ve de 1965’lerin BOLU LİSESİ  okul hatıralarına taşıdı.. Önce okul anılarımızdan bahsedip oradan, OKUMALARA  gelmek amacındayım.. Umarım sıkmam sizi..

   1966-67 eğitim dönemi, yanılmıyorsam lise ikinci sınıftayız. Okula, ”Fırtına gibi ” bir coğrafya öğretmenin geldiği haberleri yayıldı. Bolu’lu olduğunu  öğrendiğimiz Erkan TÜZÜN hocamızı ( IŞIKLAR İÇİNDE YATSIN ) merakla takip ediyoruz. Bizim sınıfın derslerine gelecek mi? Notu Nasıl? Ve bu tür talebelik endişe ve vesveseleri içersindeyiz. Sonunda yeni COĞRAFYA hocamızın talebeleri olarak derslere başladık ve biz hocamızın düşündürücü sorularıyla karşılaşmış ve allak bullak olmuştuk dersem, hiç abartmış olmam..

  Evet bu Hocamız başkaydı.! Bize, Necdet KERMAN hocamız gibi ne şehir, ne ırmak ne de dağ isimlerini ezberletmiyordu.-Birkeresin de ortaokul 3. sınıfta tüm soruları bilmiş ama Rusya’nın şehirlerini eksik saydığım için zorbela ‘ İYİ ‘ ancak alabilmiştim.Hem de 17 mi 27 mi bilmem kaçını saymama rağmen..- Erkan hoca, COĞRAFYA ve İNSAN ilişkilerine dair nutuklar atıyor, kitap dışı konulara giriyor ve dersler ilerliyordu. Başlarda çekindiğimiz ve ürktüğümüz hocamızı sevmeye başladık. Dersler harikaydı ve ara imtihanların ilki gelip çatmıştı. Hocamız,” çocuklar ‘ ÇIKARIN KAĞIT KALEMİ ‘ yazılı var “ dediğinde doğrusu yeni bir sürprizin olacağını hiç tahmin etmemiştik. Özellikle biz çalışkan talebeler oldukça kendimizden emin ve bu sınavı başarırız havalarında idik..

 Hocanın sesi;  “ Evet çocuklar size tek bir sorum var. Yazın bakalım soruyu; ‘ İKLİMLERİN İNSANLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİ AÇIKLAYINIZ..!’  Hadi kolay gelsin. Benim idarede biraz işim var. Defter kitap serbest. Zilden sonra yazılı kağıtlarınızı mümessil arkadaşınız getirir.”

Dedi ve çat kapı sınıftan çıktı. Herkes apışıp kaldı. Soru Tek, defter kitap serbest, hoca başımızda değil. Ama gel de cevap ver soruya. Kitaba bağlı eğitime, ezbere dayalı eğitime alışmış bizlerin HOCANIN KONUŞMALARINI not almak, bir yerlere yazmak alışkanlığımız yoktu. Evet hocamız bu konuda bir sürü şeyler söylemişti ama nerde bizde onları hafızada saklamak becerisi..Yanılmıyorsam sıra arkadaşım ve dostum Süleyman’ dan ( AVKAN )- Işıklar içinde yatsın- başkası, doğru dürüst cevap verememiş ve hepimiz KEM-KÜM cevaplar yazarak kırık notları karnelerimize taşımıştık. Ama bir şeyi öğrenmiştik… COĞRAFYA dersi NE ŞEHİR, NE NEHİR ve NE DE DAĞ demek değildir. COĞRAFYA HERŞEYİN TEMELİDİR..! En azından ben bunu hiç unutmamıştım…

İBN-İ HALDUN:

   Tunus’ta 1332 de doğup 1406 da Kahire’de kadı iken ölen alim, esasen ENDÜLÜS kültürü ile yoğrulmuştur. Batılı Tarihçi ve Sosyoloji uzmanlarınca ‘ İslam düşüncesinin sonuncu devi ‘ olarak nitelendirilmektedir. Sosyolojinin kurucusu ya da öncüsü olduğu hususu en ciddi bilim çevrelerince kabul edilmektedir. Bu ünlü düşünürün en önemli eseri  MUKADDİME isimli, tarih-sosyal yaşam-tabiat ve coğrafyaya dair bir kitap.( Mukaddime = Takdim, giriş, sunuş, başlangıç ya da ön söz anlamındadır) Bu kitap hakkında yazılmış birkaç araştırma ve tez kitabı var. Bunlardan birisi Süleyman ULUDAĞ’ ın  bugünkü dilimize çevirdiği ‘ SATİ EL HUSRİ’ nin ‘İbn-i Haldun Üzerine Araştırmalar’ isimli kitabı.( DERGAH YAYINLARI-Çağdaş İslam Düşüncesi,13 - 1.baskı,Eylül 2001 )

   Kitaptan birkaç alıntıyla, engizisyon çağındaki Avrupa’ya karşın 14,15 inci yüzyılda ki DOĞU düşüncesinin nerelerde olduğunu anlamakta fayda var.

    “ Her araştırmacının, tabiatın ( COĞRAFYANIN ) insan üzerindeki etkisini daha başlangıçta kabul etmesi lazım gelir. İnsan bir yandan tabiatın etkisindedir ama öbür yönden ona etki ve tesir etmektedir. O türlü biçimlerde tabiatın hakimiyetinden kurtulmaya çabalamaktadır…Onun kuvvetlerini çeşitli şekillerde hizmetinde kullanmaktadır.”

   İbn-i Haldun, tabiat ve iklimlerin insanların halleri ve huyları üzerinde birtakım tesirleri olduğunu kabul eder ve  YEDİ iklim kuşağını sayarak tam ortada yer alan ILIMAN İKLİM KUŞAĞI ile bu kuşağa komşu ÜÇÜNCÜ ve BEŞİNCİ kuşaklarda yaşayanlar  için şöyle der;

“ Bu üç iklimde yaşayanlar beden yapıları, ahlakları, yaşama tarzları ve tüm tabii haller itibariyle mutedil olmakla diğerlerinden seçilirler. Çünkü geçinme, barınma, sanatlar, ilimler, başkanlıklar ve mülk gibi toplumsallaşma hali onlarda mevcuttur…. Aynı şekilde bedenleri, renkleri, ve dinleri en mutedil olan buraların ahalisidir. Hatta Peygamberlik ekseriya onlarda mevcuttur.”

Düşünüyorum da, şu Bolu dağımızın yolu ve kış aylarındaki zorlukları olmasa, Abant gölümüz olmasa, Kartalkaya’mız, Aladağlarımız, Yedi Göllerimiz ve  yaylalarımız olmasa kim anar bizi….kim anar.??

Evet sevgili okur dostlar, bir özlü ve felsefi deyişten yola çıkarak Sevgili Dostum Rahmetli Arkadaşım  Av.SÜLEYMAN AVKAN’ı ve Sevgili hocalarımız ERKAN TÜZÜN ve  NECDET KERMAN beyleri yadetmiş olduk. Öyle ya yaşanan hatıralarda bu  COĞRAFYANIN bir parçası ve onları nakletmek gerekiyor. Üstadımız “ YENER ABİMİZ “ öyle söylüyor. Biz söz tutarız diyelim ve 10 Ocak 2013 “ ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ “ nedeniyle tüm gazete emekçilerine selam ve sevgilerimizi sunalım.

KİTABINIZ BOL OLSUN EFENDİM.

Bu yazı toplam 2417 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim